web analytics
Perşembe, Haziran 25, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Dülge; Telekom Altyapısı, Dış Yatırımcılar Açısından da Bir Kıstas

Microsoft Telekomünikasyon Sektör Müdürü Hakan Dülge ‘Bir dış yatırımcı için de telekom altyapısı önemli bir kıstas’ ve ‘Türkiye’de bilişim hak ettiği yerde değil’ diyor.

Ayla Önder-Ayla Önder
18 Mart 2003
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Microsoft telekomünikasyon alanına gün geçtikçe daha çok giriyor. Biz de konuyla ilgili olarak Microsoft Türkiye Telekomunikasyon Sektör Müdürü Hakan Dülge ile görüştük. Kendisi Türkiye’de bilişim dünyasını ve özellikle de kendi alanı olan Telekom sektörünü değerlendirdi.

turk-internet.com : Microsoft’un genel olarak Türkiye’ye bakış açısı, stratejileri. Bu çerçevede genel giriş yapar mısınız?

Hakan Dülge : Microsoft bu yıl onuncu yılını kutluyor, yani on yıllık bir firmayız Türkiye’de . Bundan tam on yıl önce Microsoft Türkiye üç-dört kişilik bir ofis olarak kuruldu ve on yılda önemli bir miktarda büyüyerek Türkiye’de çeşitli önemli projelerde ses getiren bir hale geldi.

Onuncu yılımızın kutlamaları çerçevesinde çeşitli aktiviteler de yapıyoruz bu yıl. Türkiye biz uzun soluklu ve uzun dönemli bakıyoruz..

Telekomünikasyon konusuna spesifik olarak inersek, ben telekomünikasyondan sorumluyum ama genel olarak Microsoft Türkiye olarak baktığımızda burada devletten küçük ve orta ölçekli işletmelere, kurumsal müşterilerimizden son kullanıcıya kadar gerçekten insanların hayatlarında potansiyellerini ve firmaların hayatlarında potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri bir sürece imza atma iddiasıyla geldik ve onu yapmaya da devam ediyoruz.

Bu yıl bunu daha da fazla yukarıya taşıyabilmek için, Türk toplumuna katkımızı daha da yukarı seviyelere yükseltebilmek için uzun dönemli baktığımız Türkiye’ye biz topluma teknolojiyi daha fazla kullandırabilecek işler yapmak istedik. Sivil toplum kuruluşlarının genelde bütçeleri olmuyor bu tür yatırımları yapmaya. Biz onlar adına bu yatırımları yapmaya veya onlarla birlikte bu yatırımları yapmaya karar verdik ve onunla ilgili de bir oluşum başlattık. Çeşitli dernek ya da vakıflarla aktiviteler de yapıyoruz. Gönüllüler organizasyonumuz var.

turk-internet.com : Biraz açar mısınız aktivitelerinizi? Sözünü ettiğiniz sivil toplum örgütleri ile ortak çalışmalarınızdan bir kaç örnek alabilir miyiz?

Hakan Dülge : Mesela Çağdaş Eğitim Vakfı’yla bundan dört-beş ay önce başlattığımız bir aktivite var. Bu çerçevede turk.net de bizim iş ortağımız, onlarla da projeyi paylaştık ve dedik ki, Çağdaş Eğitim Vakfı için bir burs programı başlatalım. “Bir e-kart ve bir umut” programını oluşturduk. Ve ilk hamlede bir burs fonu oluştu. Bu tabii uzun dönemde büyüyecek bir burs fonu. Başlangıçta 30 tane öğrenciye burs verdik. 30 öğrenci bizim için önemli. Biz Microsoft Mentor programı da yapalım istedik. Yani bir tür ağabeylik, ablalık gibi… Kariyerlerine yön vermeden önce teknolojik dünyada kendilerine bir kaeiyer yapabilirler mi anlasınlar.. Doğru kariyerleri, daha başarılı olabilecekleri konuları bulabilsinler istedik. Şu anda 30 öğrenciye birer tane Microsoft abisi, ablası eşleştirmesi yapıyoruz. Hepsi de bilgisayar mühendisliği okullarında okuyan öğrenciler. Böyle bir aktivite yaptık. Onun dışında şimdi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’yla bir oluşuma doğru gidiyoruz.

turk-internet.com : Kadınlarla ilgili projelerinizden kaç kadın yararlanacak?

