web analytics
Cuma, Haziran 26, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM TEKNOLOJİK MEVZUAT - HUKUK Devlet & eDevlet

e-Dönüşüm Acil Eylem Planı; Bir Değerlendirme

Ülkemiz bilgiye dayalı, bilim, teknoloji, entelektüel emek ve bireyin öne çıktığı bir toplum için yeniden yapılanmayı örgütleyecek, koordine edecek, strateji, yapılanma ve yelem planından yoksundur. Var olan yapılar, yeteri kadar açık, katılımcı ve paylaşmacı değildir.

Doç.Dr.Mustafa Akgül-Doç.Dr.Mustafa Akgül
17 Eylül 2003
-Devlet & eDevlet
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Ortak akıl ve yelem birliği için sivil toplum, özel sektör, üniversiteler ve kamu yeteri yoğunlukta iş birliği yapamaz ve geri besleme mekanizmları kuramazsa, hep beraber yine birkaç yıl kaybederiz. Sorumluluk başta siyasal kadrolar olmak üzere hepimizdedir.

Türkiye İnterneti 10 yaşını doldurdu. Plansız programsız, 10 sancılı yıl geçirdik. Ülkemiz Türk Telekomun satışından gelecek paraya odaklandı; telekom ve internet sektöründe serbestleşme ve tam rekabetin asıl odaklanması gerektiğini farkedemedi. Özelleştirme trenini kaçırdı, yeni modeller peşinde. Düzenleyici kuruluş olarak Telekomunikasyon Kurumunu çok geç kurdu; o da etkin çalışmaya çok yeni başladı. 2004 ocağında, telekomun ses tekeli kalkıyor. Ama gerekli yasal düzenleme yapılamazsa, yeri kazma tekeli devam edecek gözüküyor. Ülkemiz, Telekomun ses tekeli olduğu sayılı ülkelerden biri konumunda.

Telekomun özelleşmesi, ülkemiz politikacılarının en fazla ilgisini çeken konu idi. Ülkemiz politikacıları aslında “RTÜK Yasası” olarak bilinen paketle İnternet, katılımcılık, fikir özgürlüğü konularında ne düşündüğünü kanımca, çok açık ve net olarak gösterdi. Zamanın koalisyon hükümeti kısa vadeli hesapları uğruna tüm internet sektörünü karşısına almaktan çekinmedi; internet ve temsil ettiği değişimi önemsemediğini çok net ifade etti.
Politikacılarımızın internet ve bilişime ilgisi Avrupa Birliğinin etkisiyle gündeme geldi.

Ülkemizde bir dönem “Al Gore” modelleri konuşuldu; devleti bilgi teknolojileri ile yeniden yapılandırmak konuşuldu. 1997 de Başbakanlık müşteşarı 3 ay içinde başbakanlıkta tüm evrakların elektronik ortamda dolaşacağını müjdeliyordu. 1998’de KamuNet konferansı yapıldı, KamuNet yapılanmasına gidildi. Pratik olarak sıfır bütçe, çalışamayan sekreterya ile dar kişisel hesaplar ve marka ürün satmaya kurban edildi. Aynı dönemde kurulan ETKK ve İnternet (Üst) Kurulu bir miktar çalıştıktan sonra, istenilen düzeyde etkin olamadı.

Avrupa Birliği aralık 1999’da Helsinki’de e-Avrupa girişimini açıkladı. AB, İnternetin temsil ettiği değişimin sanayi devriminden çok daha önemli olduğu noktasından hareketle tüm Avrupa’yı; okulu, evi, işyerini ve devlet dairesini internete taşımak, tüm bireylerini bu teknolojilerle iş yapabilir hale getirmek ve gelecek 10 yıl içinde Avrupa’yı dünyanın en dinamik ve rekabetçi ekonomisi haline getirmek amaçlarıyla e-Avrupa projesini başlattı. 2000 ortasında kabul edilen eylem planı 2002’de bitecekti.

