Bu yazının önceki bölümlerini
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 1
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 2
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 3
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 4
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 5
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 6
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 7
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 8
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 9
- Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 10
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bilişim Altyapısının Seçiminin etkileri:
Bilişim altyapısı, deneyimlerime göre en az 3 yıl üzerinde geliştirme (ek donanım, yazılım yükseltmesi v.b.) yapılması gerekmeyecek ölçekte, ana sunucuların birbirini yedeklediği, kesintisiz çalışabilecek yapıda kurulmalıdır. Bu sürede bilişim ekibi projenin kullanıcı tarafındaki beklentilerinin karşılamakla uğraşmalı ve oluşturulan sistemin bütününü iyice öğrenme fırsatını kullanmalıdır.
Ne kadar deneyimli bilişimciler olursa olsun, yeni ürüne uyum, hatalardan nasıl geri dönüleceği, sıkışıklıkların nasıl atlatılacağı , yedeklemenin en etkili nasıl uygulanacağı , bilgi güvenliği açısından yapılacaklar, sistemin verimli çalışması gibi bilişim yönetiminin en temel unsurları bile uygulama deneyimi ile pekişmelidir ve bu alanlarda kurum kendini güven içinde hissetmelidir. Bilişimcilerin altyapıyı oturtma ve ona hakim olma fırsatı olmalıdır.
Hakim olma yönünde iyi bir örnek veri tabanı yönetimidir. Çok iyi veritabanı bilgisi olan bir uzmanı işlendirmekle ürünün veritabanına hakim olunamayacaktır, tasarımı bilmek gerekir ki bu da zaman alıcıdır. Özellikle hazır ürünlerden biri seçildiyse, en çok karşılaşılacak sorun veri tabanı yönetimidir. Birden çok veritabanı kullanabilen ürünler çoğu zaman veritabanı ilişkilerini de kendileri yönetirler ve veritabanı yazılımı açısından bağları kopmuş, boşlukta yüzen tablolarda bilgiler yığılmış gibi duruyordur. Böylebir tablolar yığınında yedekleme, geri yükleme, sıkıştırma, genişleme, başka fiziksel ortamlara taşınma gibi beklenmedik birçok sorun çıkabilmektedir ve bunlarla başetmek deneyerek öğrenmeye dayalı olmaktadır. Böylebir durumda hem veritabanı yöneticisi hem uygulama geliştiriciler ürünün özgün tablo ilişkileri yönetimini anlamak için zaman kaybedeceklerdir. Daha önce de değindiğim gibi, çoğunlukla bunların yazılı belgeleri de yoktur.
Her kurum biraz da kendine özgü bir yapılanmaya gider. İşletim sistemleri, veri tabanları sürüm düzeyleri, kurgulanmaları, ağ yapısı v.b unsurlar farklılıklar içerir ve dışarıdan gelen deneyimli bir sistemci bile bu ortama hemen uyum sağlayamayacaktır. Sistem bakım ve yönetiminden sorumlu kişilerin deneyim kazanması, sorun çıkmadan araştırmasına ve gözlemesine de bağlıdır.
Çok özetle değindiğim, bu altyapıyı tanıma, hazmetme ve hakim olma süresi gereklidir ve dar düşünülerek altyapının sorun çıkarması ile sekteye uğratılmamalıdır.
Böylebir süre, sadece bilişimcilere soluk aldırmayacak aynı zamanda kurumun yeni yapıya uyumunu sağlayacak ve doğal olarak projenin başarısını etkileyecektir.
Bu başlıkta değineceğim bir diğer önemli unsur da geliştirme ve deneme ortamlarının ayrılmasıdır.
Bu yazının devamını Büyük Projeler Nasıl Yönetilir – 12 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 