Türk Telekom, 60 bin port ADSL erişimini kullanıma açmasına rağmen gelen yoğun şikayetler nedeniyle sıkıntı çekiyor. ADSL’de amaç, son kullanıcıya hızlı ve kesintisiz erişim sağlamak gibi görünse de, Türk Telekom için rekabet unsurlarının başında geliyor.
“Türkiye’de hızlı, kesintisiz ve ucuz internete erişim nasıl olacak?”
Herkesin bu soruya verdiği bir yanıt var kuşkusuz. ADSL erişimi ile haber ve yorumları turk-internet.com sayfalarından takip edenler, artık izlemeyi değil, klavyenin başına geçerek sıkıntılarını yazmaya başladılar. Bu mesajların bir çoğunda, kalitesiz ve sorunlu internet erişimine neden olarak gösterilen Türk Telekom’un geleceği hakkında yorumda yapılıyor.
Bu yazıda, “ADSL kullanıcısının sıkıntıları” başlığı ile, bir ADSL kullanıcısının abone olduktan sonra başından geçenlere yer verdim. “İnternete erişim rekabet unsuru olmalı mı?” başlığı ile, internete erişim ve erişimde kalite sorununa ilişkin Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal’ın açıklamalarını bulacaksınız.
ADSL KULLANICISININ SIKINTILARI
ADSL kullanıcısı, sistemin bir kontrol mekanizması olmamasından yakınıyor. Bunun çözümünü ise Türk Telekom’un özelleştirmesinde görüyor.
- Buyurun.
- Merhaba, ben ADSL kullanıcısıyım, 10 gün önce bağlantım yapıldı, e-mail adresimi ve kullanıcı adımı öğrenmek istiyorum.
- Sizin internetinizi açık değil mi ?
- Açık ama dediğim gibi e-mail adresiyle kullanıcı adımı vermediniz.
- Şu anda aşırı yoğunluk var, ancak bir ay sonra verebiliriz.
- Yani şimdi ben e-mail için 1 ay bekleyecek miyim ?
- Maalesef yapacak bir şey yok.
- Günaydın benim ADSL ile ilgili bir problemim var, hızım 256’dan 128’e düşmüş.
- Şu anda görevli mesai başlamadığı için işleminize bakamam, fax falan çekilmesi gerek saat 10:00 gibi arayın.
- İyi de beyefendi ben dün akşamdan beri arıyorum hep meşgul ancak şimdi düşürebildim. Gündüzleri size ulaşmak imkansız.
- Valla yapabileceğim bir şey yok, kusura bakmayın.
- Peki mesai kaçta başlıyor ?
- Saat 08:30’da.
- Tamam teşekkürler.
- Günaydın benim ADSL ile ilgili bir problemim var, hızım 256’dan 128’e düşmüş.
- 19’lu numaranızı söyleyin.
- 19’lu numara mı ? Ben onu bilmiyorum, kim verecekti bu numarayı ?
- İş emrinin üzerinde yazan numara.
- Tamam numarayı buldum, 19…….
- Bir dakika bekleyin lütfen.
- Nasıl yardım edebilirim. (diğerlerine göre nispeten kibar ve yardımcı)
- Hanımefendi 15 dakikadır telefonda bekliyorum, bundan önce de yüzüme telefon
kapandı. Lütfen bekletmeyin. ADSL hızımda problem var. - Az önce aramıştınız değil mi ? 256K dan 128’e düşmüştü.
- Evet.
- Tamam arkadaşlar hızınızı düzeltti, kullanabilirsiniz.
- Peki düşürülmesinin sebebini sorabilir miyim ?
- Bir dakika (bu arada yanındakine sebebini sordu) maalesef bilemiyoruz, sistemde bir hata olmuş kusura bakmayın.
- Peki teşekkür ederim, iyi çalışmalar.