Aday ülkeler için benzeri bir girişim başlatma gereği ortaya çıktı ve 2001 haziranında Malta, Güney Kıbrıs’la birlikte Türkiye’de bu girişime katıldı. Aynı zamanda Bilişim Şurası önerisi Başbakanlığa 4 STK tarafından yapılmıştı. 2001 sonu ve 2002 ilk yarısı yoğun bir e-türkiye, e-devlet ve Bilişim Şurası karmaşası içinde geçti. Avrupa Birliğine sunulan bir kaç rapor, ve kalın bir “Türkiye Bilişim Şurası” kitabı ürettik. Şura’ya siyasal sahiplenme minimaldi; ve Şura Sonuç Raporundaki hiç bir konu hayata geçemedi.

Aslında 57. hükümet Ulusal Boyutta Örgütlenmeye el atmıştı. Başbakan yardımcısını yetkilendiren bir başbakanlık genelgesi de çıktı. Bu genelge, bu konuda eskiden var olan tüm genelgeleri ortadan kaldırdı; hızla yeni bir yapılanmaya gidilecek görünümü belirdi; ama araya 3 kasım seçimleri girdi.

Seçim Türk siyasi hayatını yeniden yapılandırdı, parlamento büyük ölçüde yenilendi. Yeni hükümet 6 aylık bir acil eylem planı ilan etti. İçinde “e-dönüşüm Türkiye” de vardı. Bunun ne anlama geldiğini önce anlıyamadık; daha sonra 6 ayda bir eylem planı ortaya çıkacağı şeklinde algılamamız, e-dönüşüm Türkiye’nin çok uzun soluklu bir konu olduğu söylendi. Yeni hükümet, Ulusal boyutta örgütlenme’nin bir koordinasyon birimi olarak algıladığı DPT’ye vermeye çok önce niyetlendi.

Aralık 2002 de inet-tr’02 sırasında AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan Bilişim Sektörüne bir açık çek verdi. Konferans sırasında ben “E-türkiye için acil eylem planı” önermiştim. Plan e-türkiye’nin sağlıklı gelişmesi için gerekli gördüğüm asgari ve yeterli koşulları içeriyordu. Murat Mercan, Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları bir örgütlenme yapısında anlaşırsa, onu hayata geçirmek sözünü verdi. Maalesef, Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları bu konuda bir girişimde bulunmadı.

Sonuçta hükümet tüm e-Türkiye, e-devlet, e-dönüşüm projelerine sahip çıkacak yapılanmayı Bilgi Toplumu Dairesi olarak gerçekleştirdi. Doğrudan Müsteşar yardımcısına bağlı 5 uzmandan oluşan Bilgi Toplumu Dairesi tüm bu dönüşümü örgütleyecek, koordine edecekti. Bilgi Toplumu Dairesi koordinatörlüğünde 2003-2004 için e-dönüşüm acil eylem planı hazırlanıp, bakanlar kurulu onayından sonra hayata geçecekti.

Ortada varolan acil eylem taslak programı hakkında görüş belirtmeden önce ülkemiz internetin kısa bir değerlendirmesini yapalım.

Türkeye İnternetin Hali Pür Meali !

Ülkemiz interneti, bu 10 yılda kafası gözü yarıla yarıla epey yol kat etti. Bir sahibinin olmayışı, ortada bir plan olmayışı, dükalıkların bol olduğu bu ortamda, eşit olmayan bir gelişme gösterdi.

Bir yandan dünya ile yarışma noktasında internet şirketleri, kendi çalışma biçimlerini bu yeni ortama geç de olsa uyarlamaya başlayan holdingler / şirketler; öte yandan ya internetten
bihaber ya da broşür webi olan tek e-posta hesabı olan şirketler. Bir yandan interneti yoğun olarak kullanan profesyoneller, öğrenciler; öte yandan internetle tanışmamış ama zararlı olduğuna inanmış gençler.

