Bir yandan mekanizmaları biraz zorladı, bazı başarılar elde etti, öte yandan bunlar kısa kaldı, hayata tam geçemedi. Yeni bir parlamento ve yeni bir hükümet var, biz ve onlar tam ne istedigimizi biliyormuyuz, bu pek belli değil.
2001 iyi bir ivme vermişti!
2001 yılı ciddi süprizlerle dolu idi. “RTÜK yasası” çok hızlı bir şekilde, kimseye sormadan gündeme geldi, tepkiler üzerine bir internet boyutu bir sulandırma denemesiyle geçti. Cumhurbaşkanının vetosuyla rahatladık. Bundan ders alarak, sivil toplum İnternet hukuku üzerine çalşmaya başladı. İnternet kurulu Hukuk Çalısma grubu, TBD Hukuk Çalışma Grubu, İnternet ve Hukuk Platformu (IvHP) ve çeşitli barolarda HUKUK ÇG’leri kuruldu. Haziran 2001’de zamanın hükümeti eAvrupa+’ya diğer tüm
aday ülkelerle birlikte imza attığını ilan etti.
Hükümetimiz, büyük bir süpriz yapmıştı. Rüyada görsek inanmıyacağımız, bir yükümlülüge imza atmıştı. 2003 sonunda Avrupa Topluluğunun “Bilgi Toplumunun temel yapı taşları kabul ettiği müktebesatı” hayata geçirmeyi kabul etmişti. Bu telekom sektöründe tam rekabeti, fiyatların makulluğunu, temel telekom hizmetlerinin yaygınlığı ve başka bir çok şeyi içeriyordu. Bunun yanında eAvrupa’nın tüm hedeflerini de 2003 sonunda hayata geçirmeyi içeriyordu eavrupa+’ya atılan imza.
Eylül 2001’de Bilişim Zirvesi sırasında Bilişim Şurası müjdesi de verildi. Bilişim Şurası, benim 2000 içinde gündeme getirdiğim bir konu idi. TBD seçimlerinde programa koyduğumuz bir konu idi. TBD, TBV, TÜBİSAD ve TZV’nin (zeka vakfı) birlikte oluşturdukları bir teklif Başbakanlığa sunulmuştu. Bilişim Zirvesinde onun kararı açıklanmıştı. 2001’ın sonu bu iki oluşumun hazırlık çalışmalrı ile geçti. Yılın sonuna doğru çalışmaya başlamıştı.
2002 Fırtınalar Yılı
Türkiye İnternet Kamuoyu 2002’nin bir kaç ayı çalışma grubu toplantılarıyla geçti. Bir yandan Bilişim Şurası çalışmaları, bir yandan E-türkiye Çalışma grupları, öte yandan TBD’nin Kamu Bib Çalışma Grupları ve de yeniden yapılanan KamuNeT Teknik Kurulunun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyordu. Günde bir kaç toplantı olduğu, birden fazla Çalışma Grubunda görev yapanların toplantıları sık sık kaçırdığı yaşandı. Arılar gibi çalıştık. Bal üretebidik mi? Birazcık!
Tüm çalışmalarda, sanki siyasal sahiplenme var gibi bir hava yaratılmıştı. Dikkatle bakmazsanız var gibiydi de. Bilişim Şurası öncesinde TBMM’de bir Bilişim Şurası koordinasyon kurulu oluşturuldu, ve e-türkiye için bir genel görüşme bile yapıldı. Subjektif niyetlere değil de objektif sonuçlara ve belgelere bakınca, bir serap gördüğümüzü söylemek gerçekçi olacaktır.
İnternet Haftası sırasında RTÜK süprizi gündeme geldi. 2001 de veto edilen metin, hiç bir değişiklik olmadan olduğu gibi geçecek mesajı verildi. Bilişim STK’ları bu kabul edilemez, Bilişim Şurasını boykot ederiz dediler, şiddetli protestoları yapıp, unuttular. Bilişim Şurasını yapan, e-türkiye çalışmalarını başlatan hükümetimiz, İnternet Haftası ile Bilişim Şurası arasında RTÜK yasasını olduğu gibi geçirmekte ısrarcıydı. Bir arpa boyu yol gitmiştik: ortak akıl, katılımcı mekanizmalar, özel sektörün, STK’ların, üniversitelerin görüşleri, RTÜK yasasısın olduğu gibi geçmesi ile ilintili siyasal sahiplenmenin yanında hiç kalıyordu.
