Yeni araştırma sonuçlarına göre; 2005’te YTL’ye geçeceğimizin bilincinde olanların oranı, Haziran 2004’ten Ekim 2004’e kadar olan süre içinde % 50’den % 84’e yükseldi. Çıkan sonuçlara göre erkekler YTL konusunda daha bilgili. Sosyo-ekonomik gruplara göre bakıldığında, her iki araştırmada da gelir seviyesi düştükçe bilgi oranının düştüğü görülüyor.
MasterCard, Lira’dan altı sıfır atmaya hazırlanan Türkiye’de bilinç seviyesini ölçmek üzere bağımsız araştırma şirketi Yöntem Araştırma ve Danışmanlığı ile birlikte 15-55 yaş arası 1200 kişiyi kapsayan bir araştırma hazırladı. Araştırmanın ilk etabı Haziran ayında, ikinci etabı ise Ekim ayında gerçekleştirildi. Eylül ayında başlatılan tanıtım kampanyaları sonrasında halkımızın YTL konusunda ne kadar bilinçlendiği iki araştırma karşılaştırıldığında net olarak ortaya çıktı. Araştırma sonuçlarına göre yapılan tanıtım faaliyetleri, YTL konusundaki bilincin % 68 oranında artışına neden oldu.
Sonuçlara göre, Türk Lirası’ndan ne zaman altı sıfır atılacağı konusundaki bilinç, Haziran 2004’ten Ekim 2004’e kadar olan süre içinde % 50’den % 84’e yükseldi. Türk Lirası’ndan ne zaman sıfır atılacağını hiç bilmediğini belirtenlerin oranının ise değişmediği gözlendi.
Haziran ve Ekim ayları karşılaştırıldığında, Türk Lirası’ndan ne zaman altı sıfır atılacağını tam olarak bilmeyenlerin oranının tüm sosyo-ekonomik gruplarda azaldığı gözlemlendi. Ancak her iki araştırmada da doğru yanıt verenlerin oranı, üst sosyo-ekonomik gruplarda daha yüksek. Benzer şekilde kadın ve erkeklerin bu konudaki bilgilerinin de farklı olduğu görüldü.
Türk halkının YTL bilincini ölçen araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak bir açıklama yapan MasterCard Güney Doğu Avrupa Ülkeleri Genel Müdürü Özlem İmece, “Avrupa’da Euro’ya geçişte olduğu gibi, ülkemizde de TL’den YTL’ye geçişte kartlı ödeme sistemleri, alışma sürecinin kısaltılması ve karışıklıkların önlenmesi anlamında önemli roller üstlenecek. Bu nedenle bu araştırma, halkımızın bilgi seviyesini ve hazırlıklı olup olmadığını değerlendirmek, gerek bankacılık gerekse ödeme sistemleri sektörünün daha neler yapabileceğini değerlendirmesi açısından çok önemli” diyerek MasterCard ve Maestro’nun YTL geçiş sürecindeki rolüne değindi. İmece, Euro’ya geçen Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan insanların bizden çok daha karmaşık bir hesaplama yapmaları gerektiğini hatırlatarak, bu karışıklıklardan kurtulmanın en kolay yolunu kredi kartı ve banka kartlarını kullanmakta bulduklarını ve değişimin yaşandığı ilk haftada ATM’lerde ve alışverişlerde kullanılan kart işlemlerinin iki katına çıktığını ifade etti. Özellikle ATM’lerde yaşanacak yoğunluğun temel nedeninin Yeni Türk Lirası’na dokunmak ve görmek amacıyla gerçekleşebileceğini söyleyen İmece, “Merkez Bankası ve çeşitli kurumlar YTL’yi başarılı bir şekilde halka tanıtmaya devam ediyor. Bunun sonucu olarak, üç ay gibi kısa bir sürede, halkımızın YTL ile ilgili algısı güçlendi. Bu bilincin Ocak ayına kadar daha da oturacağına inanıyoruz” dedi.
Araştırmaya katılan kişilere YTL’ye geçiş konusunda kendilerinin ne düşündükleri ve nasıl etkilenecekleri sorulduğunda, ortaya çıkan en büyük kaygı % 66 oranı ile bozuk para taşımanın zorluğu yanıtı oldu. Bunu % 65 ile zor alışmaktan yakınanlar izledi. MasterCard Güney Doğu Avrupa Ülkeleri Genel Müdürü Özlem İmece bu sorunun altını çizerek sonuçların banka kartı ve kredi kartına talebin artacağının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. İmece sözlerine şöyle devam etti: “Yıllardır süregelen alışkanlıkları değiştirerek bozuk para keseleri taşımak herkes için zor olacak, ancak banka kartı ve kredi kartı hem yeni para birimine alışmayı kolaylaştıracak hem de kişileri bozuk para taşıma yükünden kurtaracak.”
Türk Lira’sının değer kaybedeceğine inananlar azaldı
Araştırmanın ikinci etabında görüşülen kişilere, Lira’dan altı sıfır atılacak olmasının doğuracağı sonuçlar sorulduğunda ilk araştırmaya göre çeşitli farklılıklar gözlemlendi. Buna göre YTL’ye geçişle birlikte, Türk Lirası’nın değer kaybedeceğini düşünenlerin oranı ilk araştırada % 39 iken ikinci araştırmada, % 29’a geriledi. Değer kazanacağını düşünenlerin oranı ise % 55’ten % 37’ye indi. Buna karşılık, pahalılık olup alım gücünün azalacağı ifadesine katıldıklarını belirtenler % 51’den, % 35 seviyesine indi. Haziran ayı araştırmasında ucuzluk olacağı ve alım gücünün artacağı ifadesine katılan % 29’luk kesim, Ekim ayı araştırmasında % 34’e yükseldi.

Kaynak : 