Bu sav ile yola çıkıldığında, 2002 yılı sektörel bazda müşteri ihtiyaçlarını doğru tespit edebilen bilişimciler için aslında bir fırsat yılı oldu. Bu doğal süreçte katma değer sunan, işbirlikleri ile güçlenen kuruluşlar kendilerini daha yukarılara çıkaracak merdivenin ilk basamağına da adım
attılar.
Türkiye’nin 2001 yılına kadar bilişim kavramını yaygınlaştıramadığını, bunun sonucunda da “toprağın verimsiz kullanıldığına inanıyorum”. Kriz ve sonrasının yaşandığı 2001-2002 yılları ise “kuraklık” değil, “nadas” sürecidir. İki yıl dinlenmiş toprakta 2003 yılı baharı ile yeşerecek “mahsuller” sadece Türkiye değil dünya pazarında da kendine yer edinecek.
2003 yılı, bilgi, birikim, tecrübelerin pazara sunulması ve yurt dışına açılmak konusunda “Türkiye Bilişim Sektörü” için bir sıçrama noktası olacak. DNA gibi ürün değil, çözüm odaklı şirketler de geleceğin “dev” kuruluşları arasında anılmaya başlayacak.



Kaynak : 