Yanımdaki arkadaşlardan biri “Türkiye’nin tüm bilişiminin toplamı, yapılması düşünülen boru hattının 10 kilometrelik bölümü anca ediyormuş” diyor.
Gülüşüyoruz. Ama o gülmüyor. “Ciddiyim” diyor. Gün boyu gösterdiğimiz entelektüel faaliyetlerin yükü biniyor sırtımıza bir anda, daha çok sıkılıyoruz.
10 kilometrelik bir borunun içindeyiz. binlerce kilometre olacak ve kimsenin dikkatini çekmeyecek boru hattının 10 kilometresinden sorumluyuz. Öyle ki bu borunun uzaması için değil, orada bir boru olduğunun farkına varılması için uğraş veriyoruz anlamsızca. Diğer ülkelerin borusuyla kıyasladığınızda şekil şemal eksiği yok. Sadece boyu…
İşin ilginç tarafı bi bu 10 kilometrelik boruyu hala payaşamıyoruz. Ülkenin önde gelen sivil toplum kuruluşları ayrı ayrı gelmişler toplantılara ve birbirlerinin önüne geçmeye, birbirleriyle aşık atmaya uğraşıyorlar. Bir tarafta bilişimle ilgili bir dernek, diğer tarafta bilişimle ilgili bir vakıf… Hangisine gideceksiniz? “Annenizi mi çok seversiniz babanızı mı” sorusuna muhatap kaldığınız zamanları hatırlıyor musunuz? İşi böyle düşününce nasıl da gerildiniz değil mi?
Tüm dünya Sayısal Bölünme (Digital Divide) kavramına savaş açmışken biz sayısal sayısal bölünüp duruyoruz. Sayısal bir yeterliliğimiz yok ama yine de sayısal bölünüyoruz. Hepi topu 10 kilometrelik bir boruyuz işte. Bölünerek çoğalan şeyler sadece hücreler. Bilişimle uğraşan insanların bölünerek çoğaldığı şimdiye dek nerede görülmüş?
Bir de üstüne üstlük Bilişim Sivil Toplum Örgütleri adı altında bir platform yapılmış. Bu platformda 12 dernek, bir vakıf ve bir platform kendine yer bulmuş. Ortak bir metin altına imza atmışlar zira devlet kademeleri “öyle teker teker gelmeyin” diyerek fırçalamış bunları (en azından ben öyle bir izlenim edindim)… Masanın etrafında anne ve babalardan fırça yemiş çocuklar gibi sessiz sessiz oturuyorlar. Sayısal bölünmüş vakıf ve derneğimiz mümkün olan en ayrı köşelerdeler. Güzel bir metin imzalamışlar. Öyle ya da böyle bir araya gelmişler işte. Ama hayır, birbirlerinin neredeyse yüzüne bile bakmadan çıkıp gidiyorlar.
Çıkarken birbirlerine tekme atarlar mı diye bakmıyorum arkalarından… 10 kilometrelik bir borunun içindeyiz. Sayısal bölünseler de fazla gidecek bir alanları olmadığı için daha çok kesişecek yolları. Onlar bu borunun boyunu ne hesapladılar bilmiyorum.



Kaynak : 