Hakan Dülge : Daha önce 3 bin ev kadınının bilgisayar konusunda eğitilmesi çerçevesinde Türkiye Bilişim Derneği’yle bir aktivite yaptık. Yine aynı çerçevede, KADER’le (Kadın Adayları Destekleme Derneği) 3 bin kadının eğitilmesine yönelik olarak bir aktivite yaptık. Bu da bizim katkıda bulunduğumuz projelerden biri..

Biz mümkün mertebe bu projelerin hepsinin içinde yer almaya çalışıyoruz. Çünkü Türkiye’de çok küçük bir bilgisayar penetrasyonu var. Bu da bizim üretkenliğimizi kısıtlayan bir faktör. Bunun yükselmesi ve herkesin bilgisayarı kullanabiliyor olmasını istiyoruz. Dolayısıyla çeşitli gelir gruplarına, cinsiyet gruplarına, yaş gruplarına yönelik bir çok aktiviteler yapıyoruz..KADER de bu aktivitelerden bir tanesi.

turk-internet.com : Microsoft hangi konulara ağırlık veriyor? Son zamanlara hangi tür üretimlere ağırlık verdiniz?

Hakan Dülge : Microsoft, yüzde 99 bir yazılım firması. Onun dışında küçük bazı alanlarda da kutu ve donanım işinde de yer alıyor. Ancak burada bizim donanım işinde klavye ve mause gibi donanım ürünlerinin dışında son zamanlarda girdiğimiz ofis içi veya ev içi alan ağları ile ilgili donanım ürünlerimiz var. Ama bizim çoğunlukla konsantre olduğumuz iş yazılım işleri..

Biz bu cep telefonlarının içindeki yazılımlardan el bilgisayarlarına, çok sayıda işlemi bir arada yapabilen yüksek server’lara kadar bir çok alanı kapsıyoruz. Zaten klasik anlamdaki alanımızı söylemiyorum. Bizim başlangıçta gücümüzü sağladığımız alan desk top alanıydı.. Vizyonumuza bakıldığında bu hedefe ulaşıldığı görülüyor.

Bundan 25 yıl önce firma kurulduğunda Bill Gates ve Steve Balmer “Biz her kişinin masasına bilgisayar koyacağız. Biz herkesin masasına bilgisayarı koyduğumuzda kendimizi başarılı sayacağız” diyorlar. Şimdi, baktığımızda Amerika kıtası için bu kısmen gerçekleştirilmiş. Dünyanın diğer yerlerindeki ülkelere baktığımızda bu vizyona doğru adım adım ilerleniyor. Bu ilk aşama.. Biz bundan sonraki aşamada diyoruz ki yazılımlarımızla firmaların, kurumların ve insanların hayatlarını kolaylaştıracağız. Bunun ötesinde gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarını sağlayacağız.

turk-internet.com : Peki, insanların potansiyellerini ortaya çıkarmalarını nasıl sağlayacağınız konusunu biraz ayrıntılandırabilir misiniz?

Hakan Dülge : Örnek vermek gerekirse. Geçtiğimiz on yıllık dönemde tüm dünyada bilgisayar teknolojilerinde bir üretkenlik artışı sağlandı. İddiamız ise önümüzdeki on yılda üretkenlik artışının iki katı kadar daha üretkenlik artışını yaratmak.. Yani insanlar eskiden faks kullanıyordu şimdi e-mail kullanıyor. Bunu daha kolay kullansınlar veya bir takım teknolojilerle filtrelensin ki gerçek anlamda işe yarayan e-mailler gelsin. Veya döküman oluştururken bir yazar, bir düşünür ya da bir işadamı çok daha hızlı döküman oluşturabilsin.

turk-internet.com : Öncelikli olarak sürat mi söz konusu burada?