Bilişim ve İnternetin cürmü, RTÜK yasasının yanında önemsiz kalıyordu. Bu bu konulara verilen önemin ciddi bir göstergesiydi. Bilişim Şurası, Başbakan Ecevit’in himayesinde yapılıyordu. Ecevit hastalanınca, Şura öksüz kaldı, TBMM Başkanı Ömer İzgi dışında siyasal iradeyi yansıtacak bir katılım olamadı. Şura düzenlemesi, zaten tartışarak bir ortak akıl oluşumuna yönelmemişti. Çalışma Gruplarının raporların olduğu gibi toparlanması olarak düşünülmüştü.
Çalışma grupları arasında bir etkileşim, tüm Şuranın bazı konuları enine boyuna tartışıp, bir konsensusa ulaşması için bir tararım yapılmamıştı. Sonuç bildirgesi alel acele yazılmış, şurada konuşulmamıştı bile. Bu günlerde Ulusal Boyutta Örgütlenme tartışmalarında kimse Bilişim Şurası kararlarına atıfta bulunmuyor. Pek çok kişinin 5-6 aylık çalışmasının toparlandığı, yararlı bir çalışma olarak duruyor.
Ama, Türkiye’nin Bilişim Yol haritasını çizen bir döküman değil henüz. Seçim bildirgeleri için güzel kaynak, bizlerin benzeri çalışmaları için de iyi bir başlangıc olacağı da doğru. Nerede hata yaptık sorusunu kendimize sorabilecekmiyiz acaba ?
E-Türkiye çalışmaları da bazı raporlar üretmenin, panellerde konuşmanın ötesinde
fazla bir yol alamadı. İşin en çarpıcı kısmı, hala sadece e-Türkiye konusunda çalışan bir ekibin kurulamamış olması. Ortada ayrılan bir kaynağın olmaması,
kelimenin dar anlamında sınırlı bir proje olarak, e-Türkiye’nin henüz bir proje haline gelememiş olması gerçeğidir. Seçimden önce yayınlanan bir başbakanlık genelgesi ile, bu konuda var olan tüm genelgeler iptal edilmiş, e-Türkiye koordinasyonu bir Başbakan yardımcısına bırakılmıştı. İlgili Başbakan yardımcısı da iyi niyetle çalışmalara başlamıştı, yapılanma üzerinde görüşmeler devam ediyordu. Gündeme seçim girince, her şey olduğu gibi kaldı. Seçimden sonra, tüm e-türkiye çalışmaları pratik olarak durdu. Bir koordinasyon merkezi arayışı sürüyor. Gözüken o ki, DPT içinde bir genel müdürlük e-Türkiye’nin koordinasyonunu üstlenecek.
inet-tr’02 açılışında ben 5 maddelik “e-türkiye için Acil Eylem Planı” sundum.
Konferansa katılan AKP Genel Başkan yardımcısı Murat Mercan, acil eylem planı
fikrine sıcak baktı ve Bilişim sektörüne açık çek verdi. Sektör olarak ayakları üzerinde durabilecek asgari bir yapılanma ve eylem planını getirin, ben Başabakan sunmayı ve gerekli düzenlemeyi yapmaya söz veriyorum dedi. Bu sözler çeşitli sektör basınında basılmasına rağmen, sektörümüz henüz bu yönde bir çabaya girmedi.
Bilişim Zirvesi sırasında bol bol e-devlet, e-türkiye , e-dönüşüm konuştuk. Türk Telekom’un ses tekelinin bittiği zamanı da konuştuk. Bu yılkı Bilişim etkinliklerin süpriz tarafı kamunun e-devlet standları idi. Masrafı, bilişim şirketlerince de karşılansa, kamu kurumları kendi bilişim projelerini görücüye çıkarak vatandaşa sundular; broşürler verdiler, seminer verdiler, soruları cevaplamaya çalıştılar.
