Bu raporun
- 1.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 2.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 3.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 4.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 5.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 6.cı bölümünü burayı tıklayarak
- 7.ci bölümünü burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz.
2.6. Amerika Birleşik Devletleri
ABD uygulamasının önemi İnterneti geliştiren ve doğal olarak en uzun süredir kullanan devlet olmasıdır. ABD İnternet içeriğini kontrol etmek amacıyla farklı düzenlemeleri yürürlüğe koymuştur. Bu uygulamalardan en önemlileri 1996 tarihli Communications Decency Act (“CDA”)[22] ve 1998 tarihli Child Online Protection Act (“COPA”)[23] ve 2001 tarihli Children’s Internet Protection Act (“CIPA”)’dir.[24]
Bu düzenlemelerin amacı çocukları İnternet üzerindeki müstehcen yayınlardan korumak ve çocuk pornografisine karşı mücadele etmektir.
Her bir düzenleme yürürlüğe girdiği dönemde ABD’de büyük tartışmalara yol açmış ve sansür düzenlemeleri olarak anılmışlardır. Kamuoyundan gelen bu tepkilere paralel olarak Yüksek Mahkeme CDA ve COPA’yı iptal etmiştir. Bu düzenlemelerden sadece sınırlı kapsamlı CIPA yürürlüktedir. Burada her üç düzenleme incelenerek, Amerikan İnternet içerik politikasının nasıl bir dönüşüm geçirdiği gösterilecektir.
CDA müstehcen veya açık bir şekilde zararlı kabul edilen içeriğin 18 yaşından küçüklere iletilmesini veya bilinçli olarak bu tür içeriğin çocuklar tarafından erişilebilir şekilde sunulmasını yasaklamaktadır.
Bu doğrultuda, CDA çocukların müstehcenlik gibi zararlı içerikten korunması amacıyla yaş doğrulama sistemlerinin kullanılmasını ve içerik sağlayıcıların çocukları bu tür içeriklerden korumak için gerekli tüm tedbirleri almalarını zorunlu kılmaktadır.
Sorumluluk rejimi bakımından CDA makul bir yaklaşımı kabul etmiştir. Düzenlemenin 230. maddesine göre, İnternet hizmet sağlayıcıları yayımcılar ile eşdeğer kabul edilmemiş ve başkalarına ait içerikten gereken özeni gösterdikleri sürece sorumlu tutulmamıştır. Buna rağmen, Temyiz Mahkemesi CDA’yı iptal etmiştir.
Mahkeme öncelikle CDA ile yasaklanan müstehcenlik fiilinin tanımını muğlâk bulmuştur. Ayrıca, sakıncalı içeriğin çocuklar tarafından erişilebilir şekilde sunulması yasaklamasının kanunun uygulama alanını belirsiz hale getirdiğine hükmetmiştir. İnternetin yetişkinler için özel bir alan yaratmaya elverişli olmadığı belirtilmiştir. Nihayetinde İnternet yakınlık-uzaklık kavramlarını barındırmayan bir ortamdır.
Dünyanın neresinde barındırılırsa barındırılsın tüm web siteleri kullanıcılara karşı aynı uzaklıktadır. Mahkeme, bu gerçeği göz önüne alarak, müstehcen yayın yapan sinemaların ancak yerleşim yerlerinin uzağında yayın yapmalarına izin verilmesini öngören düzenlemelerden esinlenen CDA’nın bu hükmünün mevcut teknoloji karşısında uygulama şansı bulunmaması sebebiyle iptal etmiştir. Mahkeme, klavye başındaki kişinin çocuk mu yetişkin mi olduğunun tespiti neredeyse imkânsız olması sebebiyle “çocukların erişimi” yaklaşımından yola çıkan düzenlemenin İnternet ortamında uygulanamayacağına hükmetmiştir.
CDA yürürlükten kaldırıldıktan sonra ortaya çıkan hukuki boşluğu doldurmak üzere 1998 yılında COPA yürürlüğe koyulmuştur. COPA, çocukların müstehcenlik gibi zararlı İnternet içeriğinden korunması amacıyla, çocukların İnternete yoğunlukla erişim yaptığı kütüphaneler ve devlet okullarında filtreleme yazılımlarını kullanma zorunluluğu getirmiştir. Bu yükümlülüğün ihlali ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Yüksek Mahkeme CDA gibi COPA’yı da ifade hürriyetini aşırı sınırlandığı gerekçesiyle iptal etmiştir.