“Sorunumu sizinle paylaşmak istiyorum. Açıkçası, portalda yer alan, “bir internet kullanıcısının ADSL mektubu” başlıklı yazınıza yürekten katılıyorum. Ben de o arkadaşımız gibi büyük şehirlerimizden biri olan Ankara’da, epey zorluk çektikten sonra ADSL’e kavuştum. Ama doğrusu pek de sevinemedim. Başımdan geçenleri özetlemek isterim:
Önce almak için aylarca oyalanıp bekletildik, ne zaman bağlanacağını öğrenebilmek için pek çok yere telefon ettik ve sonunda hattım ADSL kullanımına açıldı. Tabi bu arada bağlantı yapılabildiği için duyduğum sevinç; 128K için olan fiyatın, 49 milyondan 60 milyona yükseldiğini ve bağlantı ücretinin de 17 milyondan 60 milyona çıktığını duymamla boğazımda düğümlendi.
Ama neyse dedim hiç olmazsa artık internette çile çekmek sona erdi ve 56k dar bandına sıkışmayacağım.
Hattımı, başvurumdan sonra hemen şeker bayramını 2. günü açtılar. Kendi kendime “güzel şeyler de oluyormuş” dedim. Ama kullanıcı adı, şifre ve e-mail adresini almak için müşteri hizmetlerini aradığımda bu düşüncem bir anda silindi. İlk olarak bana verilen iki numarayı (555 41 54 – 55) düşürmek gerçekten hızlı olmayı gerektiriyor. Çünkü numarayı dakikada 30 kere çevirmek, gerçekten hız ve çelik gibi sinirleri gerektiriyor.
Neyse, ulaştım ve kullanıcı adımı sordum; bana kullanıcı adı ve şifreye gerek olmadığını bu şekilde de internete girebileceğimi söylediler. E-mail adresini ise 10-15 gün sonra verebileceklerini şu anda yeni abone olanlara veremediklerini söylediler.
Ama internete bir türlü bağlanamıyordum. Tekrar aradım bana “bir de kendi adınızı yazıp şu standart şifreyi girip deneyin” dediler. Sonunda her şey yoluna girdi ve bağlantı kuruldu. E-mail için ise 10 gün daha beklerdim, ADSL için 2 sene beklemiştim ne de olsa.
İki gün sonra 87 milyonu gözden çıkartıp hızımı 256 ya çıkarttım, “her şey mükemmel, gerçek internet buymuş” dedim, ta ki iki gün önceye kadar. Müşteri hizmetlerini arayıp e-mail adresi ve kullanıcı adım sordum, aldığım yanıt şekli sitenizde yayınlanan mektuptakinden pek farklı değildi doğrusu. Telefonu düşürmeyi başardım;
BAĞLANTI HIZINDA YAVAŞLAMA
Benim güzel yurdumun güzel Telekom’u faturamı geciktirdiğimde hemen faiz eklemeyi biliyor da, ücretini eksiksiz ödediğim hizmeti nasıl oluyor da eksik olarak veriyor? Ve ben buna karşı hiçbir şey yapamıyorum. Neyse aradan iki gün geçti, internetimde bir yavaşlama hissettim. Dur dedim modem ayarlarından hızı bir kontrol edeyim.
Bingo, hızım 256k dan 128k’ya düşmüş. Hemen sarıldım telefona ama ne mümkün 1,5 saat dakikada 30 kez çevirdim numarayı, meşgul sesi artık mideme kramplar soktu. Ama ne mümkün ulaşamıyorum. Sabah 06:30, tekrar aradım bir bey çıktı;
Saat 08:00’de tekrar aradım;
(Bu sırada telefonu masanın üzerine koydu ve ben beklemeye başladım ve kulağıma oradaki konuşmalar geliyor)
10 dakika geçti ve birisi telefonu yüzüme kapattı !!
Sinir katsayımın yüksekliğiyle dakikada 40 çevirme hızıyla tekrar aramaya başladım. 20 dakika sonra hat düştü, birisi telefonu açıp direk olarak masanın üstüne bıraktı. Ben oradaki konuşmaları duyuyorum ama onlar telefonda birinin olduğunun farkında değil. 15dakika boyunca belki biri beni duyar da telefonu eline alır diye “alo” diye bağırdım.
Sonunda bir bayan telefonu aldı ve buyurun dedi. “BUYRUN” ?!
