Gündemimiz “Şehitlerimiz” ve “Kuzey Irak Harekatı” ile dolu ama bunlar kadar önemli bir başka olay da “Türk Telekom Grevi”. Grevin önemi, Türk Telekom’da çalışan 27,000 kişiyi ilgilendirmesinde değil sadece, yanı sıra 70 milyonluk Türkiye’nin büyük bir kısmının iş hayatını, eğitim hayatını, özel hayatını ve hatta güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Ama nedense hükümeti hiç ilgilendirmiyor.
Oysa Türk Telekom, özelleşmiş olsa da % 45’i halen hükümete ait.
Kaldı ki, bugün Türk Telekom’u, ülkemizdeki 3 ya da 5 telekom firmasından birisi diye tanımlamamız mümkün değil, çünkü bu grev bize gösterdi ki, Türkiye’nin cep telefonu (GSM) altyapısı, kablo (Türksat) alt yapısı, tabi ki internet altyapısı ve daha da özele inelim polis şebekesinin altyapısı ve hatta ordunun altyapısı da Türk Telekom üzerinde. Her ne kadar, bugüne kadar ayrı olduğu söylense de, son olayda görülen şu ki, bu altyapıları belki farklı kablolarla ama aynı hatlar üzerinden Türk Telekom tarafından taşınıyor.
Bakıyorum gazetelere, TV’lere, “bu kadar kaynayan” bir olaya dair haberler 3-5 adet ve tarafların belli başlı açıklamalarıyla sınırlı. Hükümetin yorumu ise “15 gündür hiç yok”. Oysa konu EN AZ 2 bakanı yani Ulaştırma Bakanı ve Sosyal Çalışma ve Güvenlik Bakanı’nı ilgilendiriyor. Ama bu 2 bakanın, kendi görev sahalarına giren bu konuya ilişkin en ufak bir değerlendirmeleri, yorumları ve sanırım ilgileri yok. Sadece Ulaştırma Bakanı’nın grev öncesi akşamı, 2 tarafı muhtemelen “şeklen” toplamışlığı var.
Yakın tarihteki THY Grevinde hükümetin sona erdirme gayretiyle karşılaştırıldığında, İnsan “acaba neden?” diye düşünmeden duramıyor. Benim “neden” diye düşündüğümde aklıma gelenleri ve sektörden aynı konudaki yorumları bu yazı dizisinin sonunda vereceğim ama isterseniz önce olayı kısaca bir özetleyelim, bakalım neler olmuş?
Kapsam İçi Eleman Kavramı
Türk Telekom’un özelleştirilmesinin ciddiye bindiği 2000 yılında, devletin personel yükünün azaltılması amacıyla, bazı elemanların iş mevzuatı kapsamına alınması düşünülmüş ve uygulama sonucunda Türk Telekom’da bugün sayıları 27.000+ olan kapsam içi personel sınıfı yaratılmıştı.
Burada amaç, özelleşen şirketin elemanlarının, “devlet memuru” statüsü taşıyan eleman sayısının, dolayısıyla özelleştirme sırasında devlete geri dönüş yükünün azaltılmasıydı. Nitekim okuyucularımız bu geri dönüş yükünün, ne büyük sorun olduğunu da, 2006 başında, şirketin Oger Telecom’a devrinden hemen sonra, 23,000 kadar kapsamdışı personelin büyük bir kısmının bir anda devlete geçmeye kalkması ile yaşadığımızı hatırlayacaklardır. (Bkz : Özelleşen Türk Telekom’da Personel Hareketleri Dosyası)
Sonuç olarak, kapsamiçi personel, devletin tanımladığı işçi statüsündeki bazı elemanlarla, tercih hakkı verilenler içinden tercihlerini bu yönde kullanan elemanlardan oluştu. Sendikalar da o yıllarda bu geçişi, üye sayısının yüksek olmasını sağlamak, kendi güçlerini arttırmak amacıyla desteklediler.
Kapsamiçi personele, –ki bugün 13.000 civarının ilkokul mezunu olduğu biliniyor– özellikle ilk dönemde verilen yüksek maaşlar ve sosyal haklarla bu statüye geçiş özendirildi.
Devlet memurluğu biten bu statüdeki personelin maaş ve sosyal haklarını ise sendikalar korumaya başladılar. 2 yılda bir yeniledikleri ve bu yıl 7.yapılırken, grev kararı alınan toplu iş görüşmeleri ile de maaş ve sosyal haklar şekillendirildi.
Bu statüdeki elemanların, özellikle ilkokul mezunu olanlarının büyük bir kısmının politik olarak işe alınan kişiler olduğu, görevlerinin yardımcı hizmetler (kablo çekmek, çukur kazmak, direk dikmek için alınan genelde işçi kapsamında) türünde yer aldığı, bazılarının görevlerinin de, değişen teknolojiler nedeniyle atıl kaldığı belirtiliyor.
Yazımıza yarın, sendikanın ve kapsamiçi personelin ne istediği ve Türk Telekom yetkililerinin ne verdiği bölümü ile devam edeceğiz.
Türk Telekom’un 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri konusundaki gelişmeleri ve detayları, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.
Bu makalenin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu analize Türkiye Haber İş Sendikası’nın yaptığı yorumu burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 