Sonra da Anderton’un daha önce yapmış olduğu alışverişlerden hareketle, yeni ürünlerden, yeni modellerden söz ediyorlardı. Amazon.com ve benzeri sitelerden aldığınız mesajların bir sonraki aşamasıydı bu.
“Azınlık Raporu” örneğine benzer bir örnek de pazarlama uzmanı David Craig tarafından veriliyor. Craig’e göre, 50 yıl kadar sonra sırt çantalı bir Avustralyalı olarak Londra’da Oxford Street’te yürüyor ve bir iş arıyorsanız, McDonald’s ve bir sürü “post-organik” café size küçük bir mesaj gönderebilir: “Merhaba, bize bir uğrayıp başvuru formumuzu doldurmaya ne dersiniz? Sadece 5 dakikanızı alır, yanında patates kızartması da bizden!”
Geleceğin reklamcılığı hakkında bugünün gelişmelerine dayalı tahminler yürütmek imkansız değil. Her ne kadar gerçekler bazen hayallerimizi aşsa da biz çoğu kez yalnızca elimizdeki verilerden hareket etmek durumundayız. Ve tüm veriler bize geleceğin reklamcılığına damgasını vuracak en önemli özelliğin “kişisellik” olduğunu söylüyor.
Gazeteci yazar Joe Lavin, “Yeni bir bilgi çağının eşiğindeyiz ve bunun tek anlamı var,” diyor. “Daha fazla reklam.” Lavin’e göre, yeni yüzyılda giderek yoğunlaşan bir reklam bombardımanına uğramanız kaçınılmaz görünüyor. Şimdiden başlamış olan bu yeni dönemde, reklamcılar alışverişlerinizin birçoğunu izleyebiliyor ve bu bilgiyi kullanarak reklamlarını doğrudan size yönlendirebiliyorlar. Yani şimdi belli bir yaş ya da gelir grubunu hedefleyen reklamlar gelecekte giderek daha fazla “sizi” hedefleyecekler. Sadece sizi.
Evet, reklamların kitleleri değil “sadece sizi” hedefleyebilmeleri için, şirketlerin sizi belki de istemediğiniz ölçüde mercek altına alması gerekiyor. Nitekim Lavin,
“Besbelli George Orwell yanılmış, ‘Big Brother’ devlet değil,” diyor. “O bir reklam ajansı ve 2057’ye yakın bir tarihte, Time Warner Disney AT&T Microsoft’un başkanı aynı zamanda ABD’nin de başkanı olarak seçildiğinde, ‘Big Brother’ ile devlet birleşmiş olacak.”
Lavin’e göre gelecekte hepimiz rahatlık ve mahremiyet arasında bir tercih yapmak zorunda kalacağız ve büyük ihtimalle rahatlık, kolaylık ve pratiklik, “özel hayatımızın, mahremiyetimizin önüne geçecek. Eh, sonuçlarına da katlanacağız tabii.
Gelecekte reklamcılık alanında yaşanacak gelişmeleri değerlendirmek için günümüzde giderek belirginleşen trendlere bir göz atmakta yarar var. Bunların başında tüketici açısından daha fazla tercih şansı, daha büyük bir kontrol gücü geliyor. Mahremiyetimizden verdiğimiz ödün karşılığında bu kadarcık avantajımız olsun artık! Diğer trendler arasında ise bilgi şeffaflığı, hedef kitle fragmantasyonu ve yine “mesaj bombardımanı” ön plana çıkıyor.
Peki sonuç? Joe Lavin’e göre bu trendlerin açtığı yolda şirketler müşterilerine daha etkin bir şekilde ulaşmaya çalıştıkça, veritabanı pazarlama, evden alışveriş kanalları, “infomercials” (TV programı formatındaki oldukça uzun reklamlar) ve elektronik kuponlar, mesajların en uygun maliyetle hedefe ulaşabilecekleri yollar olarak belirginlik kazanıyor. Uzmanlar, zamanla markaların daha büyük, daha yaygın ve daha az sayıda olacağını, reklamların ürün ve hizmetlerin daha da ayrılmaz bir parçası haline geleceğini ve gelecekte reklamların çoğunun, firmaların yardımıyla müşteri grupları tarafından yaratılıyor olacağını öngörüyorlar.
Gelişmelere bakılacak olursa, gelecekteki yeni ve daha aktif rollerinde tüketiciler, sadece TV ekranındaki bir reklamın üzerine tıklamak suretiyle bir ürün hakkında her şeyi öğrenebilecekler. Bir başka tıklama, onlara tercihlerinin bir simülasyonunu ve sanal bir alışveriş olanağını sunacak. Ekrandaki ürünler anında satın alınabilecek ve 48 saat içinde teslim edilecek. Satın alımlar elektronik olarak, sanal para ile gerçekleşecek. Web reklamcılığı, TV reklamlarını, geleneksel reklamları ve billboard’ları giderek daha fazla destekleyecek. Ve 2020 yılına gelindiğinde, İnternet reklamcılığına yapılan yatırımlar TV reklamcılığıyla eşitlenecek.
Kuşkusuz bunların tümü bugünün trendlerini, hatta şimdiden başlamış olan dönüşümleri dikkate alarak yapılan tahminler, ama şu da var ki gelecek her zaman tahminlerin ötesinde sürprizler hazırlar bize. Yine de bir genelleme yapmak gerekirse, sadece reklamcılıkta değil başka alanlarda da gerçekleşecek değişimlerin yaratacağı bir “gelecek” konusunda Edwin Way Teale’in sözlerininin hayli düşündürücü olduğunu söyleyebiliriz: “Zaman ve mekan –yalnız kalabileceğimiz bir zaman, hareket edebileceğimiz bir mekan- bunlar pekala da yarın zor bulabileceğimiz şeyler olabilir.” “Azınlık Raporu” filminde holografik reklam panolarının adım adım izlediği Mr. Anderton için galiba oldukça gerçekti bu!



Kaynak : 