İnternet Servis Sağlayıcılarla Türk Telekom arasındaki haksız rekabet sorunu bir adım daha gelişti. Rekabet Kurumu, TT’yi haksız buldu ve yüklüce para cezasına çarptırdı. TT, TTnet fiyatlarını yükseltmek zorunda kaldı. Ama, para cezası henüz Danıştay’ın onayını bekliyor. Telekomünikasyom Kurumu (TK) 2001 yılı içinde daha fazla çalıştı. TT’ye sabit telefon fiyatlarını indirdi diye ceza kesti. TT’nin tekelinin ortadan kalkacagı 2003 sonu için hazırlıklarını yaptığını söylüyor. TK’nın işini zamanında biteremiyeceğine inanan pek çok kişi var ortalıkta. Kısaca, Türkiye’nin Rekabet Kurumu, TK , TT ve Ulaştırma Bakanlığı arasındaki ilişkileri sektörün önünü açacak, çalışan ilişkiye döndürmesi için gidecek epey yolu var.
Ses tekeli dışında, kabloTV, xdsl, wireless konularında ciddi sorunlar var. 2002’nin traaji komik bir olayıda TT’nin 500 bin portluk xdsl ihalesi için çok uzun zaman harcaması ve sonunda ihalenin iptal edilmesiydi. Nedense, mütevazı boyutları olan ihaleleri kimse sevmiyor.
İnternet sektörü zor bir yıl geçirdi. Bireysel pazarda az da olsa bir gelişme olduğu ifade ediliyor. Asıl gelişme kurumsal pazarda ve mütevazı boyutlarda idi.
Hizmetin kalitesinde ve çeşitliliğinde bir gelişme çok açık bir şekilde gözüküyor. Yoğun bir rekabet GSM pazarında oluyor. Türkiye, bu alanda ar-ge yapıyor, yeni başarılı ürünleri piyasaya sürmeye başladı.
Bilişim STK’ları açısından önemli bazı gelişmeler oldu. TISSAD genişlemeye uğrayarak Tüm İnternet Derneği- TİD haline geldi. Telco’cuların toparlandığı Telkoder derneği kuruldu. Ve TÜBİSAD, ilk defa Türkiye Bilişim Sektörünün Genel Müdürlerinden oluşan bir yönetime
sahip oldu.
2003 icin beklentiler
İletişim Şurası
20-21 Şubat 2003 de “İletişim Şurası” yapılıyor. Yeni hükemetin bir eğilim yoklaması olarak algılanması gereken bu şura da 4 komisyon var: Basın, RTÜK, TRT ve İnternet.
Hükümet temelde “RTÜK yasası” olarak bilinen basın, RTÜK ve birazda interneti ilgilendiren düzenlemeleri gözden geçirip, kamu yayıncısı olarak TRT ve internete yönelik düzenlemeler için sektörün görüşlerini, ilke ve öncelik düzeyinde öğrenmek istiyor. İnternet komisyonunda 30 katılımcının adı var, sektörün geniş bir temsili söz konusu.
İnternet Haftası
Bu nisan Türkiye İnternetin 10 yaş gününü kutlayacağız. 7-20 nisanda tüm ülkede İnternet Kurulunun öncülüğünde yapılacak bu kutlamalar, sektörün ne kadar beraber çalıştığının iyi bir göstergesi olacak. Çok geniş bir afişlemeyi hedefliyoruz. Gönlümde 400-500 bin afiş var. Tüm illerde, tüm üniversitelerde, ticaret, sanayi ve ziraat odalarında etkinlikler planlıyoruz. Tüm Türkiye’de bilişim, internet, e-Türkiye fırtınası yaratmak istiyoruz.
Acil Eylem Planı
Bilişim, bilgi, iletişim ve internet sektörünün hep yerinde sayması, patinaj yapıyor görüntüsünü kırmanın yolu, kendi kendine yeterli asgari bir yapılanmayı
tasarlayıp hayata geçirmekten geçiyor. Benim Acil Eylem Planı ile aklımdaki budur. Sektör, STK’ların öncülüğünde yeterli emeği harcayıp, ortak akıl ve ortak eylem birliğini sağlayamadığı sürece büyük hayaller ile hayal kırıklıkları arasında gidip gelmeye devam edeceğiz. Bu işin sabır gerektirdiğini, birbirimizi ikna etmemiz gerektiğini anlamamız lazım. Gerekli katılımcı. saydam mekanizmaları kurduğumuzda daha sağlam adımlarla ilerlemeye başlıyacağız.
Gelin el birliği ile e-Türkiye’yi kurma çabalarına girelim.
İnternet Yaşamdır !



Kaynak : 