Hakan Dülge :

Sürat de söz konusu yeteneklerinizi ortaya çıkarmak ta söz konusu. O kadar çok fazla şey var ki.. Dijital oyuncaklarınız artık çok fazla sayıda. Bir görüntüyü bir kameraya alıyorsunuz. O kameradan bir resim üretme süreciniz çok hızlı. Hemen basıp bir arkadaşınıza da verebilirsiniz veya basması için ona yollayabilirsiniz.

Benim bir arkadaşımın kuzeni Kanada’da doğdu. Eskiden olsa yeni doğan bir bebeğin fotoğrafını çekmek, sonra da o resmi postayla yollamak hayli zaman alıyordu.. Ve o yöntemle arkadaşımın kuzeninin resmini görme süresi 2 ile 6 ay arasında idi. Oysa şimdi bir mail linki attığı anda, cep telefonundan, desk up’tan ya da akıllı televizyondan doğum haberiyle birlikte anında 50 tane de resim göndermeniz mümkün. Ben ofise geldiğimde arkadaşım doğmuş kuzeninin resimlerine bakıyordu. Yani bu bir potansiyel.

turk-internet.com : Oradaki bir olayın görsele anlamda saniyeler içinde karşınızda olması mükemmel bir şey elbette.

Hakan Dülge : Microsoft olarak işte bunları gerçekleştirmek ve insanların firmaların hayatına sokmak, daha fazla üretkenliklerini ve potansiyellerini ortaya çıkarmayı sağlamak için yapıyoruz.

Bunun dışında firmalara baktığımızda firmalar eskiden birlikte iş yapamıyorlardı. Ve yapmak için çok fazla zorlanıyorlardı. Siz tedarik zincirinizdeki bir firmayla haberleşmek istediğinizde IBM üzerinden haberleşebiliyordunuz. Siparişi geçmeniz için belki eskiden kağıt gidiyordu. Son zamanlarda elektronik data transferine döndü. Ama biz diyoruz ki, bunlar programlanabilir ilişkiler olsun.. Ve bunu da yapmaya başladık. Yani bir havayolları şirketiyle bir araba pazarlama şirketi aynı anda birlikte çalışmak istiyorlar ve kombineli paketi son kullanıcılarına sunmak istiyorlarsa ve uçak geç gittiğinde arabaların da geç gitmesini istiyorlarsa, bu süreçlerin hepsini biz otomotize edebilelim diyoruz. Ve bu konuda da çok önemli yazılım teknolojileri geliştirmiş durumdayız.

turk-internet.com : Peki, cep telefonları son dönemlerde çok farklı işlemlere de açık oldu. Smart Word uygulamasından söz ettiniz. Örneğin şu anda sizinle konuşurken, bütün bu konuşmalarımızı sizin cep telefonunuz eğer isterseniz kaydedebilecek potansiyelde. Bu, gazetecilerin de işine yarayacak bir program. Bu çerçevede, cep telefonu yazılımları hangi noktalarda, bunlardan söz eder misiniz?

Hakan Dülge : Şimdi burada baktığımızda herkesin hayatındaki bir potansiyelden söz ediyoruz. Örneğin, sizin gibi bir gazetecinin de işini kolaylaştırması, yapabileceklerini arttırması önemli. Gazetecinin bir röportajı cep telefonuna kaydettikten sonra yapmış olduğu bu kayıdı dijital ortamda bilgisayara atıp, oradan e-maille başkasına yollayıp, bunu bir yerlerde herkesin ulaşabileceği bir formatta saklayıp, tıkladıklarında insanların dinleyebileceği bir hale getirmek mümkün.. Hatta ses tanıma teknolojileriyle bunun içindeki kaydı direk yazıya dökmek mümkün. Yani burada sizin için belki angarya olabilecek bir şeyi yazıya dökmeyi de sağlayabiliyor..

turk-internet.com : Sözünü ettiğiniz cep telefonu yazılımının kapasitesi, kaydı almanın ötesinde, o kaydı deşifre etmeden yazıya mı dökebiliyor? Bu teknoloji şu an Türkiye’ye gelmedi değil mi?

