web analytics
Cumartesi, Haziran 27, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Ulusal Telekomünikasyon Politikası Oluşturmak-3

Yabancıya satışına yine aynı gerekçelerle karşı çıkılan bir başka işletme ise Türk Telekom’dur. Yabancıya satış konusunda yukarıda sorulan soruların cevaplarını bir kenara bırakarak, bir telekom operatörünün ancak yerli işletmeciler elinde kamu yararına uygun olarak çalışacağını kabul etsek dahi bu sefer ortaya başka bir soru çıkmaktadır. Özelleştirilecek olan operatörün yerli işletmecilerin elinde kalmasını sağlamakla kim mükellef olmalıdır ?

Av.Gökhan Okan-Av.Gökhan Okan
15 Haziran 2005
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu yazının ilk 2 bölümünü

  • Ulusal Telekomünikasyon Politikası Oluşturmak-1
  • Ulusal Telekomünikasyon Politikası Oluşturmak-2

başlıkları altında okuyabilirsiniz.

Yabancıya satışına yine aynı gerekçelerle karşı çıkılan bir başka işletme ise Türk Telekom’dur. Yabancıya satış konusunda yukarıda sorulan soruların cevaplarını bir kenara bırakarak, bir telekom operatörünün ancak yerli işletmeciler elinde kamu yararına uygun olarak çalışacağını kabul etsek dahi bu sefer ortaya başka bir soru çıkmaktadır. Özelleştirilecek olan operatörün yerli işletmecilerin elinde kalmasını sağlamakla kim mükellef olmalıdır ?

Bu soruyu yüzeysel bir cevapla geçiştimeye kalktığımızda, bunu sağlamakla mükellef olanın “devlet” olduğu söylenebilir, ancak ülkemizin ve Dünya’nın içinde bulunduğu dönem dikkate alındığında bu sorunun cevabının daha farklı olması gerekmektedir.

Türkiye ve arasında yer almaya gayret gösterdiğimiz ülkeler siyasal olarak çoğulcu, demokratik ve halkın katılımının esas olduğu, sivil toplumun (örgütler aracılığı ile veya bireylerin hareketleri sonucunda) karar mekanizmalarında etkin rol aldığı ve hatta karar verdiği; ekonomik olarak ise liberal ekonomi ilkelerinin kabul edildiği bir sistemi benimsemiştir. Hedef alınan bu ilkelerden ekonomik veya siyasi olanlar birbirinden ayrı olarak incelenemez. Bu kriterler ancak ilkelerin oluşturduğu bir bütün olarak ele alındığında ve bu bütünün oluşturduğu çerçeve felsefe özümsendiğinde siyasete veya ekonomiye etkin olarak uygulanabilir.

Bu konuyu bir örnek ile açıklarsak, devlet ekonomiyi liberalize etmek veya sektörlerin serbestleşmesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapar, elindeki iktisadi işletmeleri özelleştirir, özelleştirme sonrasında sektörün düzgün işlemesi için gerekli denetimleri yapar vs. Bunlar devlete düşen görevlerdir. Ancak, tüm bunlar sektörde liberalleşmenin sağlanabilmesi ya da belirli bir politika belirlenebilmesi için yeterli ya da tek başına uygun davranış modelleri değildir.

Zira, eğer bir sektör serbestleşecek ise bunu esas sağlayacak olan, yeni politikaları belirlemekle mükellef olan sektörün yeni sahipleridir. Yani özel sektör temsilcileridir. Serbestleşme, özelleştirme gibi kavramları içinden çıktıkları katılımcı siyaset anlayışı ile birlikte incelediğimizde ortaya çıkan sonuç budur.

Aksi takdirde özelleştirme sadece devletin elindeki işletmeleri özel sektöre devretmesi, belirli bir sektörü özel sektöre açması vs. şeklinde basit anlamıyla algılanırsa uygulamaların sığ ve güdük kalması kaçınılmazdır. Türk Telekom’un yerli işletmecilerin elinde olması gerekliliğini bu açıdan ele almak gerekir. Telekom özelleştirmesine yabancı girişini yasaklamak, özelleştirmenin yukarıda belirtilen basit algılanmasının sonucudur.

Telekom sektörü özelleşecek ise bu sektöre sahip çıkması, sektörün yönünü belirlemesi gerekenler o sektörde yer alan ya da alacak işletmecilerdir. Bu işletmeciler, sektörde politika belirleme haklarının ve görevlerinin olduğunu akıldan çıkarmamalıdırlar.

Bu bağlamda, Telekom ihalesi için bir arada hareket edeceklerini belirten Türkiye’nin en saygın iki grubunun bu konudaki işbirliklerini sona erdirmeleri dikkate değerdir ve eğer meydanın yabancılara bırakılması olumsuz ise meydan yerli grupların iş birliğini becerememesi sonucunda yabancılara kalmıştır. Sektördeki dört büyük grubumuzdan ikisinin GSM sektöründeki hisse/ şirket satışlarına ne şekilde yol açtıklarını yukarıda inceledik, diğer iki büyük grup ise Türk Telekom ihalesinde ortaya çıkabilecek en güçlü Türk işletme adayı olmalarına rağmen ihaleyi yabancılara bırakmışlardır.

Bir yandan sivil katılımdan bahsedilirken diğer yandan serbestleşme gibi bir hamlede politika belirleme gibi bir işlev sadece devlete bırakılamaz, iş adamlarının ya da sermaye gruplarının sivil katılımı ise sadece bu kişi ya da şirketlerin üye oldukları derneklerin senede bir kere akademisyenlere Türkiye’nin AB’ye katılımı vs. hususlarda rapor hazırlatmasından ibaret değildir. İş dünyasının katılımı sektörde bir aktör olarak sorumluluk alması ile kendini göstermelidir. Bu itibarla (i) eğer ülkemizde telekomünikasyon sektörü yabancıların eline bırakılıyorsa ve (ii) eğer bu kötü bir durum ise bunun sorumluluğunu öncelikle ve sadece devlette aramamak gerekir.

Bu yazının devamını yarın okuyacaksınız..

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Av.Gökhan Okan

Av.Gökhan Okan

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.