Microsoft için pek çok açıdan, 2009 yılı 2008’e benzer bir yıl olacak gibi görünüyor. Firma 2008’de yasal konularda, Windows’un en son sürümünü test etmek ve satışa sunmak konusunda ve de “cloud computing”* planlarını geliştirmek konularında yaşadığı pek çok sorun ve zorlukla 2009’da da baş etmek zorunda olacak. Hem de bu sefer ekonomik kriz ortamında.
‘Vista Yeterliliği’ mi yoksa ‘Vista Kusurlu’ mu?
Microsoft’un İcra Kurulu Başkanı Steve Ballmer firmanın yasal sorunlarının büyük bir kısmını 2008 yılıyla birlikte arkasında bırakacağını düşündüyse yanılmış olmalı.
Açılan davalar ve yasal sorunlar yeni yılda da Microsoft’un başını ağrıtmaya devam edecek. Bunların başında da 13 Nisan’da mahkemede görülmeye başlanacak olan ve “Vista Capable (Vista Yeterliliğinde)” adı verilen dava geliyor.
Söz konusu davanın temelinde ise Microsoft’un yeni işletim sistemi Vista’nın 2007’de satışa sunulmaya başlamasından önce, şirketin “güçlü olmayan bilgisayarların sadece en basit Vista sürümünü kaldırabilmesine karşın, Vista’nın bu bilgisayarlarda da çalışabilme “yeterliliği” olduğunu” ileri sürerek 2006 yılındaki tatil dönemi sırasında yaşanan bilgisayar satışlarında bir adım öne geçmek niyeti ile kendine haksız bir kazanç sağlayıp sağlamadığı sorusu yatmakta.
Söz konusu daha yetersiz bilgisayarlar, Vista Home Basic adlı sürümü çalıştırabilseler de, daha sonra piyasaya sunulan Vista’nın yeni Aero Glass kullanıcı ara-yüzünü çalıştıramıyorlar. Davacı taraf Aero Glass’ın Vista’nın çok önemli bir özelliği olduğu ve dolayısıyla gerçekten de “Vista yeterliliğinde” bilgisayar aldığını zanneden pek çok müşterinin bu grafik ara-yüzü olmadan gerçek Vista deneyimini yaşayamayarak mağdur edildikleri konusunda ısrarcılar. Tabii ki Microsoft’un avukatları bu görüşe şiddetle karşı çıkıyorlar.
Davanın keşif aşaması her ne kadar 2008 sonlarında tamamlanmış olsa da, davanın görülmesi ve ek duruşmalar davanın 2009’a hatta daha sonrasına dek sarkabileceğini gösteriyor. Buna ek olarak Microsoft bir toplu dava konumunda olan söz konusu davayı kaybederse “Vista yeterliliğinde” olmayan tüm PC kullanıcıları ayrı ayrı dava açarak Microsoft’un başını çok daha fazla ağrıtabilirler.
Bozuk paranız var mı acaba?
Başka bir önemli konuya değinecek olursak, bazılarına göre 2009 yılı Microsoft için – ve de teknoloji sektöründe yer alan tüm diğer firmalar için – geçtiğimiz yıllardan çok farklı bir yıl olabilir. Zira firmanın 33 yıllık tarihinde hiç karşılaşmadığı ölçüde büyük bir ekonomik kriz ortamı söz konusu ve firma bu ortamda ayakta kalmaya çabalayacak.
Bu görüşü destekleyen etmenlerden birisi olarak, her ne kadar şirket yöneticileri firmanın gelir bağlamında olsun, yeni altyapılar kurma bağlamında olsun ya da çalışan sayısında olsun büyümeyi sürdürdüğünü iddia ediyor olsalar da, bu büyüme ekonomik kriz dönemi öncesine göre hayli yavaşlamış durumda.
Kasım ayının sonlarında düzenlenen Microsoft’un olağan yıllık toplantısında yöneticiler hissedarlara şirketin yönetimin bütçesinde bir kesinti yaratacak olsa da eleman alımını “çok daha” düşük bir oranda da olsa sürdüreceğini açıkladılar. Bu açıklama işe alımların duracağı konusunda ortaya atılabilecek söylentilerin önüne geçmek için yapılmış olabilir. Yine bu toplantıda açıklandığına göre Microsoft geçtiğimiz yıllara kıyasla daha düşük bir oranda olsa da araştırma geliştirme yatırımlarını sürdürecek.
Bu açıklamalara ek olarak yöneticiler şimdiden operasyonel giderleri 500 milyon dolar düşürmeyi başardıklarını ifade ettiler.
Firmanın 2009 mali yılı ilk çeyreği nedeniyle Ekim ayında finans analistleri ile yapılan konferans görüşme sırasında Microsoft yetkilileri sermaye harcamalarındaki büyümeyi yavaşlattıklarını özellikle de Microsoft’un gelecek planları arasında yer alan cloud computing planı için gerekli olan veri-merkezleri alanındaki harcamaları kıstıklarını açıkladılar.
Buna ilaveten firma Ekim ayı sonunda açıkladığı 2009 mali yılı ilk çeyrek gelirlerinde hissedarların beklentilerini de dizginlemeye çalışıyordu. Bu noktada yetkililer daha önce Temmuz ayında 67,3 ila 68,1 milyar dolar olarak açıkladıkları 2009 gelir beklenti değerlerini 64,9 ila 66,4 milyar dolar olarak açıkladılar.
Her ne kadar şirket bu yıl için büyüme beklentilerini bir miktar düşürmüş olsa da en azından Kasım sonundaki yıllık toplantıda açıkladıkları üzere her yıl süren büyümenin devam edeceğini açıkladı. 2008 mali yılında Microsoft 60,4 milyar gelir açıklamıştı. 2007’de açıklanan değere kıyasla bu rakam yıllık büyümede yüzde 18’lik bir yavaşlama gösteriyor ancak yine de içinde bulunduğumuz kriz ortamında firmanın finans planlamacılarının Ocak ayında açıkladıkları yüzde 7’lik büyüme beklentisi firma için oldukça olumlu.
Microsoft için olumlu gelişmelerden birisi ise firmanın hala bankada 25 milyar dolarının bulunması. Misal olarak bu miktar Amerika’da Üç Büyükler olarak adlandırılan otomotiv üreticilerinin borçlarını silmeye yetecek bir miktar.
Bu makalenin “Windows 7” konusunu içeren devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
*- Cloud Computing temel olarak tüm bilgi işlem kaynaklarını (işlemci, depolama, bağlantı, yazılımlar vs) belli erişim ücreti ödeyerek uzaktan kullanma anlamına gelmektedir. Buradaki cloud yani bulut kelimesi geleneksel olarak networking’de internet’in bir bulut seklinde temsilinden kaynaklanır. Bununla birlikte Cloud Computing aynı zamanda temel olarak bir uygulamanın, web üzerinden, kendi sisteminizde herhangi bir kurulum gerektirmeden çalışabilmesi demektir (örnek Google Docs).



Kaynak : 