Hakan Dülge : XP’nin şu andaki desteği ingilizce üzerinde. İngilizceyi okuduğunuzda bunu direk yazıya dönüştürüyor. Ama aynı şekilde Türkçe üzerinde de çalışmalar var. Bu gelecekteki diller arasında yer alıyor. Böyle baktığınızda ilerde siz sadece düşünsel amaçla yazı yazmak zorunda kalacaksınız. Bunun dışında kayda alınan bir söyleşiyi deşifre etmek için özel çaba harcamaya gerek duyulmayacak.

Bir de bazen yanlış anlaşılmalar oluyor. Smart Word 2002 bizim yeni yazılımlarımızın kullanılabildiği bir telefon modeli. Biz bilgisayarın içindeki Windows yazılımını, telefonun içindeki yazılımları üretiyoruz. Ama bize bazen farklı sorular da geliyor..

turk-internet.com : Ne gibi sorular bunlar?

Hakan Dülge : Örneğin, bazen bize “Siz telefon üretim işine mi girdiniz?” diye soruyorlar.. Biz telefon üretim işine girmedik. Biz telefonların potansiyelini de yükselterek, insanların gün içinde devamlı kullandıkları telefonlarıyla farklı şeyler yapabilmelerini ve yaptıkları şeyleri daha kolay yapabilmelerini sağlamak için bu işe girdik.

turk-internet.com : Siz cep telefon firmalarına yazılım üretiyorsunuz. Gidip projelerinizi sunuyorsunuz. Peki hangi firmalarla çalışıyorsunuz?

Hakan Dülge : Örnek vereyim mesele. Bu elimdeki Orange’ın telefonu. Orange, dünyadaki büyük operatörlerden bir tanesi. Bundan 4 ay önce böyle bir lansmana karar verdiler. Xp ve smart picture video phone hatırladığım kadarıyla. Yani hem resimlerin, hem videonun olduğu bir telefon olarak bunu piyasaya sürdüler.

Bunun bir telefon olmasının ötesinde Orange’ın network’ünde bunu bizim İngiltere’deki ekiplerimiz yaptı. Yazılımınızı güncellemeniz gerektiğinde gidiyorsunuz, yeni yazılımızı Orange’ın web sitesinden yapıyorsunuz. Veya diyelim ki yeni bir zil sesi yüklemek istediniz, çalmasını kişiselleştirmek istediniz, bunu ya direk kendiniz yeni bir yazılım yükleyerek veya Orange’ın yine web sitesinden yükleyerek yapabiliyorsunuz.

turk-internet.com : Çalınmaya karşı önlemler alan yazılımlara da var.

Hakan Dülge : Evet. Orange şöyle bir servis sunuyor. Bu telefon çalınırsa bunu kilitleyelim, kilitlemenin de ötesinde üzerindeki dataları Orange’ın Nework’ünde tutalım ki, çalındığı zaman bütün datalarınızı, bilgilerinizi kaybetmeyin. Gün içinde bir kere Orange’a bağlan, bütün bilgilerini yükle, orada dursun” diyor Orange..

turk-internet.com : Bütün özel bilgilerinizin orada durmasının riski de var.

Hakan Dülge : Hayır, şifrelenmiş bir şekilde saklanıyor. Tabi müşterisi ile operatör arasındaki ilişkilere biz karışamıyoruz. Orange böyle bir servis sundu müşterilerine. Müşteriler de bayağı büyük bir oranda kullanıyorlar bu servisi. Tabii anlaşma da var aralarında. Kişisel Gizlilik Hakları sözleşmesi. Yani burada gidip bankacılık işlemleri de yapabiliyorsunuz telefonunuzda.