COPA sonrası yürürlüğe koyulan CIPA, COPA ile getirilen düzenlemeyi yumuşatmıştır. CIPA, COPA gibi çocukların müstehcenlik gibi zararlı İnternet içeriğinden korunması amacıyla, çocukların İnternete yoğunlukla erişim yaptığı kütüphaneler ve devlet okullarında filtreleme yazılımlarını kullanma zorunluluğu getirmiştir. Ancak, bu yükümlülüğün ihlalinin yaptırımı olarak sadece devlet yardımlarından kesintiye gidilmesini öngörmüştür. CIPA’nın odak noktasını eğitim ve özdenetim oluşturmaktadır.
CIPA dışında ayrıca çocukların korunması amacıyla İnternet içeriğine müdahale etmek için Amerikan Ceza ve Ceza Usul Kanunu’nun çocukların istismarının önlenmesine ilişkin 2256 numaralı maddesinde yer alan hükme başvurulmaktadır. Bu hükme dayanılarak, içerik sağlayıcıların en azından müstehcen içeriğe ilişkin yaş doğrulaması gibi sistemleri kullanması zorunlu kılınmaktadır. Nihayetinde müstehcenliğin tanımının tartışmalı olması sebebiyle erişimin engellenmesi gibi katı bir yöntem kullanılması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmaktadır.
Amerikan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Potter Stewart müstehcenliğe ilişkin vermiş olduğu bir kararda “onu tanımlayamam, fakat gördüğüm zaman tanıyabilirim”[25] demek suretiyle zaten müstehcenliğin ne kadar göreceli ve yoruma dayalı olduğunu özetlemiştir.
ABD’de İnternet içeriğine doğrudan müdahale çocuk pornografisi ve İnternet üzerinden fikri mülkiyet ihlalleri söz konusu olduğunda gündeme gelmektedir. Çocuk pornografisi her zaman güncelliğini koruyan küresel ölçekte bir sorundur. Çocuk pornografisinin istismar edilen çocuk üzerinde tecavüz ve şiddet dışında psikolojik etkileri bulunmaktadır. Çocuk pornografisinin diğer bir sonucu ise çocuk satışını ve bu amaçla çocuk kaçırmalarını arttırmasıdır.
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye de taraf olan ABD’nin çocuk pornografisine karşı mücadele kesif bir şekilde hareket etmenin ana sebebi sorunun uluslararası kronik niteliğidir. Benzer bir şekilde, fikri mülkiyet ihlalleri ekonomik etkileri sebebiyle ciddiyetle takip edilmektedir.
ABD İnternet içeriğine müdahale konusunda diğer bir odak noktasını uluslararası terörizmle mücadele oluşturmaktadır. ABD, 11 Eylül saldırılarından sonra terörler mücadele amacıyla İnternet politikasını radikal bir şekilde değiştirerek 2003 yılında Information Operations Roadmap isimli bir düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur.[26]
Söz konusu düzenleme, İnternet başta olmak üzere tüm iletişim araçlarının askeri amaçlarla kullanımını, düşman ağların çökertilmesi ve her türlü mecrada propagandalara karşı mücadele edilmesi amaçlamaktadır. Bu düzenleme, İnternet içeriğine keyfi müdahale niteliği taşıdığı ve ABD’nin İnternet yönetimi konusundaki yetkilerini kötüye kullandığı gerekçesiyle eleştirilmiştir. Öte yandan bu düzenleme kaldırılmamasına rağmen, ABD ulusal bilgi ağlarını siber saldırılardan korumak ve siber güvenliğe yapılacak yatırımları ve araştırmaları teşvik edecek yeni bir strateji taslağı hazırlanmıştır.
Bir sonraki bölümde Çin deneyimini burayı tıklayarak okuyabilirsiniz..
[22] Communications Decency Act
[23] Child Online Protection Act



Kaynak : 