Ülkemizde geniş kitleler internetle bilfiil tanışmamışlar, pek çoğu interneti en iyimser yorumuyla sohbet ortamı olarak algılıyor. İnterneti kullanan 5 milyon civarında kişi olduğu kabul ediliyor. İnternetle tanışmış insan sayısını da 7 milyon civarında kabul ediyoruz.

İnternete sürekli bağlı ve DNS sistemine kayıtlı bilgisayar sayısı uluslarası istatistiklerde 130 bin civarında gözüküyor. .TR altında alan adı sayısı 50 bin civarında, diyelim ki 100 bin adet te .TR’sız olarak, dışarıda var. Gene Türkiye ölçeğinde bir ülke için çok küçük rakamlar. İnternet büyük şehirlerin dışında şaşırtıcı bir şekilde yer yer filizleniyor ama onu teşvik edici, ana babaları rahatlatıcı, tüketici haklarını koruyucu düzenleme ve yapılanma arayışı bile yok. Ülkemiz, 10 yılda tüm yüksek öğrenim gençlerine bile doğru dürüst internet erişimi ve bilişim /internet okur yazarlığı sağlayamamıştır.

Kampüslarini telsiz altyapısına kavuşturan, yurt odalarına internet erişimi sağlayan devlet ve vakıf üniversiteleri gerçeğinin yanında bardağın boş tarafını da görelim: meslek yüksek okul öğrencilerine doğru dürüst internet erişimi veremiyoruz, pek çok üniversitemizde öğrencilere o üniversiteden bir e-posta hesabı bile veremiyoruz; YÖK’ün zorunlu tuttuğu temel enformatik derslerini veremeyen pek çok üniversitemiz var. MEB Dünya Bankasının teşvik ve zorlamasıyla 3 bin kadar okulda bilgisayar laboratuarı kurdu; şimdilerde de tüm köy okullarına bilgisayar götürüyor; ama bunlarla Türk öğrenci gençliğini bilgisayar ve internetle tanıştırmada önemli bir başarı sağladığımız söylemek mümkün değil. Öğretmenlere yönelik ve bu okulları destekliyecek çabalar yetersiz, durumu değerlendirecek mekanizmalar eksik.

Ülkemiz, bu devrimsel değişime hazırlanmak için insan gücü yetiştirme konusunda ciddi bir adım atma çabasına girmedi. Universitelerimizde, buna uygun bir yapılanma olmadı; ne öğretim üyedi yetiştirmek için, ne teknisyenden doktoralı araştırmacıya daha fazla insan yetiştirmek için özel bir çabaya girilmedi. Pazarın zorlamasıyla talep olduğu için bilgisayar mühendisliği bölümleri açılmaya devam edildi. İkinci öğretim kapsamında, mühendislik ve fen bilimleri mezunlarını bilişim sektörüne kazandırmaya yönelik bazı programlar başladı ama bunlar çok küçük çaplı programlardır.

Kamu kesimi de bu eşit olmayan gelişmeyi yaşamaktadır. Bazı adacıklar, tasarım ve yazılım boyutunda çok başarılı gözükmektedir. Bazı uygulamalar ciddi tasarruf sağlamışlardır, ama buna karşılık, webi olmayan anayasal kuruluşlarımız, bilgi işlem birimi olmayan bakanlıklarımız vardır. Kamu kesiminde herkes kendi gücü ve becerisi ölçüsünde bir şeyler yapabilmektedir. Ortada ciddi bir plan, sahiplenme ve koordinasyon çabası olmadı.

