İkinci Dünya Savaşı sırasında uçaksavarların dost ve düşman güçleri birbirinden ayırt edebilmesi için geliştirilen bu teknoloji günümüzde üreticiler ve satıcılar tarafından malların üretim bandından mağaza raflarına uzanan seyrinin düzenlemek için kullanıyor.
Sistemin 2 temel direği var. Bunların ilki tablaların, kasaların ve bazen de teker teker ürünlerin üzerine yerleştirilen dosya kağıdı inceliğinde ve bir inç kalınlığındaki vericiler olan “etiketler”. Diğeri ise sinyaller aldıktan sonra çevirip şebekeye geri yollayan pizza kutusu büyüklüğündeki okuyucu panelleri.
Perakende şirketleri, RFID teknolojisinin bar kodların yerine geçerek tedarik zincirini daha verimli hale getireceğine, hırsızlık ve malların kaybolması nedeniyle doğan sorunların önüne geçeceğine inanıyor. Diğer sektörler de bu teknolojiyi işlerine yarayacak biçimde kullanmanın yollarını arıyorlar.
Sağlık kuruluşları RFID’yi hastaların ilaçlarını zamanında verebilmek ve tıbbi cihazlardan yeterli verimi almak için kullanabileceklerini düşünüyor. İtfaiye teşkilatları ise ekip liderlerinin diğer itfaiyecilere binanı planı hakkında bilgi vererek yönlendirmesini sağlayacak bir sistemin hazırlanması bekliyorlar.
IT departmanları RFID’nin sağladığı potansiyeli yavaş yavaş fark ediyor olmakla beraber bu sistemin taşıdığı sorunların geniş çaplı kullanılmasını 3-4 yıl geciktireceğinin da farkındalar. Ancak uzmanlar da sinyal altyapısı, standartların düşüklüğü ve etiketlerin yüksek maliyeti gibi sorunları çözmek için yoğun çaba harcıyor.
Ultimatondan Sonra
RFID yeniden doğuşunu hangi şirkete borçlu? Bu sorunun cevabı oldukça şaşırtıcı. RFID’ye yeniden hayat veren şirket dünyanın teknoloji başkentleri Kaliforniya ve Washington ‘dan ve hatta New York’dan yönetilenlerden biri değil.
Bu firma merkezi Arkansas’da bulunan perakendecilik devi Wall-Mart. Her ne kadar şirkete bağlı süpermarketlere alış-veriş yapmak için gelen müşteriler yalnızca kendilerine karşılayan mavi yelekli Wall-Mart çalışanlarını görseler de aslında mağazanın arka tarafında RFMID teknolojisine dayanan yoğun bir envanter faliyeti gerçekleşiyor ve Wall_Mart çalıştığı IT firmalarından ve mal aldığı satıcılardan aynı teknoloji kullanmasını istiyor.
Şirket önümüzdeki yıllarda mevcut sistemlerini RFID’ye uyumlu hale getirmek için 3 milyar dolarlık bir harcamayı göze almış durumda. Fakat gözlemciler bu tutarla Wall-Mart’ın kazanacağı rakamın karşılaştırdıklarında uyumlaştırmanın bu paraya değeceğini ve Wall-Mart’ın yılda 8 milyar dolar tasarruf edeceğini söylüyorlar.
Wall_Mart en çok mal aldığı 100 şirketten kendisine yollanan kasaların ve paketlerin tümünün üzerine 2005 yılına kadar RFID yerleştirilmesini istedi ve iş yaptığı küçük firmalara fazladan bir yıl süre tanıdı. Büyük müşterilerini kaybetmekten korkan tedarikçiler şimdi bu isteği yarine getirmek içim çırpınıyorlar.
“Bundan 3-4 ay önce bana RFID sisteminiz hazır mı diye sorsaydınız size olumlu bir cevap veremezdim.” diyen tıraş bıçağı devi Gillette’in 20 kişilik RFID ekibinin lideri Jamshed Dubash, şöyle devam ediyor: “ Fakat bu ultimaton bize açık biçimde gösterdi ki Wall_Mart yoluna bu sistemle devam edecek ve biz onlarla çalışmayı sürdürmek istiyorsak aynı şeyi yapmak zorundayız.”
Dubash, Wall-Mart’ın kendilerine tanıdığı süre bitmeden hazırlıklarını tamamlayacaklarını söylüyor. Halen A.B.D’nin kuzeybatı bölgesindeki Devens Massachusetts’deki 400.000 metrekarelik dağıtım tesislerinde bu sistemi kullanıyorlar.
Şirket RFID teknolojisinin endüstriye her yıl 40 milyar Dolara mal olan hırsızlık,yerine getirilmeyen siparişlerin saptanamaması ve ürünlerin mağazanın yanış bölümüne yerleştirilmesi gibi sorunların önüne geçeceğini düşünüyor. Ayrıca bu sistem yaygınlaştıkça tedarikçiler de kendi envanterleri ve ürünleri hakkında daha geniş bilgi edinebilecek.
