Ancak analistler, teknoloji devinin Linux yaklaşımının hala deneysel düzeyde kaldığını ve bazı noktalarda karmaşanın çözülemediğini, daha hızlı hareketler yapılması gerektiğini bildiriyorlar.
Sun’ın Linux stratejisi “uyumluluğun ve başlamanın, daha sonra durmanın ve geri dönmenin hikayesi olarak anlatılıyor. Gartner’dan George Weiss “Konuştuğum kullanıcılar, Sun’ın Linux stratejisini tutarlı bulmuyorlar” diyor.
Weiss, “Linux’un Oracle 9i RAC (real application cluster) gibi ana uygulamalarda yer alışı süregiderken, Sun’ın da ucuz sunucu cluster sistemlerinde Linux’a daha çok yer vermeleri gerekirdi” diyor.
Geçen sonbaharda Linux-uyumlu LX50’yi yani ilk Linux tabanlı Sun genel sunucularını piyasaya sunan Sun yöneticileri, Lünux stratejilerinde karmaşık olan tek konunun rakipleri olduğunu belirtiyorlar.
Sun Pazarlama Müdürü Bill Roth “Bizim için sorun yok. Ürün yelpazemizde, uygulamalarımızda, Linux nerede anlamlı olur bunu araştırıyoruz” diyor.
Sun Teknolojik Başkanı Simon Phipps ise, bu hafta Wall Street Konferansında Sun’ın Linux planlarını “bu yıl her zamankinden daha cesur” şeklinde nitelendirdi. Phipps, bu nitelendirmeyi şirketin Solaris ile Linux uyumluluğu bölümünde yaptı.
Weiss, bu tür bir yaklaşımın, hoşgeldin anlamını taşıdığını söyleyerek; “Benim kafamda, Sun hala Solaris merkezli. Bu nedenle Linux ancak, uygulama türü sunucularda kullanılacak. Mesela ölçeklenebilirliğin çok gerekli olmadığı web sunucularda. Bu zihinlerde bazı sorulara yol açabilir. Eğer kritik bir Unix yeteneği gerekiyorsa, kesinlikle Solaris kullanmalısınız” diyor.
Weiss, IBM ve HP’nin de Linux stratejilerini daha genişlettiğini ekleyerek “HP, Linux kernel çevresinde, Open View tool’una açık-kaynak toplumunun isteyebileceği özellikler kattı. Compaq’la birleşen Proliant platformu bir hayli pazar payına sahip. IBM ise tüm platformlarında Linux’u destekliyor” diyor.
Forrester Research – Giga’dan Linux ve açık sistemi izleyen bir analist olan Stacey Quandt, Sun’ın pazara sadece LX50 ile açılmasına karşın, hareketin taktik olarak tuttuğunu söyledi.
Quandt “Sun rakiplerinden daha esnek bir yapıya sahip. Network tarafında Solaris’in ayak izleri genişliyor. Sistem, yazılım ve servis gelirleri artıyor. LX50 bu yöndeki ilk gösterge” diyor. Ancak “stratejik açıdan, Sun’ın 2-yönlü network platforunda 32 bit Linux/Solaris sunumunu sınırlandırma kararı gözden geçirilmelidir” diye ekliyor.
Çünkü, düşük maliyetli Linux işletim platformlarına talep, beklendiğinden çok daha hızlı artıyor. Özellikle finansal servis endüstrisinde, Sun’ın Solaris işletim sistemi, açık kaynak sistemlerinin tehditi altında. Çünkü açık sistemlerin maliyetleri düşük.
Örneğin, binlerce borsacının kullandığı finansal veri sağlayıcı Reuters’ın Market Data System (RMDS) platformu. Bu platform şu anda Intel tabanlı ve Red Hat Linux Advanced Server kullanan bir HP ProLiant üzerinde çalışıyor.
Reuters platformu Unix’den Linux’a çevirdi. Bu şu ana kadar ki “İlk Büyük Ticari Örnek”. Daha önce, Unix işletim sistemi kullanan Sun Solaris sunucularda çalışan RMDS platformları kullanılıyordu.
Ama Sun buna rağmen, hala Linux’un sadece düşük uçlarda ve web sunumu, dosyalama ve basım gibi olaylarda kullanılabileceğini anlatmaya devam ediyor.
Quandt’a göre; “Linux işletim sistemi üzerinde, 4 yönlü çalışmanın gerektiği ana database sistemlerinde, tekli ya da ikili Intel Pentium III işlemcisi yeterli olmayacaktır”. Quandt ve Weiss, Sun’ın düşük maliyetli SunFire sunucularının çok güçlü ürünler olduğunu söylüyorlar.
Sun’dan Phipps, Sun’ın mayıs ayında, çoklu-mimariye yönelik bir duyuruda bulunacağını açıkladı. Ayrıca Sun bazı sunucularında AMD kullanacağını da belirtti.



Kaynak : 