2002’nin son 3 ayında Amerikan İnterneti’nde 1.6 milyar dolarlık reklam yayınlandı. 2003’ün rakamları henüz belli olmasa da geçen yılın sonundaki artış eğiliminin devam ettiği söyleniyor.
Peki ne oldu da İnternet reklamcılığı toparlanmaya başladı?
Bunların herbiri ayrı yazı konusu olsa da (ki bundan böyle bu alandaki gelişmeler mümkün olduğunca sizlerle paylaşmaya çalışacağım) “rich media” denen yeni reklam formatları, yani flash ve java ile yapılan banner’lar, reklamverenlerin beklentisini karşılamaya başlayınca gelirler de artış eğilimine girdi.
Bir başka faktör ise banner ölçülerinin büyümesi. Yani 468×60 takıntısından vazgeçildikçe, dolayısıyla da reklam geri dönüşleri arttıkça İnternet’e verilen reklam da aynı oranda artıyor.
Türkiye’de de İnternet’e reklam verenler her ne kadar birçok kampanyaya hâlâ standart (468×60) banner’la çıkmaya devam etse de flash teknolojisi eskiye nazaran çok daha fazla kullanılır oldu.
Bir “durum çalışması” olarak itiraf.com’da çok taze bir örnek var. Turkcell’in 19 Haziran’da Hazır Kart için verdiği “Boş yok” banner’ı ana sayfada 50.670 kez gösterildi. Flash teknolojisiyle yapılan banner “kazı kazan” esprisinden ötürü ancak mouse’la üzerine gelindiğinde görünmesine rağmen 6143 kez tıklandı ve %12.12 gibi inanılması güç bir tıklanma oranına (CTR) ulaştı. Yani banner’ı gören her 100 kişiden 12’si tıkladı.
Hele de 468×60 banner’ların tıklanma oranlarının artık yüzde değil bindelerle ifade edildiği bilgisine sahip olunca “zengin medya” teknolojisinin reklamverenler ve tabii reklam alanlar için bir kurtuluş olacağı tartışılmaz bir gerçek.
Yeni reklam banner’larının Türk İnterneti’nde yaygınlaşmasının (ve tabii geliştirilmesinin) önündeki en büyük engel ise her yerde karşımıza çıkan bağlantı yavaşlığı meselesi. ABD’deki sitelerin ve reklamverenlerin yeni teknolojiler konusunda giderek daha cesur olmasının önemli bir sebebi broadband’in hızla yaygınlaşması. 2002 sonu itibarıyla ülkede broadband abonelerinin sayısı 14.2 milyon kişi.
Ancak yine de durumumuz çok umutsuz değil. Kısıtlı imkanlarda da olsa, zengin medya kullanılan kampanyaların başarısı yüreğimize su serpiyor. Tıklanma oranlarının giderek düşmesi bir zamandır boynumuzu bükmemize sebep oluyordu. Anlaşılan o ki bundan böyle İnternet’i reklam mecrası olarak eskiye göre çok daha rahat (ve ateşli) savunabileceğiz.



Kaynak : 