Türkiye’de de benzer uygulamalar var ama burada biraz daha daha farklı işlem yapabiliyorsunuz. Orange bu tür servisleri de sunuyor. Biz orange’la birlikte çalıştık bu projede. Ve de anlamlı bir proje oldu. Üçüncü GSM kongresinde İntel’le binlikte bir anons yaptık. İntel, Deutche Telekom ve Microsoft dedik ki biz bundan sonra dünyadaki ilk Smart Phone lansmanımızı Deutsche Telekomla birlikte yapacağız.

turk-internet.com : Türkiye’deki bilişim firmalarına ilişkin düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Onlarla birlikte gerçekleştirebileceğiniz yeni projeleriniz var mı?

Hakan Dülge : Ben ondan önce şöyle bir saptama yapmak istiyorum. Türkiye’de bilişim hak ettiği yerde değil. Yani bizim büyüklüğümüzdeki bir ülke çok daha fazla bilişime yatırım yapıyor, bu teknolojileri kullanıyor ve bu teknolojilerle üretken oluyor olması lazım.

Sadece kullanmak değil, üretkenliğinizi artırmak anlamında kullanmanız lazım. Bizim Kişi Başına Düşen Milli Hasıla’da, IT ye düşen kısım yüzde 0.3. Dünyada bu çok daha yukarılarda. Bundan bir yıl önce, Dünya Çalışma Örgütü’nün yazdığı bir raporda bununla ilgili bir saptama var. Diyor ki, sizin harcadığınız rakamlar üretkenliğe dönüşmediği sürece işe yaramaz. Dönüştüğü zaman da böyle etkide bulunur diyor. Amerika ve Fransa örneklerini de veren bu rapor özetle şunu anlatıyor esasında; Biz bu teknolojilere yatırım yapmazsak geri kalma sarmalında aşağıya doğru ineriz. İşte bizim bu onuncu yıl vesilesiyle yaptığımız aktivitelerde, az yatırımı daha potansiyele dönüştürebilecek şekilde yapmayı hedefliyoruz. Dijital bölünmüşlük dediğimiz bilgisayardan herkesin eşit olarak yararlanamadığı dünyada bu dengeyi biraz daha yayabilelim. İşte gelir farklılıklarına göre bilgisayarın dağılımı, bilgisayar alıp alamamaya göre değişiyor. Bunu değişik bir şekilde adresleyebiliriz. Belki ortak bilgisayar kullanım alanları, eğitim alanları olabilir. Veya kadınlarla erkekler arasında bir fark var. Erkekler daha fazla bilgisayar kullanıyor. Bununla ilgili işte eğitim programlarıyla o potansiyeli gösterebiliriz gibi çeşitli bakış açılarıyla baktığımızda Türkiye’ye bu dijital bölünmüşlüğü yok etmek için bir savaş vermemiz lazım. Çünkü bu savaşı vermezsek gelecekte dünya refah pastasından daha az refah alabileceğimizi görüyoruz.

turk-internet.com : Yani sonuç olarak Türkiye’de bu pazarı yeterli bulmuyorsunuz,? Gayri Safi Milli Hasıla’ya göre de oranladınız

Hakan Dülge : Ben şöyle düşünüyorum. Bence önemli nokta pazarın büyük ya da küçük olması değil. Önemli nokta bu pazarın büyük olmamasının sonucunda bizim dünya refahından daha az payı alıyor olacağımız önümüzdeki on yıl içinde. Yani bizim burada küçük tutmamız, işte biz bilişimci firmalar için “evet biraz daha küçük bir pazar”dan daha önemlisi Türkiye için on yıllık bir süreçte belki toplam dünya zenginliğinden daha az pay alıyor olabilir. Böyle bir rizikosu var. Benim altını çizmek istediğim nokta o..

turk-internet.com : Proje bazında Sizin sorumlu olduğunuz Telekom sektörü ile ilgili biraz daha özel yorumda bulunur musunuz?

