ThinkPad’in öyküsü 10 yıl önce IBM’in endüstriyel tasarım uzmanı Richard Sapper’ın tasarım anlayışında devrim yaratacak fikriyle başladı: Kapandığı zaman bir bilgisayardan çok basit bir siyah kutuya benzeyen, açıldığında bir sürprize dönüşen ThinkPad..! 1992’de piyasaya sunulan siyah kutu 10 yılda 950 endüstriyel ödül ve 15 milyonu aşan satış rakamına ulaştı.
IBM Thinkpad’ler daha fazlasını da yaşadı. Üstelik bu, dizüstü bilgisayarların dayanıklılığını kanıtlamak için yapılan bildik labortuvar işkenceleri değil, gerçeğin ta kendisi. Hepsinde de IBM ThinkPad baş rolde. Mesela Wisconsin’de bir üniversite profesörü saatte 60 kilometre hızla gelen bir otomobilin önüne ThinkPad’ını düşürmüştü ve hiç bir şey olmadı. Bir film ekibinin, dünyanın en zorlu zirvesi olan K2’ye yaptıkları yolculukta yine ThinkPad vardı. ThinkPad deniz seviyesinden 6.500 metre yüksekte kurulan bu kampta, senaryo yazımını, iletişimini ve yerle kurulan desteği –30 dereceye ulaşan o dondurucu soğukta ve oksijensiz ortamda başarıyla gerçekleştirdi.
Rusya’da St. Petersburg Extreme Expedition takımı bu güne kadar bir otomobille ulaşılmış en yüksek rakım olan 18.700 feet’e ulaştığında yanlarında yine bir ThinkPad vardı. Başka bir ThinkPad sevimli köpeklerin çektiği kızaklarla Kuzey Kutbuna yapılan 3 bin millik yolculukta tüm zorlukları alt etmeyi başardı. Afrika’da yayılan salgın hastalıkları inceleyen bir doktor ekibinin ThinkPad’i hareket halindeki bir araçtan düştü, aynı ThinkPad bir de Nijer nehrinde alabora olan bir kayıkta yer aldı ve yine çalışmayı sürdürdü.
ThinkPad bu koşulları başarıyla atlatırken 10 yılda hızla değişen şeyler de vardı. Grunge modası, yırtık kot pantolonlar, Müzikte Nirvana, Spice Girls, Macarena Dansı, Tetris, Sanal Hayvanlar, Jurrasic Park, Bill Clinton.. Hepsi 10 yılda ömürlerini tamamlarken, IBM ThinkPad bir marka olarak kullanıcılarıyla birlikte maceralarını sürdürüyor.



Kaynak : 