web analytics
Salı, Temmuz 14, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Super Poligon – Doğan Medya Kapışması

Geçtiğimiz günlerde, medya haberleri veren SuperPoligon ve KuvayıMedya siteleri, George Soroz - Doğan Medya ilişkisi şeklinde bir haber yayınladıkları için mahkemeden kapatma aldılar. Bu sitelerden SuperPoligon ile konunun detaylarını konuştuk.

Selin Özalp-Selin Özalp
13 Temmuz 2005
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

TV’ların ilk çıktığı zamanlarda olduğu gibi, İnternet’in ortaya çıkması ile birlikte, tüm dünya’da, Online Yayıncılık – Geleneksel Yayıncılık karşılaştırması ve tartışması başladı.

Ülkemizde bu karşılaştırmaların yapılacağı dönemler geldiğinde, 2001 ekonomik krizi yaşanıyordu. O dönemde işsiz kalan pek çok gazeteci, bu yeni ortamı yani interneti bir fırsat olarak değerlendirdi. Bu nedenle “genel haber portali” tanımlamasına giren pek çok site oluştu. Ancak daha ilginci, bu dönemde medya’nın içinden haberler veren siteler de moda oldu. Bugün bu tarzda haber yapan pek çok site var. Bu sitelerden bazıları sadece dedikodu türü haberler verirken, bazıları da bir anlamda medyanın kendini eleştirdiği siteler olmayı başardılar.

turk-internet.com yayıncıları klasik gazete-medya dünyasından değil, bilişim-internet sektöründen geldiği için, bu tür sitelere yönelik çalışmalarımız fazla olmadı. Ancak geçtiğimiz günlerde bir okuyucumuz, “bağımsız bir yayın olarak neden KuvayıMedya ve www.SuperPoligon.com ile Doğan Medya arasında meydana gelen olayı haber yapmadığımızı” sordu.

Bu soru 2 açıdan ilgimizi çekti. Önce, turk-internet.com’un, teknoloji haberleri verme yanında, özellikle internet ve telekom konularındaki hukuki konularda bilgi verme misyonu da olduğu için ve böyle bir olay diğer yayıncılar açısından örnek teşkil etmesi nedeniyle haber değeri taşıyor. Diğer tarafta ise, “klasik medya – online medya arası bir tartışma, değişen medya kavramları arasında nereye doğru gidiyor”u göstermesi açısından bir örnek.

Şimdi olayımıza geri dönelim; geçtiğimiz günlerde, önce KuvayıMedya sitesinde ve ordan alıntılıyarak www.SuperPoligon.com sitesinde yayınlanan George Soroz ile ilgili bir haber nedeniyle Doğan Medya mahkemeye gitti. Mahkeme de ilginç bir şekilde, sadece ilgili yazı konusunda değil, tüm sitenin kapatılması için karar verdi. Olayın hukuki tarafına gözatmadan önce taraflardan www.SuperPoligon.com ile konuştuk. SuperPoligon’un cevaplarını bu yazıda okuyacaksınız. Benzer sualleri Doğan Medya’ya da soruyoruz. Cevap aldığımız takdirde bu sayfalarda onu da yayınlıyor olacağız.

turk-internet.com : Okuyucularımız arasında sitenizi tanımayan varsa diye soruyoruz. Bize SuperPoligon hangi tür içerik yayınlar anlatır mısınız?

SuperPoligon : Öncelikle medya… Sektörde ne olup, bittiği… Tabi medya şimdi hayatın her alanında… Ve sektör yapısı itibarıyla birçok yapıyla yakın ilişkilere sahip… Medyayla ilgili siyaset ve ticaret de bu nedenlerle ilgi alanımıza giriyor. Biz de herkes gibi hem Türkiye’deki hem de Dünya’daki sistemi, ilişkiler ağını ve bunun yansımalarını çözmeye çalışıyoruz. Ama bunu diğer yapanlardan en önemli farkımız; öğrendiklerimizi okuyucularımızla paylaşıyoruz.

turk-internet.com : SuperPoligon’un yayıncısı ve yazarları hakkında bilgi alabilir miyiz?

