Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hasan Süel, dünyada ve Türkiye’de telekomünikasyon sektörünü incelediği makalesinde, başta geleneksel bir kamu tekeline sahip sektörün 1990’lı yıllarda yeni ekonomi, GSM ve özelleştirme ile tanıştığını, 2000 yılından itibaren duraksama devrine girdiği tespitinde bulunuyor.
Dr. Hasan Süel’in, “Türkiye’de telekomünikasyon sektörü ve geleceğe dönük değerlendirmeler” başlıklı makalesi, İktisat/İşletme ve Finans Dergisi’nin 2003 Mayıs sayısında yayınlandı. Süel makalesinde, telekom sektörünün duraksama devrinde olduğunu belirterek, “cevaplandırılması gereken soru, bir sonraki evrenin ne olacağıdır” diyor. Telekomünikasyon hizmetlerini “vazgeçilmez bir ihtiyaç” olarak niteleyen Süel, “gerek kurumların gerek bireylerin bilgiye daha kısa zamanda en etkin biçimde ulaşma istekleri artmaktadır. Yeni teknolojilerin de bunu tamamlamasıyla önümüzdeki yıllarda sektörün büyüme potansiyeli devam edecektir” diyor.
Süel, bugün atılması gereken en önemli adımın, mevcut durumu anlayarak sektörün gelişmesini sağlayacak tedbirler almak olduğunu dile getiriyor. Süel makalesinde şöyle devam ediyor:
“Bu durumda telekomünikasyon hizmetleri gibi kıt kaynağa sahip devletin üzerine düşen görevleri yerine getirerek, şirketler için sağlıklı bir yatırım, faaliyet ve rekabet iklimi oluşturulması gerekmektedir”
SABİT HİZMETLERİN REKABETE AÇILMASI
Dr. Süel makalesinde, Türk Telekom’un pazara yeni giriş yapacak girişimlere karşı tavrının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Süel, Türk Telekom’un serbestleşme sürecinde Telekomünikasyon Kurumu’na büyük görev düştüğünü belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Türk Telekom’un kamu kimliği ile hakim durumunu kötüye kullanması engellenmelidir. Bu konuda, özellikle yabancı sermaye karşısında yaşanacak bir hayal kırıklığı, pazarı bir daha açmamak üzere rekabete kapatacak bir riskle karşı karşıya bırakabilecektir”.



Kaynak : 