Ülkemizde bazı kavramları hiç tartışmadan, üzerinde anlaşmadan kabullenip, kullanmaya başlamak çok yaygın. E-türkiye, e-devlet, e-dönüşüm, digital devlet, bilgi toplumu, bilişim toplumu, enformasyon toplumu gibi. Ne Türk devleti, ne Türk intelligensi bu terimler üzerinde yeteri kadar düşünüp, tartışıp anlaşmıştır. Elimizde bunları kavram düzeyinde tanımlayan metinler bile yok. Bunları sınırları belirli bir proje olarak, e-Avrupa’da olduğu gibi, konuşmak ise tam bir hayal. Bu altyapı üzerinde Bilgi Toplumu Dairesi, yeniden yapılan e-Türkiye çalışma grupları ile bir yıl önce hazırlanan çeşitli metinleri de göz önüne alarak 2003 ve 2004’u kapsayan acil eylem planı taslağı hazırladı, bu danışma kuruluşundan geçti. Bilgi Toplumu Dairesi (BTD) bunu gözden geçirip, Bakanlar Kuruluna sunacak ve bu kesinleşecekti.

DPT webinde, ağustos başında bu konuda bir bilgi yoktu. DPT webinde, şayet tam adresi bilmiyorsanız, BTD’yi bulmanız mümkün değil. Ne DPT teşkilatında, ne site haritasında, ne de tarama da çıkıyor. Halbuki ana menü de gözükmesi gerekirdi. E-content programı var ama BTD yoktu. BTD adresini daha önceden bilince webi inceleme sansımız oldu. Webte temmuz başında Avrupa Birliği Bakanlar Toplantısı hakkında bilgi ve 20 mayıs tarihli e-dönüşüm taslak programı vardı. BTD hakkında, e-türkiye çalışma grupları, danışma kurulu hakkında hiç bir bilgi yoktu. Kamu oyundan gelen öneri ve eleştiriler hakkında hiç bir belirti yoktu. BTD kapalı kalmayı tercih etmişti.

Acil Eylem Planı henüz netleşemedi. Taslağın ne kadarı Bakanlar Kurulu’nda onaylanacak bilemiyoruz. Değerlendirmemiz genel çizgiler üzerinden olacaktır. Taslağın 1. maddesi “Bilgi Toplumu Stratejisinin Oluşturulması” idi, 2004 yılında bitmesi bekleniyor ve toplam 3 milyon $ düşünülmüştü. Bu ülkenin bu konuda çok da kafa yormadığının açık itirafı idi. Bu stratejinin nasıl oluşturulacağı konusunda hiçbir ipucu yoktu. Uzmanlara yazdırılacak rapor, ve danışmanlık hizmetlerini gerekli görmekle birlikte, bu stratejinin ve sonucu olacak eylem planının katılımcı süreçlerle belirlenmesi ve sürekli elden geçirilmesi gerektiğinin altını çizmerk isterim. Diğer altbaşlık ve proje sayılarına bakalım: teknik altyapı 4, e-eğitim 6, hukuk 16, standartlar 1, e-devlet 21, e-sağlık 15 ve e-ticaret 8 olmak üzere toplam 72 proje idi. Bu ne kadar gerçekci. Diyelim ki Bakanlar Kurulu tüm bu projelere ve taleb edilen finansa tamam dedi. Bu projlerin 2004 sonuna kadar bitmesi, önemli yol katetmesi mümkün mü? 10 yıllık deneyim bu hedeflerin gerçekci olmadığını, bu koşullarda (bu yapılanma, sahiplenme ve işgücü ile) bunları yapmaya kalkmanın kendimizi ve toplumu kandırmak olacağını düşünüyoruz.

Peki Ne Yapılmalı ?

Ülkemiz bu yarışta, internetin temsil ettiği değişimin getirdiği yarışta, bilgi toplumu yarışında geç kalmaktadır. Bu konuda ciddi bir sıçrama yapmak için, işin öneminin kavranması ve bir biriyle uyumlu, farklı boyutlarda düzgün ve cesur adımlar atılması gerekmektedir. Bu boyutlar, strateji, örgütlenme, eylem planı, insan gücü, teşvik, serbestleşme, rekabet, altyapı, sayısal uçurum, kültürü yayma, hukuk, tüketici hakları, v.b. boyutları kapsamalıdır. Bu adımlar siyasal kadrolarca benimsenmiş, çeşitli toplum önderlerince, liderliği üstlenilmiş, topluma bunun ülkemizin dünya ile bütünleşmek, ekonomik, toplumsal ve demokratik gelişme yolunda sıçratacak bir araçlar manzumesi olduğuna ikna edecek ve toplumu bir seferberlik haline koyabilecek kapsamda olmalıdır. Yöntem üzerinde yeterince durmazsak, aynı hataları defalarca yineleriz. Benim inet-tr’02 ortaya attığım asgari acil eylem planında şunlar var idi:

  • Bakan düzeyinde bir sorumlu ve en az müsteşarlık düzeyinde bir yapılanma,
  • İlgili herkesin katkı verebildiği, sürekli çalışan katılımcı saydam yapılar,
  • Bu yapılara sekreterya desteği ve uzman çekirdek kadro desteği,
  • Parlamentoda ana işi bu olan bir sürekli komisyon (bilişim ya da bilgi toplumu),
  • Tüm bu tarafların katılımı ile kamuoyu önünde gelişmeleri gözden geçiren periodik toplantılar, örneğin e-Türkiye kurultayı ya da e-devlet konferansı gibi.

Burada kilit nokta katılımcı saydam mekanizmalardır. Sivil toplumun, üniversitenin, özel sektörün ve sıradan yurttaşların katkısı bu çabaların doğru yolda gitmesini, hatalardan çabuk dönmesini sağlayacaktır. Yukarıdaki koşullar asgari koşullardır. Asıl yapılacak işler bu yapılanmanın ortaya çıkaracaklarıdır. Yeteri kadar katılımcı ve saydam olmayan süreçler, başarısızlığa mahkumdur. Hele Türkiye gibi yolsuzluğun çok yoğun bir ülkede buna hiç şaşırmamak gerekir.

Liderliğe soyunan ekip olabildiğince açık, işbirliğine yatkın, eleştiri ve önerilere hoş görüyle bakan, her ortamda bilgi ve hesap vermeye hazır ve gönüllü olmalıdır. Kendini savunma duvarları arkasına kapatan bir ekip, hataları farkedemeyip kendini kolayca herkesten soyutlayacaktır. Bu ekibin proaktif, atılgan ve iletişime açık olması önemlidir.

E-devlet mi? E-dönüşüm mü? E-Türkiye mi ?

Ortaya konan taslak e-dönüşüm planı bir e-devlet planıdır. İşin başındaki pek çok kişinin bakış açısı verimlilik artışı ya da getirdiği tasarrufla sınırlıdır. E-devleti, bilgi teknolojilerin başını çektiği devrimsel değişimin ışığında devleti yeniden yapılanma projesi olarak tanımlamak gerekir. E-dönüşüm eylem planındaki projeler, bu yapılanma için gerekli birincil aşama projelerdir. E-türkiye ise tüm ülkenin, dağdaki çobandan tarladaki çiftciye, tekstilden gıdaya, sağlıktan ticarete, bakkaldan organize sanayi bölgesindeki KOBI’ye, turizmden otomobile tüm sektörler ve tüm yurttaşların emek yoğun bir ekonomik ve toplumsal yaşamdan yüksek katma değerli, bilgi yoğun bir yaşam için yeniden yapılanması kavramsal projesidir. Bu ise toplumun kültüründe, eğitim sisteminde, iş yapış biçiminde ciddi değişiklikler gerektirir. Bunu DPT’nin bir dairesine yüklemek büyük haksızlık olur.

Kamu projelerinin büyük, yekpare, anahtar teslim ihalesi alışkanlığından vaz geçilip, birbiriyle uyumlu, küçük projelere bölünmesi, pilot proje ile başlanması ve danışmanlık boyutunun olması, proje süresince kamu oyundan geri besleme alınması önemlidir.

