E-iş standartları kuruluşu OASIS, teknoloji kullanıcılarına daha fazla seçenek sunulması şeklindeki sektör yönelimlerine paralel bir hareketle, Entelektüel Mülkiyet Hakları (IPR) kurallarına iki seri ücretiz telif hakkı maddesi ekledi.
OASIS komiteleri üyeleri artık Mantıklı ve Ayrımcılık Yapılmayan (RAND) prensibinde çalışabilecekler, bu prensipte çalışan entelektüel mülkiyet sahipleri kullanıcılarından telif hakkı ücreti alabiliyor veya RAND kurallarına göre yeni Bedava Telif Hakkı (RF) veya Limitli Kurallar prensiplerinde çalışabiliyorlar.
Tekrar gözden geçirilmiş OASIS Entelektüel Mülkiyet Hakları kurallarına göre, RAND prensipleri, bir patent sahibine teklif edebileceği bir dizi yaklaşım sunuyor ve diğer belirtilmemiş bütün kuralları patent sahibi ve lisans almak isteyen müşteri arasındaki pazarlıklara bırakıyor.
RAND kurallarındaki Bedava Telif Hakkı maddesi temelde RAND gibi uygulanıyor, fakat patent sahibinin lisans için para istemesine veya telif hakkı ücreti uygulamasına izin vermiyor.
Limitli Kurallar seçeneğindeki Bedava Telif hakkı maddesi de RAND Kuralları’ndaki Bedava Telif Hakkı kuralı gibi, ama bir patent sahibi lisansının içeriğinde olabilecek bütün kural ve şartları tam olarak belirliyor ve daha fazla pazarlık yapılarak farklı anlaşmalar yapılmasına sınırlama getiriyor.
OASIS altında bulunan çoğu standart zaten ücretsiz telif hakları içeriyor. OASIS yönetim kurulu başkanı Jim Hughes, grubun yeni maddeleri standart sürecini netleştirmek için eklediğini, bunun da uygulayıcılara standartların, davacı patent sahipleri tarafından sıkıştırılmadan da eklenebileceğini gösterdiğini söyledi.
Hughes, “Bunun amacı Entelektüel Mülkiyet Haklarını güçlendirmektir,” dedi ve ekledi, “Yeni Entelektüel Mülkiyet Hakları çok net ve ayrıca çok da kesin.”
Mesela yeni kurallara göre, teknik komiteler bir yönerge oluşturmadan önce hangi kurallara göre hareket edeceklerini ilan etmek durumundalar. Hughes, durumun bundan önce böyle olmadığını söyledi. Bu belirsizlik ortamı, uygulayıcıların yönergelerde teknoloji kullanımı konusunda isteksiz olmalarına neden oluyor çünkü entelektüel mülkiyet sahipleri tarafından telif hakkı konusunda sıkıştırılma korkusu taşıyorlar.
Bu hareket çok mantıklı çünkü bireyler ve şirketler tarafından çok yönlü ve fazla sayıda geliştirilen teknolojiler, standart gruplarının patent hakları konusunda sorun çıkmayacağını garanti etmelerini imkansız hale getiriyor.
Yeni Entelektüel Mülkiyet Hakları kuralları 15 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihten önce oluşturulan teknik komitelerin 15 Nisan 2007 tarihine kadar yeni kurallara uyum sağlayacak şekilde yapılarını ayarlamış olmaları gerekiyor. Henüz yeni kurallara uyum sağlayacak şekilde yapılarını değiştirmemiş olan komiteler eski kurallara göre faaliyetlerini sürdürecekler.
Hughes, OASIS’in dört sene önce World Wide Web Consortium (W3C) bünyesinde başlamış olan anlaşmazlıklar gibi çıkabilecek muhtemel bir karışıklığı engellemek için gerekli önlemleri aldığını söyledi.
O zamanlar üyeler W3C’nin RAND politikası konusunda endişelenmişlerdi. Bu aynı zamanda W3C’nin yönergelerinin telif hakkı talebinde bulunabilecek şirketler için patentli teknolojileri kullanmasına neden olmuştu. W3C daha sonra RAND’ını askıya aldı.
Bir sene sonra, SOAP 1.2 yönergesinin onaylanması, webMethods ve Epicentric şirketleri tarafından yönergede tanımlanan teknolojilerin telif haklarının kendilerine ait olup olmadığı konusunda mercek altına alındığında W3C, Entelektüel Mülkiyet konusunda diğer bir engelle karşılaşmış oldu.
En sonunda W3C sadece ücretsiz telif hakları kurallarını kullanmaya başladı. Daha yakın bir zamanda ise, tartışmalı ActiveX patentinin tekrar incelenmesi ve gözden geçirilmesi için lobi faaliyetleri yaptı. Microsoft ve Eolas arasındaki dava halen sürüyor.



Kaynak : 