SuperPoligon : Süperpoligon’un bir patronu yok. Site 3 gazetecinin ortak girişimi sonucu ortaya çıktı. Sitenin masrafları gelen reklamlardan karşılanıyor. Reklam olmadığı zaman editörler masrafları paylaşıyor. Bu nedenle de herhangibir sermaye grubuna karşı bağımlılığı yok. Sitenin olaylara adil bakabilmesi için editörleri arasında büyük grupların hepsinden birer temsilci bulunmasına dikkat ediliyor.

Sitedeki editör ve yazarların tamamı sektörün içinden. Bir kısmı hepimizin tanıdığı isimler ancak farklı isimlerle yazmayı tercih ediyorlar. Editörlük ve yazarlık bir grubun elinde değil. Haberlere yaptığı yorumlarını çok beğendiğimiz gazeteci arkadaşlarımıza da yazarlık teklif ediyoruz. Kabul edenler aramıza katılıyor. Zaten editör ve yazar olmaya da gerek yok. Herkes haberlere yorum yazabiliyor. Bu yorumlar da bazen haberlerden daha çok okunuyor. Süperpoligon’un yorumcuları Türk medyasının en çok okunan köşe yazarlarıyla polemiğe giriyor.

turk-internet.com : Geçtiğimiz günlerde Dogan Medya grubu ile bir sorun yasandığını duyuyoruz. Bu konuyu açar mısınız?

SuperPoligon : Süperpoligon’un ilgilendiği başlıca konulardan biri de, yabancıların Türk medyasına ilgisi.

Robert Murdock, George Soros gibi dünyadaki güç odaklarıyla birlikte çalışan isimlerin Türkiye’de ne yapmaya çalıştığını yakından takip ediyoruz. Bu konuyla ilgili gelişmeleri de okuyucularımıza aktarıyoruz.

Bu çerçevede, sitemize e-mail ile gelen ve kuvayımedya isimli sitede yayınlanmış bir habere geçtiğimiz günlerde yer verdik. Bu haberi verirken de dedik ki; Biz bunu bu siteden alıyoruz. Kimin ne itirazı varsa bize bildirsin. Gelen cevapları da verdik.

Doğan Grubu bize bir müracaatta bulunmadığı halde, bir anda mahkeme kararı geldi. Fakat mahkeme kararı da oldukça enteresan. Bu tedbir kararı haber için değil de, site için alınmıştı. Yani örneklersek; diyelim ki, siz Hürriyet’te çıkan haber için Hürriyet’i komple kapatıyorsunuz. Bu nasıl bir karar, nasıl bir anlayış kimse anlayabilmiş değil.

Biz sözkonusu haberi mahkeme kararı gereği yayından kaldırdık. Ancak Doğan Grubu’na bağlı servis sağlayıcı şirket (ISP) sansürünü kaldırmadı. Okuyucularımız da bunun üzerine ISP değiştirmeye başladı.

turk-internet.com : Sizce bu olayın meydana gelme nedeni nedir? Online yayıncılık geleneksel dediğimiz yayıncılığa bir tehdit midir?

SuperPoligon : Başlıca sıkıntı şu. Bugüne kadar medya rahatlıkla kontrol edilebiliyordu. Matbaaları ve dağıtım şirketini kontrol ettiğiniz zaman yazılı medyayı, TV lisanslama sistemi ile de televizyonları kontrol etmek mümkündü.

İnternet bu kontrolün dışında. ‘Kontroldışı’ olmanın sağladığı bir takım avantajları var. Eğer reklam sistemine girmek gibi bir derdiniz de yoksa, vicdanınızın elverdiği ölçüde bağımsızsınız demektir İnternet ortamında. Bu bağımsız yayıncılık anlayışı, itibarını kaybeden geleneksel medyadan İnternet’e doğru bir yönelme sağladı.

