turk-internet.com: Merhaba. Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Bora Güngören: Portakal Teknoloji’de Eğitim Kanal Müdürü olarak çalışıyorum. IEEE ODTÜ’nün düzenleyeceği bu etkinlikteki eğitimlerin koordinasyonundan sorumluyum.
turk-internet.com: Bootcamp kavramı ülkemiz için çok yeni. Mümkünse bu kavramı açabilir misiniz?
Bora Güngören: Seve seve. “Bootcamp” sözlük anlamı olarak basbayağı askerlerin kışlada yaptığı kamp. Bu kampların atmosferi bellidir, hele ülkemizde nüfusun yarısı çok iyi biliyor. Eğitim anlamındaki bir “bootcamp” ise, katılımcıların yatılı kaldığı ve eğitim alanını terkedemediği, sabahtan akşama kadar çok yoğun ders gördüğü bir eğitim tekniği. Askerler, futbolcular gibi kampa giriyorsunuz.
turk-internet.com: Bu tekniğin yararı ne?
Bora Güngören: Tek kelime ile olağan üstü bir konsantrasyon. Konumuz bilişim olduğuna göre bilişimden örnek verelim. Diyelim ki kurumunuzda bir eğitim aldınız. Eğitimin ortasında birisi kapıyı açıp sizi çağırıp sınıfın ve dersin bütün gidişini aksatabilir. Üstelik siz de bir güzel sınıftan ve dersten çıkarsınız. En ciddi kurumlarda bile bu olur. Kaçış yoktur. Kampta bu olamaz çünkü kamp sizin mekanınızdan uzakta düzenlenir.
turk-internet.com: Sonuçta kurumların dışarısında verilen bir çok eğitim oluyor. Bunlardan ne farkı var yatılı kalmanın?
Bora Güngören: Sabah kalkıp trafikte boğuşup kursa gelmeniz yada daha kötüsü iş çıkışı trafikte boğuşup akşam kursuna gelmeniz durumunda kursa yorgun giriyorsunuz. Her türden eğitim verdim, özellikle iş çıkışı akşam kurslarında verim çok düşük oluyordu. Kampta sabah kalkma saatiniz bir kere trafikte zaman harcamadığınızdan daha geç olabiliyor. Kahvaltı, giyindik derken hemen sınıftasınız. Kazanılan bütün bu süreler derse ekleniyor. Bu sayede günde 8-10 hatta bazı yerlerde 12 saat eğitim yapılabiliyor.
turk-internet.com: Bu süreler yıpratıcı değil mi?
Bora Güngören: Kafanızda başka bir şey olmayacağı için kesinlikle değil. Ayrıca bir de kampın atmosferi var. Kabaca 15-20 kişilik bir sınıf, eğitmeni ile birlikte yatıp kalkıyor, yemek yiyor, ders yapıyor. Tam bir takım havası oluşuyor. Ayrıca normalde arasında bir hafta kalacak konular ardışık işlendiği için kısa dönemli bellek de kullanılıyor. Bu da öğrenmeyi hızlandırıyor. Hızlı öğrenme motivasyonu bir kez daha artırıyor. Yorgunluk hissetmiyorsunuz. Yorulan tek kişi eğitmen. Bu nedenle biz günde 9 saat yapacağız. Daha fazlası eğitmenlerin aşırı yıpramasına neden olur.
turk-internet.com: Bu sistem ne kadar yaygın?
Bora Güngören: Amerika’da olağan üstü yaygın. Avrupa’da Hollanda, Almanya gibi ülkelerde uygulanıyor. Heryerde çok başarılı oluyor.
turk-internet.com: Kamp kavramını anladık. ODTÜ’deki kampa gelelim. IEEE ODTÜ bu işi ilk defa yapacak. Sizce bu bir sorun oluşturur mu?
Bora Güngören: IEEE ODTÜ, ülkemizde bir çok derneğin, vakfın hayal edemeyeceği şeylere imza atmış bir örgüt. Yurt dışından defalarca dünya çapında başarı ödülleri aldı. Kesinlikle bir sorun olmaz. Ayrıca bunu Türkiye’de daha yapan yok ki karşılaştırma yapabilesiniz. İlk olan herkes çok eleştiri alır. Bu doğaldır.
turk-internet.com: Kampta hangi konular işlenecek?
Bora Güngören: IEEE’nin düzenlediği bu kampta, üç ayrı kurs olacak. Birincisi 18-22 Ağustos’da düzenlenen Linux Kullanıcısı, ikincisi 25-29 Ağustos’da düzenlenen Linux Ağ Yöneticisi ve üçüncüsü ise 22-31 Ağustos’da düzenlenen Java ile Uygulama Geliştirme kursu. Yani sırası ile 5,5,10’ar gün.
turk-internet.com: Bu konular nasıl seçildi?
