2001 yılını değerlendirirken, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik darboğazı gündeme getirmemek mümkün değil. Fakat Superonline olarak bizim de bir parçası olduğumuz bu sektörde, üzerinde konuşulması ve aşılması gereken o kadar çok engel ve darboğaz var ki hangisinden başlamak gerektiğine karar vermek oldukça zor.
2000 ve 2001 yılı içerisinde özellikle Bireysel İnternet hizmetleri alanında ciddi bir rekabet yaşanmakta olup kullanıcıların talep ettiğinden ve sektörün mevcut yapısının kaldırabileceğinden çok daha fazla firma İnternet erişim hizmeti vermekteydi. Özellikle Türk Telekom’un 2001 yılında TTnet ve diğer ISS’ler arasındaki dengeyi gereğince kuramamış olması sonucunda karşılaştığımız fahiş zamlar, yanlış uygulamalar sektörümüzün gelişiminde en önemli engelleri oluşturdu ve oluşturmaya da devam edecek gibi görünüyor.
2001 yılında konjonktürü iyi analiz ederek geleceği yönetebilen, değişime hızla ayak uydurabilen şirketlerin başarıyı yakaladığı bir dönemde yaşıdığımızı gördük. Bu gelişmelerin yaşanmasındaki en önemli etken; altyapı, işletim ve yatırım maliyetlerine karşılık mevcut gelirin yetersiz kalışıydı. Ekonomik akıl ve rasyonel bakış, şirketleri bir araya gelmeye zorluyor. Bu durum pazardaki tüm oyuncular için geçerli. 2001 yılında özellikle bireysel alanda yaşanan bu gelişmeyi, 2002 yılında kurumsal hizmetler sunan ISS’ler arasında göreceğimizi tahmin ediyorum.
Arzu edilen aşamaların gerçekleştirilebilmesi hem bireysel hem de kurumsal alanda arzu edilen kalitede, yaygın hizmet sunulabilmesine, uygulamaların yabancı yatırımcılara ülkemizi cazip, yatırım için güvenilir hale getirmesine bağlı olduğunu düşünüyorum.
2001 yılı İnternet’in Türkiye’ye gelmesi ve tanıtımı anlamında ilk fazın sona erdiği bir yıl olarak görülebilir. 2002’de gerçek rekabet ve gelişmeler yaşanacaktır. Türkiye olarak tüm dünya ile rekabet edebilir boyuta gelmemiz için ne yönde adım atacağımıza karar vermemiz gerekli. Sadece yönümüzü bile çizmemizin bize kazandıracağı çok şey, açacağı çok kapı, sunacağı bir çok olanak olduğunu unutmayalım.



Kaynak : 