Öncelikle söyleyeyim; düşünce olarak pek bir güzel proje. Sosyal yönü var. Geleceğe ışık yakma ve genç nesle Bilişim, Internet öğretmek vizyonu var. Son 3 yılda proje kısırı olan sektöre bir hız verme isteği dolaylı olarak var.
Olumlu gözüküyor değil mi?
Ama aslında arka planda iyi planlanmamış pek çok nokta var. Olayın hem öğrenim açısından uygulamasında planlama sorunları var, hem rekabete yönelik hem de devletin ihale kanunu açısından sorular var. İşte kafama takılanlar;
- Öğrenim ve Sosyal Açıdan Sorular
- 40.000 adet okulda;
- Bilgisayar laboratuvarı,
- Bu laboratuvarları çalıştırıp öğrencilere öğretecek öğretmen
- veya en basitinden birer adet PC
var mı ki, böyle bir proje için 40.000 ADSL tahsis ediliyor?
İnternet-Telekom Sektöründe Rekabet Açısından Görünen Sorular
- Rekabete açık olduğu söylenen Internet sektörü oluşmuşsa, serbest piyasa ekonomisi uyguladığını söyleyen bir devlet ve hükümet tarafından planlanan “Internet erişimi bu denli büyük bir proje”de, özel sektör tamamen dışarda bırakacak şekilde tasarlanabilir mi?
İhale Yasası – Devlet İhale Kanunu açısından Sorular
- Milli Eğitim Bakanlığı Kamu İhale Kanunununa ve ilgili kuruma bağlı. (Türk Telekom daha önce Kamu İhale Kanununa bağlıydı. “Özel sektörle rekabet edemem” nedenini öne sürerek Temmuz 2003 itibarıyla bu kapsamdan çıkarıldı). Şimdi düşünüyoruz, nasıl oluyor da Milli Eğitim Bakanlığı ihalesiz bir alım yapabiliyor (ücreti doğrudan ya da dolaylı Türk Halkı’nın cebinden çıkıyor)? Yoksa bu bir yerel seçimlere yönelik popülist bir yaklaşım mı?
- Milli Eğitim Bakanlığının 40.000 ADSL portunun yıllık abonelik bedeli yılda en az 17 milyon USD tutuyor. Ayrıca 40.000 adet ADSL modem alınması gerekli. Sadece modemler için en az 2 milyon USD’lık bir başka rakam söz konusu.
- Devlet kurumları arasındaki alımlarda ihale olmuyor deniliyor. Peki… Kamu İhale Kurumu diye bir kurum var. KİK, o kurum senin bu kurum benim diye alımları denetlemiyorsa Türkiye adına ne yapmaktadır? Bir satın alma komisyonu mudur? Devlet kurumlarının uğraşmak istemedikleri alımları (angaryaları) yükledikleri bir kurum mudur? Devlet ihale kurumunda kaç kişi çalışmaktadır. Devlete ve dolayısı ile Türkiye’de yaşayan herkese yıllık maliyetleri nedir? Şimdiye kadar yaptıkları ihaleler ile elde edilen kazanımlar bu masrafı karşılamakta mıdır?
- Telekom Sektörünü düzenlemek ve rekabete hazırlamak amaçlı ve ismi Telekomunikasyon Kurumu olan, yaklaşık 600 kişinin en az 3 binada çalıştığı bir kurum var. 2000 yılından beri çalışan bu kurumun boyle rekabeti bozacak bir ihale karşısında takındığı herhangi bir tutum var mıdır? Ben duymadım.
- Rekabet Kurumunun asli görevi kuruluş kanununda yazılan görevleri yerine getirmektir. Bilkent Plazada koca bir blok işgal eden bu kurum böyle bir ihlal karşısında ne yapacaktır? Yoksa Rekabet Kanunu sadece özel sektöre uygulanan bir kanun mudur? Devlet Haksız Rekabet yapınca “devlet hepimizin devleti, ben göstermelik bir ceza veririm ama bunun uygulanmaması için gerekenleri yaparım” mı diyecektir?
Okullara devletin daha çok uzun süre PC alacağını da sanmıyorum. Anlı şanlı kurumların çok masrafı var. Zaten bu kurumların varlığı da siyasi otoritenin elinden alınan oyuncak gibi. Ancak siyasi otoritenin de siyasi etkisi var. Bürokrasi ile siyasi otorite ortak çıkarlarda nasılsa anlaşırlar. Şimdiye kadar hep anlaştılar. Ülkemizin ne hale geldiği 20 yıldan fazla yaşayan herkesin malumu.



Kaynak : 