Okuyucular bugüne kadar hiç duymadıkları gerçekleri İnternet sayesinde öğrendi. Olayların perde arkasını, perde arkasındaki aktörleri İnternet sayesinde duydu. Artık eskisi gibi okuyucuyu kandırmak kolay değil. Öyle ki, şimdi okuyucu Hürriyet’teki her haberin arkasında, olsa da, olmasa da Aydın Doğan’ın menfaatini arıyor. Herkesin söylediği gibi, yazılı basına yönelik ciddi bir güven bunalımı var.

Aslında sorun yayıncılığın gazete kağıdından veya internet üzerinden olmasından çok, yayının kimden yana olduğunda. Geleneksel yayıncılık ‘sahibinin sesi’ olmaya devam ettiği sürece yok olmaya mahkum. Eğer gazetedeki her haberin arkasında bir menfaat ilişkisi yatarsa, sıradan polisiye haberlerin içine bile grup menfaatleri katılırsa okuyucu neden güvensin sizin yaptığınız gazeteye. Bunun için de medyayı kullanılan araçlara göre geleneksel ve yeni medya şeklinde değil, aldığı tavra göre değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.

Yani bir tarafta elinde gazeteleri, televizyonları, bankaları, petrol şirketleri ile holding medyası var, diğer tarafta da tek başına veya arkadaşlarıyla birlikte ‘gazetecilik’ yapmaya çalışan bağımsız internet medyası… Medya imparatorlukları dönemi bitmek mecburiyetinde… Medyanın dünya çapındaki imparatorlarından Murdoch da bunu yeni anladı ve geçtiğmiz günlerde anlamakta geciktiğini itiraf etti. Avrupa’da ve Amerika’da sahip olduğu digital yayın networkleri hızla değer kaybediyor.

Artık, okuyucuya, izleyiciye, dinleyiciye ulaşmak çok kolay. Yeter ki söyleyecek sözünüz olsun.

turk-internet.com : Online Yayıncılık, klasik medyaya bir tehdit diyorsunuz. Peki nasıl bir tehdit ve Türkiye’de sizce bu boyuta ulaşabildi mi?

SuperPoligon : Öncelikle şu ayrımı yapmak gerektiğine inanıyorum. İnternet de, gazete, dergi, radyo, televizyon gibi bir iletişim aracı. Her iletişim aracının kendine mahsus avantajları ve dezavantajları var. Televizyon yaygınlaşınca gazetenin tamamen ortadan kaybolmasını bekleyenler yanıldı. Çünkü televizyondaki programları istediğiniz zaman seyretme imkanınız yoktu. Gazeteyi istediğiniz zaman açıp okuyabilir, yanınızda taşıyabilir, çok önemli gördüğünüz birşeyi kesip saklayabilirsiniz.

İnternet bambaşka bir dünya. Çok hızlı gelişen ve kapsamı geniş bir iletişim aracı. İlk çıktığında yazıları zor okuyorduk ama bunu bile büyük bir avantaj olarak gördük. Sonraları fotoğrafları da çok güzel görme imkanımız oldu. Tasarım sistemleri gelişti. Çok güzel sayfa dizaynları yapılmaya başlandı. Ardından ses dosyalarının aktarımı başladı. Son olarak da görüntü dosyaları. Yani gazetenin, radyonun ve televizyonun verdiği ne varsa internette var. İnternet servis sağlayıcıların daha yüksek hızlı bağlantı sağlamaları ve server sistemlerinin geliştirilmesiyle birlikte İnternet televizyonla da ciddi bir rekabete girebilir. Çünkü İnternet üzerinden yapılan televizyon yayıncılığı size istediğinizi istediğiniz anda seyretme imkanı sağlıyor. Bu da büyük bir özgürlük. Prime time kavramı ortadan kalkacak. Daha da ötesi var. Yakın bir geleckte bütün bunlara cebimizde taşıdığımız telefonlarla ulaşabileceğiz … Bunlar işin teknik tarafı…

İnternetin teknolojik üstünlüğünün yanısıra insanlığa kazandırdığı başka bir şey daha var. Daha önce bir gazete, radyo veya televizyon yayını yapabilmek için ciddi sermayeler gerekiyordu. Bunun için de geleneksel medya, sermaye sahiplerinin oyuncağı haline geldi. Sosyal duyarlılık sahibi gazeteciler ikinci plana itildi. Patronunun işini en iyi takip eden kim ise o, önplana çıktı. O daha çok para aldı. Böylece de gazetecilik tükenişe geçti.