Bora Güngören: Linux Kullanıcısı kursunu ülkemizde haklı bir biçimde artan Linux ilgisi nedeni ile açtık. Yazılmış bir kaç güzel Linux kitabı var. Bir kaç tane kurs var. Ancak çoğu zaman yada yer kısıtlamasından dolayı fazla bilgi veremiyor. Bizim düzenleyeceğimiz kursta ciddi miktarda bilgi olacak. İşinin ehli, eğitmeyi bilen kişiler özel olarak bu kurs için hazırlanan 2003’ün Linux gerçeklerine uygun güncel bir müfredatla sizi eğitecekler. Hedef Windows ile temel kullanıcı olarak yapabildiğiniz her şeyi Linux ile yapmayı göstermek.
turk-internet.com: Peki Linux Ağ Yöneticisi kursu?
Bora Güngören: Bu kursa olan gereksinim aslında daha da büyük. Şu anda fazla bir şey bilmeden Linux’da “Sistem Yönetimi Uzmanı” olduğunu iddia eden bir çok insan var. Bir iki sunucyu kurup ayarlamak ile uzman olunmaz. Benim Apache kitabım var mesela. Ama mesela güvenlik duvarı işinde sadece kuramsal bilgim vardır. Ben o zaman bütün Linux işlemleri için “uzman” diye gezemem. Ama Apache’den anlarım. Geçenlerde bir arkadaş telefon açtı, iki haftadır çözülemeyen bir Apache sorunları varmış. Çok da basit bir şey. Bir ayar gözden kaçmış. Yapıldı. Bu beni “ağ uzmanı” yapar mı? Yapmaz.
Bu kamptaki kurs, bütün temel ağ yöneticiliği işlevlerini eksiksiz öğretecek. Oldukça zor bir amaç. Bu yüzden çok değişik teknikler kullanılacak.
turk-internet.com: Ne gibi teknikler, bir kaç örnek verebilir misiniz?
Bora Güngören: Hay hay. Mesela bir KOBİ’nin ofisi var. DNS işlemleri İnternet çıkışınızı yormasın diye yedekleyici bir DNS sunucusu kurmak istiyorsunuz. Sıradan bir kurs bunu size anlatır. Elde laboratuar olmadığı için gösteremez yada eğitmenin bilgisayarında ucundan görürsünüz. Biz ise ODTÜ’nün eşsiz desteği ile katılımcıları küçük gruplara ayırıp böyle bir senaryoyu canlandırıp lanoratuardaki 4-5 PC’lik minik KOBİ ağlarına birer sunucu kurdurma olanağına sahibiz.
turk-internet.com: Yani her şey uygulamalı olarak yapılacak. Öyle mi?
Bora Güngören: Elbette ki. Kamp yapmanın özü de bu zaten. Nasıl futbolcular hazırlık maçı oynuyorsa bizde de aynı şey olacak. Başka türlü 2-3 ayda öğreneceğiniz şeyleri bir iki haftada öğrenip, kendiniz uygulamış oluyorsunuz. Yaparak öğrenmek eşsiz bir şeydir. Bunu yapabilmemiz için elbette ciddi bilgisayar kaynaklarınız olması gerekli. Bu konuda ODTÜ Bilgi İşlem Daire başkanlığı’nın bu etkinliğe desteğine ve Linux’a destek anlamında genel olarak yaptıklarına çok teşekkür etmeliyiz.
turk-internet.com: Java konusunda kursun özel bir yanı var mı?
Bora Güngören: Java biraz da benim özel konum olduğu için rahatlıkla yanıt verebilirim. Çeşitli üniversitelerde okutulan bir C++ ve yeni çıkmış bir Java kitabım var. Bu konuların abayğı da eğitmini verdim, veriyorum.
Eğitimde iki yaklaşım vardır. Birincisi kurama yönelik tümdengelimci yaklaşım. Mesela her sabah güneşin doğacağını denklemlerle ispatlarsınız ve sonra doğduğunu görürsünüz. Öteki ise tümevarımcı yaklaşımdır. Her sabah güneşin doğduğunu görünce, hep doğacağından emin olursunuz.
Programlama söz konusu olunca da değişen bir şey yok. Üniversiteler doğrudan soğruya saf tümdengelimci yaklaşım uygular. Bunun riski pratikte bir şey yapamayan adam yetiştirmektir. Özel kurslar ise tam tersi saf tümevarımcı yaklaşımla giderler. Bunun riski de önceden karşılaşmadığı durumlarda bir şey yapmaktan aciz adam yetiştirmek. Benim kendi değişimle bu kursların çoğu sadece “oyuncak” yapmayı öğretiyor.
turk-internet.com: Örnek verebilir misiniz?
