Bu yazının ilk bölümü için AB’nin Dijital Mal ve Hizmet Satışı için Yeni KDV Rejimi – 1 başlığı altına bakabilirsiniz.
2.B2B Faaliyetleri :
AB dışındaki firmalarla AB firmaları arasındaki firmadan firmaya işlemlere KDV uygulanmıyor. AB firmaları kayıtlı oldukları ülkede kendilerine yapılan satışlar için KDV’den sorumlu oluyorlar. Bu durumda da AB dışındaki firmalar B2B işlemlerinde KDV ile yükümlü olmuyorlar.
Yeni kurallara şu hizmetler örnek niteliğinde verilmiştir (ek-L) :
- Web sitesi sağlanması, web hosting’i ve web sitesinin bakımı.
- Müzikler.
- Film, video ve fotoğraflar.
- Yazılım ve yazılım bakım hizmetleri.
- Online haberleri, anlık mesajları, veritabanı erişimini, spor karşılaşmalarının sonuçlarını vb. içeren metinler.
- Kitap, gazete ve dergileri içeren online yayınlar.
- Online oyunlar.
- Online açık arttırma hizmetleri.
- Uzaktan eğitim hizmetleri.
Yeni düzenleme ne gibi problemler doğuruyor?
Bu problemlerden ilki AB dışı bir firmanın farklı ülkelerdeki farklı KDV oranları nedeniyle firmaların farklı KDV uygulamak zorunda olmaları. Oysa AB’de kurulu olan firmalar tüketicilerin yerlerine bakılmaksızın kurulu oldukları ülkede uygulanan oranda KDV yükleniyorlar. Tabii bu durum her zaman bir dezavantaj olarak olarak kabul edilemez. Örneğin AB dışı bir firma Fransa’da bir İsveç firmasına göre daha düşük KDV ile yükümlü olacaktır. Ama her ülke için ayrı oranların uyuglanması ve bunların takibi teknolojik ve idari bazı külfetleri de beraberinde getirebilecektir.
Bir diğer problem ise AB dışı firmaların bizzat ödedikleri “girdi KDV”leri geri alabilmek için daha karmaşık bir prosedüre tabi tutulacak olmalarıdır.
Bu sorunları aşmak için ABD’li hukukçularca düşünülen AB’de bir kuruluşla birleşmek veya AB’de bir şube kurmak da gerek kuruluş maliyetleri gerekse tabi olacağı vergiler açısından pratik görünmemektedir.
Bütün bunlar ABD ile AB arasında bir “vergi savaşı” bulunduğu söylemini daha da güçlendirmektedir. Her ne kadar AB açıklamalarında bazı gerekçeler öne sürülse de ( AB firmalarının dış satımlarında KDV ödemek zorunda olmaları fakat AB dışı ülkelerin zorunlu olmadıkları ve bu sebeple AB firmalarının rekabet güçlerinin azaldığı gibi ) bu uyuglamanın AB’nin ABD’ye karşı denge unsuru olma ve onun etkilerinden kurtulabilme çabalarının bir ürünü olduğu rahatlıkla söylenebilecektir.
Bu sistemin uygulamasının takibi için ise özel bir sistem getirilmiş değildir. Bu sebeple uygulama her ülkenin vergi otoritelerine göre değişiklikler arzedecektir.
Yeni kurallar 3 yıllık bir periyod için öngörülmüştür (madde 4). Bu süreç sonunda uzatılabilecek veya değiştirilebilecektir (madde 5).



Kaynak : 