Hakan Dülge :Biz çeşitli operatörlerde işler yaptık. Çeşitli projeler de yaptık. Bu projelerin içinde Türkiye’nin önde gelen operatörleriyle firmaların cep telefonlarıyla veya bilgisayarlarıyla güvenli olarak bağlanabildiği sistemlere yönelik projeler yaptık. Veya mesajlaşma hizmetlerinden bir sanal market kurulumuna kadar çok değişik alanlarda işler yaptık. Bu işleri biz büyüterek de devam ettirmek istiyoruz. Çünkü bu işlerin ekonomik anlamda hem ülkeye hem de yapan firmalara çok önemli geri dönüşlerinin olduğunu gördük. Önümüzdeki dönemde de yine yapacağız. Fakat deregulasyon arefesindeyiz. Deregulasyon çok önemli bir zıplama sağlayacak Türkiye’ye. Çünkü ben Telekom’u hep bir nevi güce, motora benzetiyorum. Telekom motoru bütün ülkeyi arkasından çekip götürebiliyor ve yine ivme sağlayabiliyor. Ve yine öyle bir dönemden geçeceğimizi düşünüyorum de regulasyonla. İşte gerek ses hizmetlerinin tekelinin kalkması, gerek data hizmetlerin tekelinin kalmasıyla bunun gerçekleşebileceğini düşünüyorum.

turk-internet.com : Telekom’un özelleştirilmesi açısından mı söylüyorsunuz. Bu gerçekleştirildiğinde sizin atacağımız adımların daha farklı olacağını mı söylüyorsunuz

Hakan Dülge : Şimdi şöyle düşünüyorum. Deregule oldukça bu pazar ve çeşitli oyuncular bu pazara girdikçe –yerli veya yabancı- yeni hizmetler vermeye başlayacak. Bu hizmetler ne olabilir? İşte karşılıklı video konferans görüşmelerinden, bu yapılan toplantıyla ilgili dökümanların bir yerlerde tutulup herkes tarafından görülmesine kadar karmaşık ve komplike ortamları düşünün. Bu tip ortamlara yurt dışındaki operatörler hizmet verebiliyor. Biz benzer hizmetleri şu ana kadar Türkiye’de yapamıyorduk. Gerek Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle ilgili tartışmalar, gerek deregulasyonun ve Türk pazarının tamamen serbest bırakılması veya regüle bir şekilde serbest bırakılmasıyla ilgili tartışmalar yüzünden bu noktaya gelemedik.

turk-internet.com : Yurtdışından gelecek şirketlerle ilgili prosedürler açısından zorluklar yaşanacağını mı düşünüyorsunuz?

Hakan Dülge : Pazarda yeni oyuncuların hareket alanlarıyla ilgili hala bir imkan yoktu.Yani buraya yurtdışından gelen bir operatör, “Ben şunu yapmak istiyorum, yapabilir miyim?” dese onunla ilgili bir lisanslama süreci yoktu. İşte VOIP teknolojisini vermek istiyorum ben dese bugüne kadar bununla ilgili tartışma bile yasaktı. Ama şu anda o tartışmalar başladı.Belli bir yerde de lisanslama süreçleri olacak oluyor. Bunun sonucunda yeni bir çok katma değerli oyuncu olacak burada.

turk-internet.com : Ben yerli oyunculardan da söz etmek istiyorum Çok önemli noktalarda olan firmalar da var. Pazar yerli firmalar açısından yeterince hareketli değil mi?

