Yeni yıla gireli henüz çok olmamışken, satıcılar her zamanki gibi sunucu donanımında yeni yıl için yeni öneriler sunmaya başladılar. 2004’ün biraz daha parlak geçeceği tahminleri, kuruluşların bilişim bölümlerinin teçhizat alabilecekleri anlamına geliyor. Sunucu donanımı alışverişi her zamanki gibi bir sürü zor soruyu beraberinde getiriyor: Hangi sunucu mimarisini almalı? Hangi işletim sistemini alsak ağın toplam maliyetini (TCO) en aza indirgeriz? Ölçeği daraltmaya karar verdiğimiz taktirde, bize en uygun teklifi yapan satıcı hangisidir?
Tahmin edeceğiniz gibi, en başta gelen kaygı, finansman kaygısı. İyi bir finansman bütçedeki delikleri kapatabilir ve yatırımları koruyabilirken kötü bir finansman sallantıda olan bir altyapıyı nakavt edebilir. Bunları göz önüne alan Donanımda Bugün köşesi, donanım alanının eski bir sorusuna ihtiyatlı bir şekilde makul bir cevap arıyor: satın mı almalı yoksa kiralamalı mı?
“Satın mı almalı yoksa kiralamalı mı?” sorusu bazen “kiralamalı mı ve/yoksa satın mı almalı?” şeklinde de düşünülebilir çünkü hesaba katılması gereken iktisadi ve stratejik olgular her iki seçeneği birden de gündeme getirebilir. Makul piyasa değerinde (FMV) bir kiralama bunu başarmanın bir yoludur.
Chase’e (J.P. Morgan Chase & Co.’nun tüketici, küçük işletme ve orta büyüklükte piyasa mali finansman hizmetleri franchise’ı) göre makul piyasa değerinde bir kiralama “Amerika’daki federal gelir vergisinden doğan nedenlerle, teçhizata ilişkin vergi teşviklerini (amortisman dahil) malın sahibinin (kiraya veren) yüklendiği ve kullanıcıya (kiralık kullanana) daha düşük kira ödemesi olarak yansıttığı kiralama”dır.
Makul piyasa değerindeki kiralamalarda geri-kiralama ve teknoloji yenileme şeklinde iki seçenek bulunuyor. Bunların varlığı sayesinde birçok yöneticinin karşılaştığı karmaşıklıklar çözümleniyor. Yine de, bunlar çözüldüğünde bile malı satın almak ya da makul piyasa değerinde kiralamak ikilemi hala çözülememiş olabiliyor.
IBM Küresel Finansman departmanı, Dünya Sathında Satışlardan Sorumlu müdürü Jonathan Goldstine, 2004 yılında server’larla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “karmaşık” mesajlar verdi: Günümüz server’larının genel kullanışlılığı satın almayı gerektiriyorsa da, diğer etkenler de makul piyasa değerinde kiralamayı gerektiriyor. Özele indirgersek, Goldstine: “Birçok müşteriyi etkileyen maliyet baskısı, satın almaktan daha az paraya mal olduğu için makul piyasa değerinde kiralamanın ön plana çıkmasına neden oluyor.” diyor.
Goldstine’a göre kiralamanın diğer teşvik edici yanları sunucuların birleştirilebilmesi ve server kapasitesinde çok hızlı değişiklikler yapmayı mümkün kılan kapasite esnekliğine duyulan ihtiyaç.
Kiralamak ile satın almak arasında bir karar vermenin bir yolu da söz konusu server’ın türünü göz önüne alıp karar vermek olabilir. Örneğin, Goldstine Big Blue’nun zSerisi mainframelerinin ve kiralama oranının daha çok olduğunu ve iSeries ve pSeries makinaların daha az masraflı sistemlerden daha çok kiralandığını belirterek IBM’in server hattının kiralamaya daha uygun olduğunu söyledi: “Daha kapsamlı alımlarla ve daha pahalı sistemlerle, finans yönetiminin alım seçeneklerini daha sık değerlendirmesi olanağı sağlanabilir” diyen Goldstine şöyle konuştu: “makul piyasa değerindeki kiralama ise çoğu zaman satın almadan daha ucuza gelir.”
Goldstine’a göre küçük server’lerın kiralama sonunda izlenmesi daha güç olabilmesi, daha büyük server’ların kiralanması lehine bir diğer teşvik edici unsur.
Ancak diğer çevreler bu ayrımı onaylamakla birlikte değişmekte olan bir tahminin de altını çiziyorlar: Intel-Mimarisi(IA) tabanlı kiralamalardaki artış. Unisys Leasing Global Programs’ın başkan yardımcısı Mark Staehnke, Unisys Clearpath (mainframe) müşterilerinin mainframlerini kiralalık kullanmak yoluna gittiğini, yüzde 35’lik (ve daha da artan) bir kesimin ise Unisys’in küçük IA-tabanlı ES7000 server serisini kiraladığını belirtti.