Proctor & Gamble Gillette’in tesislerine uzmanlarını yollayıp RFID’nin nasıl çalıştığını öğrenmelerini istedi ki bu iki rakip şirket arasında bugüne kadar böyle bir yakınlaşma yaşanmamıştı. Öyle görünüyor ki daha önce Internet için olan RFID için de olacak ve masrafları düşürmek için bu teknolojiyi kullanan şirketlerin sayası giderek artacak.
Örneğin etiketlerin parça başına maliyeti 1-2 dolar düzeyinden 10 cente düştü. Endüstri gözlemcileri bu rakamın ekonomik nedenler gereğince parça başına bir penny seviyesine inmesi gerektiğini söylüyorlar. Philips Semiconductor, Intermec ve Tyco’nun da aralarında bulunduğu pek çok şirket radyo vericileri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Perakendeciler dışında Federal Hükümette RFID’yi tasarruf etmenin bir yolu olarak görüyor. Devlet de kendi tedarikçilerinden bu teknolojiye geçmelerini istedi.
IT’nin Ağır Topları
Öyle görünüyor ki Wall-Mart’ın şart koşması sonucunda çoğunluğu tüketim ürünleri konusunda faliyet gösteren 100’den fazla büyük firma RFID sistemini satın alıp bünyesine katacak. Bu tahminden hareket eden pek çok teknoloji şirketi ise ortaya çıkacak pastadan pay almanın yollarını arıyor.
IBM, şirketinin danışmanlık alanında faliyet gösteren kolunu devreye sokarak bir RFDS servisi kurdu ve Kimberley Clark gibi müşterilerin ihtiyaçlarına cevap vermek, onlara sistemin kurulması için gerekenleri kimden alması konusunda yol göstererek yardım etmek için çalışmaya başladı.
IBM’in basın sözcüsü Jan Walbridge Wall-Mart’a mal satan müşterilerinin kendilerine öncelikle RFID’yi hangi amaçla ve nasıl kullanmaları konusunda başvurduğunu belirtiyor.
Walbridge, IBM’in PriceWaterhouseCoopers kendisiyle çalışmaya ikna etmesi sayesinde RFID danışmanlığı konusundaki rekabette iyi bir konum elde ettiğini vurguluyor. Ayrıca bu sayede IBM’in ekibi de konu hakkında önemli ölçüde tecrübe kazanmış.
Öte yandan Sun Microsystems ise gelecek
ay Dallas’ta bir test merkezi açmaya hazırlanıyor. Wall_Mart’ın tedarikçileri bu tesiste kendi RFID sistemlerini deneyerek perakende devinin talep ettiği niteliklere sahip olup olmadığını görebilecekler. Şirket ayrıca müşterilerinin sistemlerini Sun’ın Java Girişim Yazılımıyla birlikte nasıl çalıştığını da test edebilecekler.
SAP’ın İşletme Kaynaklarının Planlanması (ERP) yazılımını kullanan firmalara tedarik zinciri ve iş süreci otomasyonları sunan Acsis şirketi ise RFID laboratuarını genişleterek Wall-Mart’ın tedarikçilerine uyum sorunu yaşamamaları için hizmet vermeye başladı.
İşlemci (Çip) üreticisi Intel de RFID okuyucuları üretmek için araştırma-geliştirme konusunda uzmanlaşmış ThingMagic şirketi ile işbirliğine gitti.
RFID’nin geniş ölçekte kullanımı etiketlerin, okuyucuların, uygulamaların ve denemelerin yanında saklanması, tutulması ve analiz edilmesi gereken önemli miktarda verinin doğumuna yol açacak ki bu da donanım, yazılım ve depolama firmaları için büyük bir iş potansiyeli anlamına geliyor.
Çözüm Bekleyen Sorunlar
RFID’ teknolojisinin sorunlarının tümü henüz çözümlenmiş değil ve eğer bu teknoloji Wall-Mart’ın yörüngesi dışındaki şirketlerce de kullanılacaksa bu sorunlar giderilmek zorunda.
ThingMagic’ den Bernd Schoner mesafe ve alt yapının iki önemli sorun olduğunu vurguluyor. Bugün etiketler bağlantıların kopmaması için 6-8 feettten daha uzağa yerleştirilemiyor. Schoner ayrıca kullanılan metalin ve yerleştirmedeki yanlışların sinyalin iletilememesine veya bozulmasına yol açtığına dikkat çekiyor.
Kullanım alanı genişleyen her teknolojide olduğu gibi RPID teknolojisinde de firmaların ürünleri arasındaki uyum sorunlarının giderilmesi, her okuyucunun her etiketi okuyabilmesi için standartların belirlenmesi gerekiyor.
Gillette’ten Dubash “Aslında işler yolunda. “ diyor ve ekliyor “Bu gelişmeyi kaydedemeyenler uzun süre sorun yaşayacaklar. Bu da sorunları aşabilen firmaların önünde büyük fırsatlarını bulunduğu anlamına geliyor.”



Kaynak : 