Gerçekten de, pek çok İnternet servis sağlayıcı, Linux sayesinde ciddi oranlarda tasarruf yapabiliyor ve ayakta kalıyor.
Eğer Linux olmasaydı, İnternet üzerinde iş yapan firmaların üçte biri, zaten kısıtlı olan BT bütçelerinde büyük açıklar verecekti. Aynı servisi veren işletim sistemlerine göre, Linux %85-90’lara varan tasarruf imkanı sağlıyor, dolayısıyla bu para satış, pazarlama, daha iyi eğitim ve iş imkanı olarak geri dönüyor. Dahası, Linux için harcanan para ülkede kalıyor, katma değere sahip olarak yeniden sirkülasyona giriyor. Hükümetlerin Linux’a değer vermesinin arkasındaki nedenlerden birincisi de bu.
Kanımca, 2004 yılı Linux için bir dönüm noktası olacak. Benzer bir kırılma anını, önemli bir sürüm değişikliği (2.2) yapıldığı sırada, 1999 yılının başında yaşamıştık. O zamanlar özellikle işin teknik boyutundaki sürtünme katsayısı azalmıştı. Linux altında çalışan ve kaliteli olarak nitelendirilen uygulamaların sayısı 6000’den 10000 sınırına yaklaşmıştı. Şimdi ise müşterilerin direnci azalıyor. Birkaç yıl öncesine kadar Linux çözüm firmaları müşterilerin ayağına giderken, şimdi suyun akışı tersine döndü. Yenilikleri takip etmede geç kalan kamu kurumları bile Linux’un gidişatını önceden görüp önlem almaya, yatırım yapmaya başladı.
* * *
Hala yazılım lisanslama bedelleri çok yüksek. Hatta, bazı kurumları e-iş yapamaz hale getirecek kadar. Bir Microsoft uzmanı, üç yıl önce kurduğu bir sistem için 750 dolar aldığını, ancak sistem kurulumunun artık herkes tarafından kolayca yapılabildiği için bu rakamın 200 dolara kadar indiğini söylemişti. Konuya “duygusal” bakmak yerine, kısıtlı ve daralmaktan bitap düşmüş bilişim pazarında yeni alternatifler aramaya başlamıştı. Bunun sonunda Linux ile karşılaşmış, sunduğu çözümlerin kalitesi konusunda hayrete düşmüştü. Özellikle OpenOffice.org ile çalıştıktan sonra “neden hala firmaların alternatif yazılımlara yönelemediklerini anlamadığını” söylemişti.
Benzer bir durum Eminönü Belediyesi’nde yaşandı. Belediye, üç yıldır süren BT harcamalarını kısma çalışmaları sürecinde Linux kullanarak 250.000 USD tasarruf yaptığını açıkladı. Tıpkı direnci yeni yeni kırılan müşteriler örneğindeki gibi, birkaç yıl öncesine kadar Linux kullanmak ayıp sayılıyordu. Şimdi ise, övünç kaynağı. Müşteriler, dış kaynak kullanımı yapmadan kendi kendilerine Linux’tan değer kazanmaya başladılar. Bazıları da kazandıklarını tekrar geriye, Linux havuzuna aktarıyor ve devinimin sürmesinde yardımcı oluyor.
Eğer benzer bir başarı hikayesini yakalamak istiyorsanız, öncelikle firmanızın bir “açık kaynak kodu” politikası olmalıdır. Değişimin ilk şartı budur. Politika ve olası senaryolar oluşturulurken atılması gereken adımları bir eylem planına dönüştürmelisiniz. Aşağıda, şimdiye kadar gözlemlediklerimi, bir açık kaynak kod politikası yaratma sürecine girmek isteyen kurumlar için özetlemeye çalıştım.
Öncelikle bir danışman bulun ve birlikte çalışın
Mutlaka “bir bilenin” bilgi birikimi ve önerisinden faydalanın, gerekiyorsa bunu karşılıklı bir anlaşma ile sözleşmeye geçirin. Bizde danışmanlık önemsenmeyen bir kavramdır, ama siz aynı hataya düşmeyin. Danışmandan gelebilecek çok değerli bilgiler bir anda haftalarınızı kurtarır. Özgür yazılımın geçmişi fazla olmadığı için deneyimli danışmanları hemen yanınızda bulamayabilirsiniz. Böyle durumlarda bu sektörde rağbet gören açık kaynak kodlu yazılımları tanıyan bir kişinin bile büyük yararını göreceksiniz.
