Bilindiği üzere 1 Ocak 2004 itibariyle deregülasyon süreci tam anlamıyla başlamış ve yeni nesil ses hizmetlerinin verilmesi için bir çok firma hazırlıklarını tamamlama çabası içerisine girmiştir.
Yaklaşık 10 senedir internet ve “ip” prorokolü ile çalışan ağ ları kurmakta ve yönetmekte olan firmalar için ses hizmetleri düşünüldüğünde en önemli konu servis sürekliliği olmalıdır.
En son gelişen teknoloji doğrultusunda verilecek olan ses hizmetleri klasik merkezi telekom mimarisinden çok dağıtık yapıda ve ip üzerinde daha esnek ve düşük maliyetle sağlanıyor olacak. Peki veri iletimi için tasarlanmış olan ip teknolojisi ve veri iletim ekipmanları ile servislerin sürekliliği sağlanabilecekmi?
Servis sürekliliği ve erişilebilirlik açısından yeni nesil ses hizmetlerine bakıldığı zaman konuyu farklı bölümler içerisinde incelemek gerekiyor.Özellikle erişilebilirlik hesaplamaları yapılırken bir topoloji içerisinde bulunan her bir parçanın kendi erişilebilirlik oranının genel sistem’in erişilebilirliğini etkilediği bilindiği gibi bu topoloji içerisinde bulunan ve verilen servisin durmasını sağlayabilecek nitelikte olan parçalar daha önem kazanmakta.
Erişilebilirlik düşünüldüğünde topoloji, kullanılan ekipmanlar, yedeklilik, altyapı ve servis çeşitliliği göz önünde bulundurulması gereken konulardır. Bu konuları incelediğimizde;
Topoloji verilen hizmetlerde erişilebilirlik yüzdelerini en büyük ölçüde etkileyen faktörlerden biridir. Hazırlanan topolojinin merkezi yada dağıtık yapıda olması erişilebilirliği etkilemektedir. Ayrıca Topoloji, içerisinde bulunacak her bir ekipmanın “point of failure – Muhtemel hata noktası” olacağını unutmaycak şekilde düzenlenmelidir.
Kullanılan ekipmanlar ın her birinin erişilebilirlik yüzdesi sistemin genel erişilebilirliğini etkiler. Burada en önemli nokta veri iletim ekipmanlarının telekomünikasyon ekipmanlara oranla daha düşük erişilebilirlik yüzdelerine sahip olmasıdır. Bunun başlıca sebepleri ise ekipman maliyetlerinin düşük tutulmaya çalışılması, üretim ve geliştirme safhalarının telekomünikasyon ekipmanlarına oranla daha basit olması, sistem’in kendi yedekliliğinin daha düşük olması dır. Klasik telekomümikasyon anahtarlama ürünleri ses hizmetlerine spesifik çalıştıkları için daha pahalı ve daha yedekli bir yapıda çalışmaktadır. Bu özellikleri data ekipmanları ile birebir yakalamak mümkün olmasa da yedeklilik ve felaket senaryoları ile erişilebilirlik yüzdeleri arttırılabilir.
Bununla beraber faturalama yazılımları ile sinyalleşme sistemleri gibi pek çok bileşen’in sunucular üzerinde bulunuyor olmasının erişilebilirlik üzerine büyük oranda etkisi vardır. Cluster yapıda sunucular kullanılması,yüksek kapasite ve yazılım kaynaklı problemlerin gmininmum’a indirilmesi için yedekleme ihtiyacı maliyetleri arttırmaktadır.
Altyapı faktörü ise topoloji ile aynı gözükse de ayrı değerlendirilmelidir. Bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yeni nesil ses sistemleri çoğunlukla farklı operatörlerin altyapıları kullanılarak verileceği için ayrı bir öneme sahiptir. Verilen servis içerisinde servis düzeyi anlaşması bulunmayan altyapı hizmetleri kullanılması erişilebilirlik için risk teşkil edecektir.
Servis çeşitliği erişilebilirlik ile doğrudan alakalı olmamakla birlikte verilen servis’in içeriği ve beklentiler erişilebilirlik ile ilişkilendirilebilinir. Verilen servislerdeki çeşitlenme ekstra donanımın topoloji içerisinde yeralması ihtiyacını doğurabileceğinden servis bazında erişilebilirlik oranları etkilenebilmektedir.
Yukarıda bahsedilen maddeler haricinde erişilebilirliğin gerçek önemini tabi ki rakamlarla daha net anlatmak mümkündür. Aşağıda verilen tablo da genel olarak erişlebilirlik yüzdeleri ve kesinti süreleri verilmiştir.
9 AdediErişilebilirlik yüzdesiSenelik servis kesintisi süresi
190.0000%36 gün 12 saat
299.0000%3 Gün 15 saat 36 dakika
399.9000%8 saat 46 dakika
499.9900%52 dakika 33 saniye
599.9990%5 dakika 15 saniye
699.9999%31,5 saniye
Günümüzde çoğu veri iletim ekipmanları ortalama 99,99% erişilebilirlik yüzdelerine sahipken bu oran telekomünikasyon ekipmanlarında ortalama 99,999% olmaktadır. Çoğu askeri ve uçuş kontrol sistemlerinde ise bu oran 99,9999% olarak görülmektedir.
Bu noktada düşünülmesi gerekenler ise,
- Türkiyede ses hizmetleri yeni nesil operatörler ile hangi seviye de sağlanabilecek?
- Mevcut telekomünikasyon altyapısı bu servislerin verilmesine imkan sağlayabilecekmi?
- Rekabete açılmış ses pazarında fiyat/servis kalitesi oranı ne olacak?



Kaynak : 