DPT, “2004 yılı Programı”nı açıklandı. Bilim ve teknoloji ile ilgili yeni açılımların yer aldığı Program’da, 2004 yılında AR-GE faaliyetlerine yeterli kaynağı ayrılması yönünde politikalar geliştirilmesi planlanıyor. Mevcut durumun, bilim ve teknoloji politikalarının, eğitim-öğretim, sanayi, tarım ve hizmet politikaları ile bütünlük içinde ele alınamadığı belirtiliyor.
Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliğini geliştirici çalışmalar yapıldığı, bilgi birikiminin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi için teknopark, yenilik merkezleri ve Ar-Ge Merkezlerinin faaliyetlerine ve geliştirilmelerine devam edildiği vurgulanıyor.
DPT Programı’nda, uluslararası düzeyde rekabet gücü kazanmak için, bilgi toplumu olma amacı doğrultusunda bilimsel ve teknolojik gelişmeler sağlanması üzerinde duruluyor. Bu yönde bilimsel araştırma faaliyetleri, yenilikçi buluşları ve teknolojik gelişmeye sağlanan katkıların destekleneceği ifade ediliyor. Ar-Ge faaliyetlerine GSYIH’dan ayrılan payın yüzde 1,5 seviyesine ve on bin işgücüne düşen tam zaman eşdeğer araştırmacı sayısı 20’ye çıkarılacağı vurgulanıyor. Ar-Ge faaliyetleri için GSYIH’dan ayrılan pay şu anda yüzde 1 ve on bin işgücüne düşen araştırmacı sayısı 15 seviyesinde bulunuyor. Program’da şöyle deniliyor:
“Biyoteknoloji ve gen mühendisliği, yazılım ve iletişim teknolojileri, yeni malzemeler,
uzay bilim ve teknolojileri, nükleer teknoloji, savunma sanayii, deniz bilimleri teknolojileri
ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi ileri uygulama alanlarındaki Ar-Ge faaliyetleri
sürdürülecektir.”
BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Dünyanın en rekabetçi, dinamik ve bilgi tabanlı ekonomisi haline gelmesi amaçlanan bilgi ve iletişim teknolojileri, eAvrupa Girişimi ve Eylem Planı olarak 2002 yılında kabul edildiği hatırlatılan Program’da, Türkiye’nin de 2004 yılından itibaren eAvrupa 2005’e taraf olacağı kaydediliyor.
e-Dönüşüm Türkiye Projesinin başlıca hedefinin, “Türkiye’nin bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandırılması, daha kaliteli ve hızlı kamu hizmeti sunabilmek amacıyla; katılımcı, şeffaf, etkin ve basit iş süreçlerine sahip bir devlet yapısının oluşturulması” olarak hatırlatılıyor. Program’da e-Dönüşüm faaliyetlerine ilişkin şu ifadelere yer veriliyor:
“e-Devlet ve e-Ticarete ilişkin yasal alt yapının oluşturulması çalışmaları sürdürülmektedir. Bu kapsamda; vergi beyannamelerinin, internet de dahil her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine ve vergilerin çevrimiçi ödenmesine imkan sağlayan 4962 sayılı Kanun 7 Ağustos 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Elektronik İmza Kanunu Tasarısı TBMM gündemindedir. Elektronik ortamdaki mal ve hizmet satışlarında tüketicinin korunmasına ilişkin yönetmelik 1 3 Haziran 2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bunların yanı sıra, ulusal bilgi güvenliği, Fikri Haklar Kanununda değişiklik, kişisel verilerin korunması ve bilişim suçlarına ilişkin Türk Ceza Kanununda değişiklik konularında yapılan çalışmalar devam etmektedir.
BİLGİ VE İLETİŞİM PAZARI
Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı, 2002 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 oranında büyüyerek 9,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2003 yılında da yaklaşık yüzde 12 oranında büyüme ile toplam pazarın, 10,3 milyar dolar seviyesine erişeceği tahmin edilmektedir. Bu pazarın, yaklaşık 8,5 milyar dolarlık kısmı (yüzde 83) telekomünikasyon sektörü, geri kalan 1 ,8 milyar dolarlık kısmı (yüzde 17) ise bilgi teknolojilerinden oluşmaktadır.”
Kamunun bilgi işlem teknolojilerine yatırımlarının da vurgulandığı raporda, kamu yatırımlarının 2002 yılında 203 proje için 190 milyon dolar, 2003 yılında ise 204 proje için yaklaşık 210 milyon dolar ödenek tahsis edildiği kaydediliyor. 2004 yılında bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının 2003 yılına oranla yaklaşık yüzde 16 büyüyerek 11,9 milyar dolar seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor.
MOBİL TELEFON ABONE SAYISI 26 MİLYON
Programda, sabit telefon santral kapasitesinin, 2002 yılındaki 21,1 milyon hat seviyesinden, 2003 yılında 21,2 milyon hatta yükseleceği, buna karşın abone sayısının 18,8 milyona gerileyeceği tahmin ediliyor.
Mobil telefon abone sayısının 2003 yılı sonunda 26 milyona, abone yoğunluğunun ise yaklaşık üzde 36.5’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Mobil telefon abone sayısı 2002 yılında 23,4 milyona, abone yoğunluğu ise yüzde 33,3’e seviyesinde bulunuyor.
KİŞİSEL BİLGİSAYAR KULLANIMI
Program’da, kişisel bilgisayar kullanımının son yıllarda hızla artmasına rağmen 2002 yılında 100 kişiye düşen 4,1 bilgisayar ve yüzde 5,7 internet kullanıcı yoğunluğu ile Türkiye, halen AB adayı ülkeler arasında son sıralarda yer aldığı belirtiliyor. İnternet kullanıcı sayısının 2003 yılı sonunda 6 milyona ulaşmasının hedeflendiği kaydediliyor.



Kaynak : 