Holding gazeteleri hem trajlarını kaybetti, hem de itibarlarını kaybetti. İnternet bu noktada gazetecilik için bır çıkış yolu oldu. Şimdi, iyi yazan sıradan bir yazar, büyük gazete köşeyazarından daha çok okunabiliyor. Bunun için konvansiyonel medya tükenişe geçti. İnternet karşısında herkes eşit. İyi yazan, doğru yazan, hızlı yazan kazanacak. Diğerleri zamanla silinip gidecek.

Geleneksel medya sahipleri elindeki içeriği internette doğru konumlandırabilir ve itibar elde edebilirse gücünü sürdürebilir. Ama mevcut kafayla bunu yapması zor.

turk-internet.com : Online yayincilarin sorumlulukları nelerdir sizce? Bu Turkiye’de şu anda mevcut tek-tük online yayıncılar tarafından doğru algılanmakta mıdır?

SuperPoligon : Bütün yayıncıların sorumluları aşağı yukarı aynı. Bunlar gazetecilik mesleğinin evrensel ilkeleri. Ancak geleneksel medya bugüne kadar çeşitli isimlerle ortaya konan bu ilkelere uymadı. Yaptığı işi halk için değil patronu için yaparak baştan kaybetti. İnternet medyası bu konuda daha şanslı. Aşırı özgür olmanın verdiği bir takım sorumsuzluklar da zamanla ortadan kalkacaktır.

turk-internet.com : Turkiye’de bugün online yayıncılığın hangi sorunları vardır?

SuperPoligon : Bize göre Online yayıncılığın hiçbir sorunu yok. Teknolojinin sağladığı imkan çok büyük. Doğru iş yapar, doğru adımlar atarsanız kimsenin önünde bir engel yok.

Ancak bugüne kadar yapılan denemelerde yapılan başlıca hata ya aşırı kurumsallaşma veya hiç kurumsallaşamama. Bu işe ilk el atanlar ISP dediğimiz servis sağlayıcı şirketler oldu. Teknik altyapıyı iyi bilen insanlar içeriği de iyi yöneteceklerini zannettikleri için yanıldılar. Yapılan yatırımların tamamı çöpe gitti. ISP’lerin içerik sağlayan siteleri zamanla küçüldü ve hatta yok olmak üzere. Bunlar büyük kurumlar olduğu için kurumsallaşmanın içinde kayboldular.

İkinci nesil bağımsız yayıncılardan çıktı . Daha önce bir alanda çalışmış gazeteciler, televizyoncular tecrübe sahibi oldukları konuda yayın yapmaya başladılar. Bunlar içerik olarak daha başarılı oldu. Ancak bunlar da sitelerin teknik altyapısını ve gelir kaynaklarını iyi oturtamadılar. Bu anlamda kurumsallaşabilenler ayakta kaldı.

Hiçbir konuda birikimi olmayan insanların ‘benim de bir web sitem olsun’ diye yaptıkları sitelerin de başarılı olması beklenemez.

turk-internet.com : Yayın politikanızda değişiklik olacak mı?

SuperPoligon : Herkes zannediyor ki Doğan Medya ile bu sorunu yaşadık diye, biz agresif bir şekilde onların üzerine gideceğiz. Hatta bunun için çok sayıda bilgi ve belge gönderenler bile oldu.

Bize göre Aydın Bey, medyadaki en büyük gücü elinde bulundurmasının yanısıra, medya tarafından da en çok mağdur edilmiş insandır. Düşünün koskoca bir grubun patronusunuz. Çalışanlarınızın sizin hakkınızda olumlu birşey yazması ‘yağcılık’ olarak değerlendirildiği için kimse yaptığınız iyilikleri yazmaz. Yazsa da sizin gazeteniz olduğu için itibar edilmez. Rakipleriniz de hep kötülüklerinizden bahseder.

