Bakır teller üzerinde bilgi-veri taşıma konusunda sofistike modülasyon teknikleri üzerinde çalışan teknoloji savunucuları için iyi bir haber. Çünkü yeni abonelerle birlikte tüm dünyadaki DSL abone sayısı 30 milyon sınırını aşmış oldu.
DSL’in Amerika’lı ağırsıkletleri Verizon, BellSouth ve Covad’ın da içinde olduğu 250 telekomünikasyon şirketinin konsorsiyumu olan DSL Forum’un başkanı Bill Rodey “2005 yılında DSL geniş bant abone sayısı 200 milyona ulaşacak. Bu hedefi gerçekleştirme yolundayız” dedi.
Londra merkezli Point Topic’e göre Dünya’nın genişbant abonelerinin % 40’ının yaşadığı Asya-Pasifik bölgesi bu konuda da lider durumunda. Batı Avrupa ise % 24.34’lük pay ile ikinci sırada yerini almış durumda. Kuzey Amerika ise % 23.84 ile 3.sırada.
Ülkeler düzeyinde bakarsak, Çin, Norveç ve Croatia 2.çeyrekte yüksek sayıda DSL abonesi kaydettiler. Kore 6 milyon DSL kullanıcı ile Dünya pazarında çok önemli bir yeri kaplıyor.
Genişbant sistemlerinde, dünya’nın çoğu bölgesinde DSL belirleyici konumdayken, ABD’de diğer genişbant sistem olan kablo modem önde. Hemen hemen de ülkedeki DSL sayısının 2 katı kadar. ABD’de kablo modem abone sayısının 15 milyon olduğu tahmin ediliyor. AT&T Broadband, Cox Communications ve Comcast, 3.çeyrekte bu rakamın aşırı şekilde arttığını raporluyor.
Kablo bağlantı endüstrisi değerlendirmesi açısından diğer bir istatistik satılan kablo modem sayısı. 3.çeyrekte satılan modem sayısı 3 milyon adet. Gartner Dataquest, bunun bir yıl öncesinin aynı dönemine nazaran % 19.4 artışı gösterdiğini bildirdi. Point-Topic, ABD’de kablo modemin bu kadar yayılmasının nedenini, modem teknolojisinin burada geliştirilmesi olarak gösteriyor.
Genişbant yöntemi ne olursa olsun, endüstri gözlemcileri dial-up ya da dar banttan geniş banta doğru bir hızlı geçişi işaret ediyorlar. Bu da içerik sağlayıcılığı işinin gelişmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki dönem içerik para kazanan bir iş olacağa benziyor.
Türkiye’de ise biz hala Türk Telekom’un DSL konusunda ihale açmasını bekliyoruz. Size geçen hafta gerçekleştirilen ITU Asya 2002 konferansı sırasında telekom endüstrisinde Asya-Pasifik bölgesinin liderliği ele geçirdiğini Küresel Telekomunikasyon Lideri Asya-Pasifik Bölgesi başlıklı haberimizle anlatmıştık. Bu konuda görüştüğümüz ve neden bu konferansa Türkiye’den katılımın olmadığını sorudğumuz bir özel telekom şirketi yöneticisi şunları söylüyor;
- Biz de teknoloji geliştirmek ya da telekom denizine girmek istiyoruz ama ayak parmağımızı ancak sokabiliyoruz. Denize girmek burada yasak..
Asya Pasifik bölgesi telekomun serbest bırakılması durumunda neler olabileceğinin güzel bir göstergesi.
Ülkemiz Telekom sektörü için kriz ortamı henüz düzelmiş değil. Bildiğiniz gibi Yönetim nedeniyle yatırım yapamayan ve hala tekel olan bir Türk Telekom’umuz var. GSM sektörünün roaming problemi çözülmediği için mecburen baz istasyon yatırımı yapmaya zorlanan yeni GSM operatörleri, yüksek vergiler nedeniyle penetrasyon oranı düşmüş mevcut gelirleri yarı yarıya azalmış dükkanı kapatmamak için yatırım yapıyorlar.
VOIP tarifeleri çıkmadan, yeni teknolojilere korkarak yatırım yapan büyük şirketler ise alternatif iletişim omurgalarını kurmaya çalışırken, gelecekte ne gibi yasaklar ve tarife değişiklikleri olacak korkusuyla ürkek davranıyorlar. Hatta bazıları ise bekle gör felsefesi ile 2003 yatırım planlarına bu konuda hiçbirşey koymuyorlar.
Yeni Ulaştırma Bakanımız IT ve Telekom konularında tecrübeli olmadığını her beyanatında belli ediyor. Herkes teknoloji ve e-Devletten bahsederken, ortada somut bir aksiyon planı yok.
Telekomünikasyon Kurumu geçmişte yaptığı işleri yeni hükümete anlatmaya çalışıyor, ancak randevu bile almak bir ay sürüyor. Turk Telekom’da yeni Yönetim Kurulu eski yönetim zamanında başlatılan tahsilat bayileri projesini incelemeye alıp durdurmuş gibi gözüküyor. Böyle bir ortamda ITU gibi konferanslarda boy göstermeye hiç yüzümüz yok. Herkes kendi işini ve şirketini ayakta tutmaya çalışıyor.
2003 yılı planı yaparken, yeni bir kriz veya Irak savaşının sektörümüze vereceği zararları hesaplamaya çalışıyoruz. Bu ortamda nasıl olur da telekom sektörü gelişir.
Gördüğünüz gibi Türkiye önce bilişim, sonra internet şimdi de telekom trenini kaçırmış vaziyette. Biz Telekom, Internet, Bilişim gibi konularda yine arka sıralardayız.. Maalesef..



Kaynak : 