Bu artışın sebebi nedir? Küçük server müşterileri, mainframe kullanıcılarının uzun zamandır bildikleri birşeyin farkına vardılar: Tedarik maliyeti birikiyor. Staehnke, ServerWatch’a şöyle konuştu: “geniş bir zaman dilimi içerisinde, süregelen bir şekilde çok sayıda küçük değerli bileşenler almak uğruna, tek bir alım bile dikkate değer yeterli bir mali etki yaratmış değil.”
“Sonuç,” dedi Staehnke: “ayrı ayrı bütçelerden ve ayrı ayrı amortisman dönemlerinde temin edilen paralarla farklı alım yöntemlerine başvurularak yapılan parça parça alımlar bir labirente dönüştü.” Staehnke maliyet düşürmek isteyen kuruluşların, küçük server’ların küçük maliyetlerinin stratejik odaklanmaktan yoksun, çok sayıda bütçeden derleme bir yatırım oluşturduğunu göreceklerini dile getirdi.
Buna karşılık olarak Unisys gibi satıcılar, bir kuruluşun server teminindeki küçük parçalarının bir bütün oluşturduğuna dayanan şemsiye finansman programlarıyla alternatif çözümler sunuyorlar, bu sayede ekonomik gidişat zor günlere girdiğinde ve yönetim zorlaştığında, server bütçelerinin sorumluluğunu yürütmek kolaylaşmış olacak.
Server odasındaki cimrilik her zaman ekonomik darboğaz zamanında tetiklenmez. Doğal Bilişim ve iş döngüleri, bütçesinde az para kalmış kurumlarla aynı oranda kiralama yoluna giderler. “Birçok müşterinin, ekonomik gidişattan bağımsız nakit akışı vardır…” diyen Sun Microsystems Finans departmenı üst düzey yönetmeni Kris Snow şöyle konuştu: “…kira ödemeleri bu döngülerle bağdaştırılabilir ve o zaman IT departmanlarının para harcama zamanlarını tahmin etmek çok daha kolay olur.”
Snow ayrıca teknolojide modanın gelip geçici olmasının ve teçhizatın elinde kalması hallerinin de, müşteriler arasında kiralamayı cazip kılan unsurlar olduğunu belirtti. Snow’a göre özel bir örnek olarak Sun şirketinde, müşteriler satıcıdan kiralamanın teşvik edici yanlarından biri olan tek bir finans anlaşmasıyla Sun donanımının, yazılımının, hizmetlerinin ve üçüncü-kişilerden edinilen teknolojileri kiralık olarak kullanmanın kolaylığını ve finansman avantajını büyük olasılıkla görmüşlerdir.
Diğer satıcılar da modanın gelip geçiciliğine karşı kalıcı çözüm arayışının kiralamayı teşvik edeceği konusunda hemfikirler. Fujitsu Bilgisayar Sistemleri’nin ürün pazarlamasından sorumlu başkan yardımcısı Richard McCormack: “Hiç nakiş akışı sorunu olmayan şirketler dahi çoğu zaman kiralamanın sağladığı teknoloji yenileme şartlarından yararlanıyorlar.” dedi.
Teknoloji yenileme, bu yıl sıkça duyacağımız bir tartışma konusu olacağa benzer: McCormack da “bastırılmış taleb”in 2004’e ilişkin tahminler yürütülürken kiralama ile satın alma ikileminde bir etken olduğunu ileri sürdü: “2004’te ekonominin gelişeceğini kabul edersek, teknoloji yenilemelerinin de bastırılmış talepten dolayı yükselişe geçeceğini öngörebiliriz.” diyen McCormack sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu da bazı şirketlerin, 2004 yılındaki sermaye bütçelerinin büyüdüğünü hissettiklerinde kiralama seçeneklerini değerlendirmek isteyecekleri anlamına geliyor.”
McCormack ayrıca 2004 yılında server alışverişi seçeneklerini daha da dikkatli inceleyecek olan olan şirketlerde meydana gelecek amortismanların nasıl ele alınacağına ilişkin vergi yasası değişikliği de olabileceğini tahmin ediyor.
Tüm bunlar bariz olan bir seçenek vurgulamak için değildi. Kuruluşların teçhizatları kiralamalarının iki ana nedeni teçhizatı satın alacak nakit akışlarının olmaması ya da vergi konusunda fazlasıyla bilinçli olmaları: “Sınırlı sermayeye sahip müşteriler için finansman belirgin yatırım maliyetlerinin önünü keser ve nakit akışı etkisini en aza indirger…” diyen McCormack, Snow’a hitaben şöyle konuştu: “diğer çevreler için işletme kirası en cazip olanıdır çünkü bilişim varlıkları, onlara, şirket bilançolarında gider azaltıcı bir unsur olarak değil, şirket için masraf kaynağı olarak görünür.”



Kaynak : 