Hikayenin önceki bölümlerini
- Kiralık Beyin – 1
- Kiralık Beyin – 2
- Kiralık Beyin – 3
- Kiralık Beyin – 4
- Kiralık Beyin – 5
- Kiralık Beyin – 6
- Kiralık Beyin – 7
- Kiralık Beyin – 8
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Deneği ikna etmede yardımcı olur düşüncesiyle yanında getirdiği Asistanın yargılayıcı bakışları, kendisi ve olan biten hakkındaki fikrini açık seçik belli ediyordu. Bu yargılayıcı bakışlar Baş Rahibin zaten sıkkın olan canını daha da sıktı. Bakışlarını kaçıran Baş Rahip oldu.
Araba neden sonra bakımsız bir binanın önünde durdu. Nerden çıktığı belli olmayan serseri kılıklı bir adam hemen arabaya yanaştı ve açılan camdan başını uzatıp “ikinci katta” dedi. İşini sağlama alan şirket belli ki Anaxa’yı izletmişti. İki koruma görevlisi, Baş Rahip ve Asistan arabadan inip salaş görünümlü binaya girdiler.
İkinci katta, serserilerden oluşma bir grup odaya yayılmış, kafa yapan mavi-beyaz hapların etkisiyle kendilerinden geçmişlerdi. Bir ikisi hariç hepsi kel kafalı deneklerdi. Odada bilinci yerinde olan tek kişi şöminede yanan ateşe dalıp gitmiş olan Anaxa’ydı. Büyülenmiş gibi yanan ateşe bakıyordu.
Gelenler bir süre Anaxa’ya baktılar. Anaxa’nın yüzünde asistanın daha önce hiç görmediği sakin bir tebessüm vardı. Baş rahip en ikna edici ses tonuyla konuşmaya başlayacakken, Anaxa herkesin şaşkın bakışları altında ayağa kalktı ve Baş Rahip daha tek bir kelime edemeden “Gidelim” dedi.
Anaxa’nın ikna edilmeye gerek duyulmadan kendi isteğiyle bile bile ölüm tehlikesi çok yüksek bir işleme girmek istemesi en başta Asistanı şaşırtmıştı. Şaşkınlığı geçen Baş Rahip “peki gidelim, Anne bizi bekliyor” dedi.
Şirkete dönerlerken hiç konuşmadılar. Anaxa yine mutlu bir şekilde, sakin bir tebessümle gülümsüyordu. Asistanın sorduğu “Nasılsın, iyi misin?” gibisinden bir iki soruyu sakin bir baş sallaması ile geçiştirmişti. Asistan Anaxa’yı tanıyamıyordu. Karşısındaki bambaşka bir insandı sanki. “Bu Anaxa değil, bu aynı bedende başka bir ruh” diye içinden geçirdi. Bu kadar kısa sürede insan değişebilir miydi? Anaxa’yı değiştiren neydi?
Şirkette kimseler yoktu. Asistanın her zaman görmeye alıştığı kel kafalı denekler ve tabi görevliler yoktu. Anne hepsini göndermişti.
Bomboş binada altı adamın ayak sesleri duvarlarda yankılanırken Anaxa dışında herkes kaygılı gözüküyordu. Halbuki diğerleri için hiçbir risk söz konusu değildi. Ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan Anaxa’ydı. Yine de yüzündeki o tebessümle idam sehpasına en önde giden oydu.
Asistanın birimine gelince, Anaxa her zaman oturduğu üniteye kimse bir şey demeden oturdu. Baş Rahip ve iki koruma uzaktan Asistanın çalışmasını seyrederken Annenin tatlı sesi duyuldu.
Hikayenin devamını Kiralık Beyin – 10 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 