E-dönüşüm taslak planında hukuki altyapı 16 proje ile e-devletden sonra en büyük ikinci grup durumunda. Türkiye son yıllarda daha katılımcı olmaya başladı ama, taslak planda büyük ölçüde yasa hazırlama süreci kamu içinde kapalı kalacak şekilde düzenlenmiş. Çok az yerde Sivil Toplum Kuruluşlarının katkısı sözkonusu. Tüm yasa, yönetmelik hazırlıklarında, sivil toplum kuruluşları muhakkak bulunmalıdır. Bir yasa ve yönetmelik hazırlanırken açıklıktan korkmamak gerekir. STK’ların rolü konusunda “Her Yerde STK” sloganını yerinde buluyorum.

Kültürü yayma, kamu görevlilerini internetle tanıştıran projelere öncelik verilmelidir. Öğretmenleri kazanmak çok önemli bir hedeftir. Adalet sistemi mensuplarına bu teknolojileri ve uygulamaları tanıştırmak, kullanıcı olma ötesinde bilgilendirme ve iletişim mekanizmalarını kurmak gereklidir.

Tüm e-devlet bir bütün olarak bakan bir bakış açısıyla öncelikleri ve ilkeleri kapsayan bir eylem planı önemlidir. Özellikle kaymakamlıklar ve valilikler için uygun bir model geliştirilmeli, her devlet dairesinin kendi çözümünü kendi başına bulmasının önüne geçmek gerekir. Kaymakamlık ve valilik düzeyinde ortak ağ ve ortak yönetim içinde her kurumun kendi gereksinimlerini sağlayabilecek modeller aranmalıdır. Ağ altyapısı ve bilişim kültürü verilmeden büyük projelere başlanılmamalıdır.

Tüm kamu için bir KamuNet ağının kurulması, esnek ve hotorojen bir yapıya olanak veren bir bakış açısıyla çalışılmalıdır.

Tüm bu süreçte kritik bir konuda insan kaynaklarıdır. Ülkenin ciddi bir şekilde her kademe de, teknisyenden doktoralı araştırmacıya geniş bir yelpazede bilişimci yetiştirmesi gerekir. Buna parelel olarak, kritik bir diğer konu ise kamudaki insan kaynakları politikalarıdır. Bu politikalarla yetişmiş, yetenekli bilişimcileri kamuda tutmak gittikçe zorlaşmaktadır. Benzeri bir şekilde kamudaki bilişimcileri meslek içi eğitim ve sürekli eğitim kapsamında eğitime tabi tutmak için bir proje gözükmemektedir.

Açık kaynak kodlu yazılımlar ve her düzeyde yazılımların ve kaynak kodlarının paylaşılması öncelikle gündeme gelmelidir. Bu sadece maliyetleri düşürmek için değil; güvenli, etkin sistemlerin kurulmasının ötesinde yazılım sektörünün gelişmesi için önemlidir. Her çalışanın pek çok yeteneğini kullanmadığı en pahalı yazılımları dağıtmak yerine, gereksinimlere göre çeşitlendirilmiş ve uyarlanmış açık kaynak kodlu yazılımlar çok daha anlamlı olacaktır.

Ülkemiz, internetin başı çektiği devrimi algılayıp, ona göre rotasını henüz değiştiremiştir. Yapılacak işler bu bütünlük içinde yapılmaya çalışılmalı, toplumdaki tüm kesimlerle, özellikle Sivil Toplum Örgütleriyle katılımcı, saydam ve organik iş birlikleri kurulmalı, toplumla ciddi bir diyalogh çabası ortaya konmalıdır. Aksi halde Türkiye bir kaç yıl daha kaybedecektir. Adına ne dersek diyelim bu devrimsel değişime ülkemizi hazırlamak uzun soluklu bir süreçtir. Bu süreç hepimizin ortak çabası sağlıklı bir gelişme gösterebilir. Bunun için her kesimin, her STK’nın ve tek tek bireylerin işbirliği, diyalog ve hoşgörü ortamında elinden geleni yapması gerekmektedir.

Gelin elbirliği ile e-türkiye’yi kuralım !

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Doç.Dr.Mustafa Akgül

Doç.Dr.Mustafa Akgül

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.