2002 yılı İnternet reklam dünyasını değerlendirmek oldukça güç. 2002’de yapılan İnternet reklam çalışmaları, geçen yılları tekrarlar nitelikteydi. Fakat bu olumsuz tabloyu, yüzyılın buluşu İnternetin sırtına yüklemek çok acımasızca olur. Bu tamamen ekonomik krizlerle alakalı bir durum. Bu zor koşullar altında yapılan başarılı reklam çalışmaları, ekonomik koşullar düzeldiğinde, neler yapılabileceğinin en büyük kanıtıdır. İnternet dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı gelişini devam ettiriyor ve biz geleceğe umutla bakıyoruz.
2002 yılı İnternet reklam dünyası için, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok iyi geçmedi. İnternet, 2 yıldır içinde bulunduğu kaosun içinden sıyrılamamış, hakkettiği yere ve bütçelere ne yazık ki gelememiştir. Dünya 2003 yılı İnternet reklam bütçelerinden çok umutlu. Biz de bu müjdeli haberlere inanmak istiyoruz. Türkiye’de çokça gözlemlediğimiz, reklamveren ve İnternet reklamcısı arasındaki olayları bu vesileyle sizinle paylaşmak isteriz. 2000 yılının başında, medya planlamacılar, stratejik planlama kısaca hepimiz İnternetin büyüsüne kapılıp, az zamanda çok iş yapmaya çalıştık ve ne yazık ki hep beraber başarısız olduk. Çok büyük markalar yaratıldı ama ömürleri çok çok kısa oldu. (İxir, Turkport..vb) 2-3 yıl önce reklamverene verdiğimiz İnternet reklam bütçelerine bakıyorum, neredeyse şimdilerde ortalama bir sitenin aylık reklam gelirine eşit.
Biz İnternet reklam satışçıları, İnternet en ucuz mecra diye anlatıyorken bir taraftan da 70-80 bin USD’lik projeleri satmaya çalışıyorduk. Şimdilerde bu rakamları çok özlüyoruz. Ayrıca daha düne kadar sitelerin yarısı, aldıkları reklamları raporlayamıyordu. Hazırladığımız teklifi kime sunacağımızı bir türlü kestiremiyorduk. Konu İnternet olunca, top hep başkalarına atıldı. Önceleri heyecanla verilen ajans toplantıları, sonradan sıkıntılı bekleyişlere dönüştü. Ayrıca pek çok ajans İnternet reklam bütçeleri çok küçük olduğu için, sonradan harcadıkları efora değmediğini düşündüler. Arkasından ekonomik krizler, dotcom’ların çöküşü, 11 Eylül derken bu günlere geldik. Fakat sektör şimdiye kadar hak ettiği yere gelememiş olsa da, en azından artık ortak bir dil konuşabiliyoruz. CMP fiyatları oturmak üzere, genellikle siteler raporlama yapabiliyor. Raporlama yapamayan küçük sitelere de yeni çözüm yolları bulunmuş durumda. Standart bannerlara çoktan alışıldı, rollover bannerlar, kule bannerlar, floating bannerlar, pop-up’lar, pop-under’lar…vb reklam araçlarını kullanıyoruz.
3-4 yıldır yoğun bir şekilde İnterneti anlamaya, kullanmaya çalışıyoruz. Bu yıllar içinde İnternet reklamcılığından çok sektörün kendisini oluşturmaya çalıştık. Başlangıçta pek çok kötü örnekle karşılaşmamıza rağmen, İnternet gelişimini ülkemizde de devam ettirdi. Pek çok Türkçe portal, site açıldı. Şirketler kendilerine web sayfaları yaptırdılar. ISP’ler ve bilgisayralarla ilgili pek çok kampanya yapıldı. En sonunda da İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Taylor Nelson Sofres Siar, 2 yıldır Türkiye’de İnternet kullanım alışkanlıklarını inceliyor. Bu Projenin en güncel sonuçlarına göre Türkiye’de İnternet nüfusu 4.9 milyon olmuş durumda. (Bakınız Marketing Türkiye 20. sayısı) Yani Türkiye’de hiç de küçümsenemeyecek yepyeni bir medya oluşmuş durumda. Üstelik bu medya, eğlenceli ve interaktif yapısı gereği yüzyılın “akıllı medyası” olma yönünde hızlı ilerliyor.
2002 yılında İnternete reklam veren kuruluşlar: A Yatırım, Ak Parti, Akbank, Algida (İdeatrophy), Anadolu Hayat; Anap, Aria, Audi, Ballantine’s, Bayer, Axcess Kredi Kartı, Aydın Saat, bahis siteleri, BGL Barsan, BP, CHP, Çiçeknet, Efes, Egos, Eti, Finans Yatırım, Ford, Genç Parti, HSBC, Hyundai, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, KLM Havayolları, Land Rover, Locoste, Merch Sharp (saç dökülmesi), Nissan Yeni Primera, Nokia, Opel Vectra, Panasonic GD67 Renkli, Profilo Ev Aletleri, Renault, Siemens, Sigortam Net, Skoda, Telsim, Türk Print, Unilever, Vitra Mutfak, Vivident…vb
2002 yılında net bir bilgi olmamakla beraber, reklam gelirlerinin 5 milyon dolar civarında olduğu söyleniyor.Yılın en başında bir kaç reklam çalışması yapan Aria’yı, 2.çeyrekten sonra görmek mümkün olmadı. 2002 yılını, “Turkcell yılı” ilan etmek herhalde doğru olacaktır. “Siyasi Partiler” ve “Nokia Game” 2002 yılının süpriz isimleriydi. Bu yılda önceki yıllarda olduğu gibi BT, turizm, tekstil, alışveriş, sağlık, eğlence, FMCG sektörleri hemen hemen hiç İnternet kullanmadılar.
2003 yılı bütçeleri için bütün dünya çok umutlu. Irak’ta savaş olmazsa herşey çok daha güzel olacağa benziyor. Geçen yıl reklam kullanan kuruluşların, bu yılda İnternet kullanacaklarını ön görüyoruz. Bunun yanında diğer reklamverenleri de davet edeceğiz. 2003 yılında her şeyin çok daha güzel olmasını, İnternet bütçelerinin artmasını, yeni reklamverenlerin olmasını diliyoruz. Ve en önemlisi de Irak’ta savaş istemiyoruz.



Kaynak : 