Aydın Doğan çeşitli vesilelerle çok eleştirildi. Türkiye’nin son 10 yılda yaşadıklarının başlıca sorumlularından biri olarak görülüyor. Ama o sonuçta bir işadamı ve medya patronu. Kendi menfaatlerinin peşinde koşması doğal.

Kullandığı yöntemler ve gazeteciliği diğer işleri için alet etmesi kabul edilemez. Fakat bütün bu sıkıntıların tek sorumlusu da o değil. Devleti yönetenlerin dirayetsizliği sonucu güç, medyanın eline geçmişti. AKP iktidarından sonra bu durum büyük ölçüde değişti.

Herşeyi bir tarafa bırakıp sektör içinde bir değerlendirme yaparsak, Aydın Bey çok da kötü bir patron sayılmaz. Herşeyden önce çalışanlarının maaşlarını gün geçirmeden ödedi. Doğan Grubu’nda çalışan arkadaşlarımız, birçok açıdan diğer gruplarda çalışanlara göre daha avantajlı bir konumda bulundular. Doğan Grubu’ndaki kurumlar istikrarlı bir tablo izledi. Ve hepimizi ilgilendiren bir başka nokta da Doğan Grubu, gerek yatırımları sırasında gerekse işletme mantığı itibarıyla israfın en az olduğu grup. Bugüne kadar medya sektöründe yapılan yanlış yatırımlar ve israf nedeniyle yüzmilyonlarca dolar milli serveti kaybettik. Onlarca televizyon kurulup kapandı. Bunlara yapılan teknik yatırımlar hep çöpe gitti. Bu yatırımların birçoğu da bankalardan hortumlanan paralardı.

Ortada koskoca bir grup var ve bu gruptan binlerce gazeteci arkadaşımız ekmek yiyor. Bizim isteğimiz bu kurumların ayakta kalması. İşlerini yaparken mesleki ilkeleri gerçekten gözetmeleri. Kurumlardaki ücret dengesizliğinin giderilmesi. Yönetici pozisyonundakilerle muhabir arkadaşlarımız arasındaki ücret uçurumunun ortadan kaldırılması. Gazeteciliğe gerçekten değer verilerek yatırım yapılması. Sosyal sorumlulukların gözetilmesi.

Komünist zihniyetten kalan sermaye ve zengin düşmanlığına itibar etmeyiz. Bu nedenle de ne Aydın Doğan’a , ne de diğer medya patronlarına düşmanlık yapmak gibi bir saplantımız da yok. Sadece medyada yapılan yanlışları açıkça söylüyoruz. Bu yanlışların ortadan kaldırılması Aydın Doğan’ın da yararına… Biz yanlışları Aydın Bey’in işine gelse de, gelmese de söylemeye devam edeceğiz.,

turk-internet.com : Online – klasik medya arasında dünya’da yükselen ve çokça tartışılan konuları, Türkiye örneklemesini de katarak Klasik Medya ile Online Medya Kapışmaya Başladı başlığı altında size başka bir yazıda sunuyoruz. Bu yazıda da genel olarak gelişmeleri okuyacaksınız..

Etiketler: Online HabercilikSöyleşi - Röportaj
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Selin Özalp

Selin Özalp

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Elektronik Tebligatta Yeni Dönem: Zorunluluk Kanuna Girdi, Bakanlığın Yetkisi Sınırlandı
  • Yapay Zekâ Eylem Planı’nda İlk Ay: Hedeflerde Gelişme Yok, Şimdilik Sadece Çağrılar Açıldı
  • Nato’nun Ankara’daki Zirvesinin “Siber Savunma” Boyutu
  • Amazon’un Leo Uydu Ağı, Starlink’e Rakip Olmaya Yaklaşıyor
  • WhatsApp Küresel Kullanıcı Adı Rezervasyonlarını Başlattı, Telefon Numarası Paylaşımı Gerekmeyecek

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.