Yazının önceki 3 bölümünü; Hukuk Açısından Dialer Programı – I – Hukuk Açısından Dialer Programı – II ve Hukuk Açısından Dialer Programı – III başlıkları altında bulabilirsiniz.
3.Borçlar Hukuku Yönünden:
Dialer programlarının yarattığı sonuçlar kendisini kişilerin malvarlığında bir eksilme olarak göstermektedir. Acaba burada Borçlar Hukuku yönünden ilişkilerin hukuki durumu nedir? Özellikle milyarlarca liralık faturaları ödemek zorunda bırakılan insanların Borçlar Hukuku yönünden bir savunmaları veya talepleri olabilir mi?
Bu sorunların çözümü için öncelikle taraflar arasında borç ilişkilerinin var olup olmadığını incelememiz gerekmektedir. Burada borç ilişkilerinin tarafları internet kullanıcısı, web sitesi sahibi, sistemi işleten ve alt yapıyı hazırlayan olacaktır. Şematik olarak göstermek gerekirse:
Buradaki ilişkileri açıklamak gerekirse;
Alt yapı sağlayan ile sistemi işleten arasındaki ilişki telekomünikasyon hatlarının kiralanması ilişkisidir. Sistemi işleten ile web sitesi arasındaki ilişki ise bir vekalet akdi olarak nitelendirilebilir veya bu web siteleri sistemi işletenin temsilcisi veya acentası gibi kabul edilebilir. Web sitesi sahibi ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi akdi olarak nitelendirmek güç görünmektedir. Kullanıcı web sitesi içeriğinden faydalanmak istemekte, web sitesi de içeriğini ona sunmayı taahhüt etmektedir. Kullanıcının buradaki yükümü dialer programını bilgisayarına yüklemek, web sitesi sahibinin yükümü ise kullanıcının içeriğe ulaşmasını sağlamaktır. Kullanıcı ile alt yapı sağlayıcı arasında da ayrıca bir abone sözleşmesi mevcuttur. Çünkü ülkemiz açısından dialer sistemini işletene alt yapıyı sağlayan ile kullanıcıya telefon hattı tahsis eden kuruluş aynıdır. Bütün bu ilişkiler yumağı içerisinde kullanıcının dialer programını çalıştırıp uluslararası veya pahalı telefon hatlarına bağlanmasıyla, web sitesi sahipleri ve alt yapıyı sağlayan, kullanıcının ödediği-ödeyeceği paradan belli bir pay alırlar. Sistemi işleten de (yukarıdaki şemada gösterilmeyen) bağlantı yapılmasını sağladığı uluslararası kuruluştan veya pahalı hattı sağlayan telefon kuruluşundan payını alır.
Kısaca sistem bu şekilde çalışmaktadır. Görüldüğü üzere bu ilişkiler yumağında zararlı çıkan ve aslında ne olup bittiğinden bile haberi olmayan tek kişi kullanıcıdır. Burada sorulması gereken soru kullanıcının dialer programını indirmesiyle bir sözleşmenin tarafı olup olmadığı ve kendisine “kabarık” telefon faturasını gönderen kuruluşa karşı web sitesi sahibi ile arasındaki sözleşmeye dayanarak bir savunmada bulunup bulunamayacağıdır.
A)Sözleşmenin Kurulması (İcap-Kabul) Yönünden :
Yukarıda belirttiğimiz problemlerin çözümü için takip edilebilecek bir yol, Borçlar Kanunu’nun icap-kabul hükümlerinden yola çıkmaktır. Borçlar Kanunu’na göre bir sözleşmenin oluşabilmesi için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının var olması gerekir. Yani icabı yapanın icabını karşı tarafın kabul etmesi gerekir. Ayrıca yazılı bir sözleşme yapılmışsa her iki tarafın da imzasının bulunması şarttır. Burada bunların ayrıntısına girmeyeceğiz. Burada incelenmesi gereken nokta kullanıcı ile web sitesi sahibi arasındaki akdi ilişkide taraf iradelerinin sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuş olup olmadığıdır. Esaslı noktalarda uyuşma yok ise sözleşme de kurulmamış olacaktır. Burada eğer bir sözleşme ilişkisinin mevcudiyeti kabul edilirse bu sözleşmenin esaslı noktaları olarak karşımıza şunlar çıkacaktır:
- Kullanıcının dialer programını bilgisayarına yüklemesi ve bu sayede web sitelerini hızlı ve ücretsiz olarak gezebilmesi.
- Web sitesi sahibinin kullanıcının web sitesi içeriğine erişmesini sağlaması
İşte bir uyuşmazlık durumunda problemin çözülebilmesi için taraf iradelerinin somut olayda uyuşup uyuşmadığının incelenmesi gerekecektir. Hiç tereddütsüz söylenebilir ki taraf iradeleri burada uyuşmamıştır. Buna ilişkin kanıtlar ise web sitesinin anahtar program olarak nitelediği programa ilişkin yazılarından ve kullanıcının telefon faturalarının ayrıntılı dökümlerinden elde edilecektir. Kullanıcı web sitesinden ücretsiz faydalandığını zannederken uluslararsı veya pahalı telefon hatlarına bağlanarak yüksek ücretlerin muhatabı olmaktadır. Öncelikle taraf iradelerinin uyuşmaması sebebiyle hukuken bu sözleşme doğmamış sayılmalıdır.
Yazının son bölümünü yarın okuyacaksınız.



Kaynak : 