Bora Güngören: Elbette. Örneğin çok kanallı programlama. Çok çağdaş, çok popüler bir konu. Bir üniversitede bu konunun alt başlığı olan semaforlar genelde “çay servisi alan felsefeciler”, “berber dükkanı” gibi örnekler içeren işletim sistemleri dersinde okutulur çünkü çağdaş bir işletim sisteminde çok kanallı çalışma desteği olmazsa olmazdır. Ama öğrenciye kendi yazacağı uygulamada bunları nasıl kullanması gerektiğini öğreten üniversite bir elin parmağını geçmez. Bilgisayar kursu ise bu konudan ya bahsetmez, yada bir iki kelime der geçer. Tümevarım ile bunu göstermek çok zordur. Üstelik bunun laboratuarı zaman alacaktır, abuk subuk hata mesajları gelir, bilgisayalar kilitlenir filan. Masraflıdır yani.
E gelin bakalım semaforları bilmeden gerçek dünyada yazın çok kanallı uygulamayı. Java platform bağımsızdır ama iş çok kanallı programlamaya gelince bu iş yatar. Örneğin Windows NT, 2000, XP kullandığınızda Java’daki kanal önceliği mekanizmasına güvenemezsiniz. Linux’da başka şey vardır. Solaris’de başka şey. Eliniz mahkum sanki C/C++ yazar gibi o semaforları yapacaksınız. Hiç görmeyen, hiç duymayan nasıl yazacak? Hatanın kaynağını bile bulamaz.
Biz bu iki tekniğin dengelenmesini amaçlıyoruz. Biraz kuram bilen ve bu kuramı uygulayabilen programcı yetiştirmek için çok saat ve örnek proje uygulamalı eğitim gerekli.
turk-internet.com: Anlaşıldı. Bu durumda iyi bir eğitimde bu iki teknik dengelenmeli. Siz bunu başarabileceğiniz konusunda iddialısınız. Bunu yapan sadece siz misiniz?
Bora Güngören: Yapan var. Mesela ODTÜ IDEA kurslarının bu konuda başarılı olduğunu biliyorum. Ama IDEA çok zaman alıyor. Okuyan bir öğrenci yada çok yoğun çalışan birisi için mükemmel ama 10 günde belli bir düzeye gelmeyi isteyene uygun değil.
turk-internet.com: Kampın içeriği ve uygulanması güzele benziyor. Katılım koşulları nedir?
Bora Güngören: Merak edenler için bütün detaylar http://kamp.ieee.metu.edu.tr/ adresinde var. Ben kısaca değinmek istiyorum. Sitedeki formu dolduruyorsunuz. Sizinle bağlantıya geçiliyor. Ödemeyi nasıl yapacağınız, kamp sabahı mı yoksa bir önceki gün akşam üstü mü geleceğiniz, karşılanmak isteyip istemediğiniz, otopark alanına gerek duyup duymayacağınız, şeker hastası, vejeteryan olmak gibi özel bir diyet takip etme durumunuz olup olmadığı, aklınıza ne gelirse netleştiriliyor.
Ödemeniz alındıktan sonra size Portakal Teknoloji’nn keseceği faturanız ve ODTÜ’ye ilk girişte kullanmanız için bir davet mektubu yollanıyor. Bu mektup ile ODTÜ’ye kolayca giriş yapıyorsunuz. Daha sonra etkinlik kayıt masasında kaydınız yapılınca size bir yaka kartı verilecek, odanıza yerleşeceksiniz.
turk-internet.com: Ödemeler nasıl ve ücretler neleri içeriyor?
Bora Güngören: 15 Ağustos öncesi peşin ödeme yapanlar için ciddi bir indirim var, bu ödeme banka hesap numarasına yapılıyor. Yada 15 Ağustos, 15 Eylül için kredi kartı ile iki taksitte ödeme yapmak mümkün. Bunu mail-order formu ile yapıyorsunuz. Böylece hem fatura kesilip hem de banka kanalı ile ödeme yapıldığı için her şey kayıtlı olacak. Ücretler dersleri, ders materyallerini, konaklamayı, üç öğün yemeği ve ders arasındaki ikramları içeriyor.
Konaklama EBİ’nin tek kişilik, müstakil banyolu, İnternet bağlantılı odalarında olacak. Yemekler de ODTÜ’deki lokantalarda olacak. Yani gerçekten güzel koşular var. ODTÜ’de olduğunu duyup 8’er kişilik odalarda ranzada yatacağınızı ve yemekhaneden tabldot yiyeceğinizi sanmayın. Kamp diyorsak, askeri kamp da değiliz yani.
turk-internet.com: Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler.
Bora Güngören: Asıl bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.



Kaynak : 