Şimdi soruyorum: böyle bir hizmeti, anlayışı kabul edip bir firmadan hizmet alır mıydınız? “HAYIR” dediğinizi duyuyorum. Peki neden hala bunlara katlanıyoruz? Çünkü bu sistemin kontrol mekanizması yok, çünkü bu sistem kemikleşmiş. Ve özelleşmedikçe de düzelmeyecek. Fiyatlarını önce 49 milyondan 60 milyona çıkartıp sonra da “kampanya yaptık 60 değil 49 milyon” diyen bir zihniyet nasıl kabul edilebilir ki ? Sabrınızdan dolayı teşekkür ederim. Yalnız olmadığımı bilmek beni bir parça olsun rahatlattı.”
İNTERNETE ERİŞİM REKABET UNSURU OLMALI MI?
Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal, Türk Telekom ile ISS’ler arasındaki rekabetin nedenine ilişkin şöyle dedi:
“Sanırım özelleşme öncesi piyasanın tek hakimi görünerek değerini yükseltmek düşüncesinde. Biz ise ISS’lerin ADSL hizmetlerini vermeye başlamasıyla, sektörün daha gelişeceğini ve hizmet çeşitliğinin sağlanacağını, böylesi bir ortamda gene yüzde 90 pazar hakimi olabilecek Türk Telekom’un, rekabetle başa çıkabilme yeteneğine sahip daha değerli bir şirket olacağı görüşündeyiz.”
Türk Telekom’un ADSL hizmetini son kullanıcıya internet servis sağlayıcılar (ISS) ile pazarlamaktan kaçınıyor. ISS’leri, 1 Ocak 2004 tarihinde serbestleşecek sektörde en büyük rakip olarak gören Türk Telekom, ADSL hizmetindeki müşteri memnuniyetini nasıl yakalayacak? Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal şöyle söylüyor:
“ADSL hizmeti vermeleri Türk Telekom tarafından engellenen ISS’ler, Türk Telekom’un yeni ADSL fiyatlarının tüketici içinde uygun olmadığı görüşünde. Yeni fiyatlar 128kbps bağlantı hızını aylık 60 milyon TL’ye çıkarırken, 256kbps’lik hızı 87 milyon TL olarak belirliyor. Geçtiğimiz süreçte, çevirmeli 56kbps hatlarla internete bağlanan kullanıcı, aylık 60-70 milyon TL toplam Türk Telekom faturasını ödemekten kaçındığı için internet aboneliğini iptal etti. Eminim, yeni ADSL ücretlerini de fazla bulacaktır. Diğer önemli bir konuda, ADSL servisleri tekel durumunu korumaya çalışan Türk Telekom’dan alan tüketici, rekabetin olmaması nedeniyle, eskiden olduğu gibi destek ve kaliteden yoksun bir servis almaya zorlanacaktır. Ayrıca, Türk Telekom bu servisi vermekte, müşteri memnuniyetini yakalamakta zorlanacaktır düşüncesindeyiz.”
ADSL kullanımı 2004 yılına girerken yaklaşık 70 bin seviyesinde. Son ihalenin sonuçlanması ile birlikte bu sayı 270 bin porta çıkacak. Türkiye ölçeğinde geniş band erişim yeterli miktar mı? Sorusuna Ünsal şu yanıtı veriyor:
“Bizim ADSL öngörümüz 2003 yılı için 80 bin-100 bin seviyesindeydi. İnternet abonelerinin yüzde 10’luk bir kısmının geniş band sağlayan ADSL hizmetine geçmek isteyeceğini biliyoruz. Önümüzdeki sene ekonomideki göstergelerin iyiye gitmesi ve reel sektörün canlanıp, tüketici güveninin geri gelmesiyle, toplam ADSL kullanıcısının 300 bin 500 bin olabileceğini düşünüyoruz. Bu rakamlar ISS’lerin de ADSL hizmetini vereceklerini öngörüyordu.
Kurumsal alanda ise ADSL hizmetinin Kiralık Hat’larla verilen internet hizmetlerinin önünü keseceğini düşünüyoruz. Daha düşük maliyetle verilecek ADSL hizmeti özellikle KOBİ işletmeleri için bir avantaj, ancak bireysel kullanıcılardan daha hassas ve sürekli hizmet talep eden bu kurumlarında, rekabetin oluşmaması nedeniyle kalitede problem yaşayabileceklerini düşünüyoruz.”



Kaynak : 