Hakan Dülge : Ben yabancının altını biraz daha fazla çizdim galiba.Hayır, yerli oyuncu da var.Yani büyük holdingler ilgileniyor bu pazarla, küçük oyuncular ilgileniyor. Yani böyle konsorsiyumlar ilgileniyor yerli veya yabancı. Menşei değil önemli olan. Daha farklı niteliklerde ve kalitelerde servisler verilebilmekte. Şu anda baktığımızda 4 tane GSM operatörü var. Bir tane yer operatörü var ki bu Türk Telekom. Uydu veriyor. Aycell’i ayrı tuttum.Aycell 4. GSM operatörü. Baktığımızda 5-6 tane bilemediniz 7 tane SP var telekom pazarında. Uydu oyuncuları var. Ama, daha küçük penetrasyonlar da çok değişik pazarda. Bu çok küçük bir pazar. Büyük ama çok daha büyük de olabilir ve bu büyüdükçe ülkeyi de arkasından çekebiliyor. Çünkü işte sizin yurtdışındaki bir ülkeyle iş yapabilmeniz için gerekli bant genişliğine sahip olmanızı deregulasyon ötesinde direkt sağlayabiliyor. Veya sanal toplantılar düzenleyebilirsiniz Veya bütün verdiğiniz hizmetleri böyle bir ortam üzerinden verebilirsiniz telekomünikasyon ortamında. Herşeyi bırakın, bant genişliğinizin az olması tüm dünyaya da daha ince bir iplikle bağlı olmanız demek basitçe baktığımızda. Ve firmalar merkezlerini seçerken bile telekom altyapılarına dikkat ederler. Bizim mesela alt yapımızın bir noktası Dubai’dedir. Niye? Çünkü oraya gelen bant genişliği çok büyüktür. Dolayısıyla bizim için çok kritik olan datanın hiçbir zaman kopmaması, bağlanmaması lazım. Türkiye de iyi bir noktada. Ama bu deregulasyon sayesinde çok daha iyi noktada olabilir ve yeni yatırımları çekebilir. Buna sadece Telekom alanında bakmayın. Oyun Telekom’a has bir oyun değil. Gelişmişlik endeksine bakarken Telekom da bir kıstastır. Telekom’daki penetrasyonlar da bir kıstastır. Buraya yapılan yatırımlar da bir kıstastır. Bir dış yatırımcı için de Telekom altyapısı önemli bir kıstas. Bu ülkede mi yatırım yapayım, yanındaki ülkeye mi yapayım gibi baktığınızda Telekom altyapısının iyi bir düzeyde olması, katma değerli servisleri veriyor olması çok önemli avantajlar sağlayacaktır diye düşünüyorum.

turk-internet.com : Telekom altyapısı nasıl sizce Türkiye’de?

Hakan Dülge : İyi bir noktada ama çok daha iyi bir noktada olabilir.

turk-internet.com : Düzenlediğiniz konferanslarda belki tartışılıyordur. Nasıl daha iyi olabilir açar mısınız?

Hakan Dülge : Ben şöyle düşünüyorum. Telekom’da bir bant genişliği var. Bant genişliği bir uydu da olabilir. İnternette Dial Up Connection da olabilir.. Veya cep telefonuyla da internete bağlanıyor olabilirsiniz falan. Burada bant genişliği önemli bir kriter.. Çünkü uç cihaz. Şimdi o uç cihazın üzerinden ADSL bağlantınız 1 megabit’se DVD izleyebilirsiniz. 56 megabit’se o zaman işte ses ve birazcık görüntü yapabilirsiniz Ama biraz daha aşağılara inerseniz 9.6’lara inerseniz. Ayrıca işte tek yönlü ses yönlü ses yollayabilirsiniz. Burada dosyalarınızı, bilgilerinizi tutabildiğiniz host edilmiş bir ortama yollayabilmeniz için büyük bant genişliklerine gerek var. Veya bir uzaktan eğitim programı vermek istiyorsunuz. Yurt dışına da verebilirsiniz. Böyle sistemler de var.Yurtdışından eğitim de alabiliyorsunuz. Şimdi bütün bunların yapılabilmesi için o uç cihazın, o bant genişliğinin değer kazanabilmesi için, bant genişliğinin her isteyene ulaştırılabilmesi lazım.. Şimdi bu lüks şu anda Türkiye’de yok. Gerek Türk Telekom ADSL ihalelerini yapıyor bu süreçte. Data bant genişliği bence bir ülkenin kalkınmışlığı için gerekli. Kısmen var ama daha iyi bir noktada olabilir.

Etiketler: Kurumsal YazılımlarSöyleşi - Röportaj

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Ayla Önder

Ayla Önder

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.