Yönetim ve çalışanların desteğini alın
Alışkanlıkları değiştirmek kolay değildir. Muhtemelen birkaç kişinin keyfini kaçıracağınız için, kapıdan değil doğrudan bacayı kullanarak içeri girmenin yollarını araştırmak gereklidir. Bunun için şirket yönetiminden söz sahibi olan bir kişiye, açık kaynak kodlu yazılımları kullanmanın önemini (güvenlik, maliyet, esneklik ve bağımsızlık) anlatın. Gerekiyorsa 2 – 3 sayfa uzunluğunda, kesinlikle teknik kelimeler içermeyen ve her bir paragrafı 5 satırı geçmeyen bir rapor hazırlayın. Bu rapor, aşağıdaki maddeleri kapsayabilir.
- Açık kaynak kodlu yazılım nedir?
- Neden açık kaynak kodlu yazılımlar kullanmalıyım?
- Eğer kullanmazsam ne kaybederim?
- Dünyada ve Türkiye’de açık kaynak kodlu yazılım kullanan kurumlar
- Firmamız bu atılım karşısında ne yapmalı?
Raporun her yönetim kurulu üyesine gittiğine ve okunduğuna emin olun. Bu işlemle paralel olarak, e-posta gönderme imkanınız varsa, açık kaynak koda geçiş başarı hikayelerini çeşitli yerel ve uluslar arası web sayfalarından öğrenin ve çalışanlarınıza gönderin. Gerekiyorsa, elinizin altındaki imkanları kullanarak direnç gösterebilecekleri kısa (birkaç saat) ve orta düzey (birkaç gün ya da hafta) eğitimden geçirin. Çalışanların sizin başlattığınız bu tasarrufu teşvik politikasına katılmalarını sağlayın. Onları sürekli bilgilendirin. Ama sıkboğaz etmeyin.
Yazılım demirbaş listesi hazırlayın
Tüm yazılımlarınızın bir envanterini oluşturun ve bunların alternatiflerini (açık ya da kapalı kaynak kodlu) sıralayın. Bu çalışmayı mevcut yazılımlar hakkında detaylı bilgisi olan bir bilgi işlem elemanı yapmalıdır.
Aşağıdaki gibi bir tablo işinizi görecektir.
- Kullanılan yazılımın adı:
- Alternatif açık kaynak kodlu yazılımın adı:
- Tedarik edileceği kurum/kişi/adres:
- Geçiş yapılacak yazılımın öncelik ve önem sırası:
- Geçişin toplam maliyeti:
- Yapılacak toplam tasarruf:
- Geçiş zorluğu: 1/2/3 (1 – çok kolay, ek harcama gerektirmiyor. 2 – küçük değişiklikler ve eğitim ihtiyacı var. 3 – çok zor, sorunlar yaşanmaya müsait)
- Notlar:
Muadil açık kaynak yazılımların çokluğu alternatifleri artırır. Dolayısıyla, danışmanın yazılım repertuarı yukarıdaki tablonun hazırlanması sırasında başvurulacak önemli bir bilgi kaynağıdır. Listenin oluşturulması sürecinde yönetimdekileri sürekli bilgilendirin ve geçiş işlemi sonucunda ne kadar tasarruf edileceğini söyleyin.
Eğer küçük bir firmaysanız, dinamik karar alma mekanizmasını avantaja dönüştürmeniz gerekiyor. Orta ve büyük ölçekli kurumların ise yazılım değişikliklerinde, süreç-insan-teknoloji üçgeninde olan bitenleri daha dikkatli izlemeleri gereklidir. Bu üç saç ayağının bir tanesinin hasta olması halinde projenin tamamı tehlikeye girebilir. Bu nedenle doğru seçilen liderler ve önceden belirlenmiş mekanizmaların yeterliliği olan teknoloji ile zamanında buluşması gereklidir.
Açık kaynak kodlu yazılımlar bize önemli fırsatlar veriyor. Sunduğu olanaklar kurumların iş yapış metodolojilerini daha az maliyetle, daha yüksek performansla yeniden tasarlamasına olanak veriyor. Önümüzdeki yılın açık kaynak kodlu yazılımlar açısından oldukça büyük açılımlara gebe olduğunu şimdiden söyleyelim. Bu süreçte atılması gereken en önemli adımlardan birisi Linux ve OpenOffice.org gibi ürünlerin kamu ve özel sektörde benimsenmesi gerekliliğidir.



Kaynak : 