Bu röportajın ilk 2 bölümünü
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Yeni dönemde TK’ya getirmek istediğiniz yenilikler var mıdır?
Dr.Tayfun Acarer : Halihazırda Türkiye’de telekomünikasyon piyasasına yönelik düzenlemelerin AB müktesebatı ile uyumlu hale gelecek şekilde güçlendirilmesi ile Telekomünikasyon Kurumu’nun özellikle düzenlemeleri uygulama kabiliyetinin desteklenerek kurumsal yapısının güçlendirilmesi amacıyla Türkiye-AB Mali İşbirliği 2002 yılı Programı kapsamında yer alan “Telekomünikasyon Kurumu’nda Kurumsal Yapılanma” başlıklı proje ilgili danışman şirket tarafından yürütülmektedir. Dolayısı ile bu projenin sonuçlarını görmek ve bunları değerlendirmek faydalı olacaktır.
Bunun yanında elbette ki daha önceki yöneticilik ve çalışma tecrübelerim ile bilgi birikimim doğrultusunda Kurumumuzu ve dolayısı ile sektörümüzü daha da ileriye götürecek, geliştirecek uygulamaları, çalışmaları ve yenilikleri başlatmak ve desteklemek görevlerimiz arasında yer alacaktır. Özellikle sektördeki teknik denetimleri mevcut olanaklarımız ölçüsünde yaygınlaştırmak ve enterferansa yol açan kaynaklar ile etkin mücadele etmek başlıca hedeflerimiz arasındadır.
Bu arada Türkiye’deki telekomünikasyon sektöründe yerli girişiminin oranının düşük olması ve yeterli AR-GE faaliyetinin bulunmamasını büyük bir eksiklik olarak görmekteyiz. Ülkemizde nitelikli istihdam açısından büyük önem taşıyan bu hususta olumlu gelişme sağlamak için, sektördeki her gruptan destek ve anlayış bekliyoruz.
turk-internet.com : TK telekom sektöründe nasıl bir noktada olmalı? Ne tür sorumlulukları olmalı? Ya da var?
Dr.Tayfun Acarer : Düzenleyici ve denetleyici kurumlardan biri olan Kurumumuz; Kanunlarla ve bunlara bağlı yönetmeliklerle öngörülen yetki ve sorumlulukları uygulamak ve verilen diğer görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini ve idari ve mali özerkliğe haiz özel bütçeli bir devlet kurumudur ve Kurumun ilişkili olduğu bakanlık da Ulaştırma Bakanlığıdır. Dolayısı ile tüm diğer devlet kurumlarında olduğu gibi bizimde ilgili mevzuatlarla belirlenen alanın dışına çıkmamız söz konusu değildir.
Ülkemizin telekomünikasyon sektöründeki en önemli yapısal değişiklik bilindiği üzere sektörü düzenleyen temel kanunlarda değişiklik yapan 4502 sayılı Kanun’dur. Bu Kanunla, Telekomünikasyon Kurumu kurulmuş, politika ve strateji belirleme ile düzenleme ve işletme fonksiyonları birbirinden ayrılmıştır. Politika ve strateji belirleme görevi doğal olarak Ulaştırma Bakanlığında bırakılırken, düzenleyici fonksiyonlar Telekomünikasyon Kurumuna verilmiştir. 4673 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle de yetkilendirme görevi Telekomünikasyon Kurumuna devredilmiştir. Diğer yandan gündemdeki taslak “Elektronik Haberleşme Kanunu” ile; telekomünikasyon alanında değişik kanunlarla düzenlenen mevzuatı toparlayacak, dağınıklığı giderecek, sektörde liberalleşmeyi hızlandıracak ve AB müktesebatına uyumlu lisans, ara bağlantı, evrensel hizmet ve numaralandırma gibi düzenlemeleri gerçekleştirecek, sektörü bütünüyle düzenleyen ve ayrıca Kurumumuzun yaptırım gücünü ve şeffaflığını artıracak düzenlemeler yapılması hedeflenmektedir.
Burada Kurumun web sayfasında da detaylı biçimde yer alan ve mevzuatlarla belirlenen görev ve sorumlukların tümünü anlatmaya gerek yoktur. Ancak Misyonumuz; Türkiye’deki telekomünikasyon hizmetlerinin hızlı, kaliteli ve ucuz sağlanması amacıyla yönlendirme, düzenleme ve denetleme yoluyla sektörde yasalara uygunluğun sağlanması, ilgili kurumlarla ilişkilerin yürütülmesi, teknolojik gelişmelerin izlenmesi, rekabetin korunması, uluslararası normlara uygunluğun sağlanması, tüketicinin korunması, kalkınma ve güvenlik politikalarının gözetilmesidir. Vizyonumuz ise Türkiye’deki telekomünikasyon sektörünün uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayan, araştırma – geliştirme faaliyetleriyle dünyadaki gelişmelere katkıda bulunan, sektöre yön veren, uygulamaları izleyen ve denetleyen, toplumun telekomünikasyon hizmetlerinde en üst düzeyde, sorunsuz, en uygun fiatlarla yararlanmasını sağlayan ve devletin telekomünikasyon politikası oluşturmasında etkin rol oynayan bir kuruluş olmaktır.
Kurumun kuruluşu ve varlığı sektörde devamlılığın, düzenin, güvenilirliğin ve şeffaflığın sağlanması açısından önem arz etmektedir. Kurum serbestleştirme sürecinde düzenleme ağırlıklı bir işlev görürken, serbestleşme sonucunda düzenleme işlevini asgariye indirecek, ancak sektörde sürdürülebilir rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla etkin bir şekilde denetleme ve hakemlik görevlerini devam ettirecektir.
Telekomünikasyon Kurumu bu anlamda telekomünikasyon sektöründe “katalizör” görevini üstlenmeli ve bu sektörün tüm oyuncularının konularına göre bir araya gelmeleri için gerekli ortamı hazırlamaya çalışmalıdır.
Netice olarak Telekomunıkasyon Kurumu, her kesimin güvendiği ve saygı duyduğu konumunu artırarak sürdürmelidir.
Röportajın devamını Acarer; Acil İş Planımızda 3 Başlık Var – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 