Vergi mükelleflerini yakından ilgilendiren elektronik tebligat uygulaması artık doğrudan kanunla düzenleniyor. 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7587 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından oluşabilecek hukuki boşluğu giderirken, elektronik tebligat sisteminin kapsamını genişletti ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın düzenleme yetkisini daha açık sınırlar içine aldı.
Yeni düzenlemeyle elektronik tebligat kullanma zorunluluğu artık yalnızca idari düzenlemelere değil, doğrudan kanuni hükümlere dayanıyor. Kanun; kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazancı nedeniyle gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri, kollektif ve adi komandit şirketler ile belirli ÖTV işlemlerinde adına ilk tescil yapılan gerçek ve tüzel kişilerin elektronik tebligat sistemini kullanmasını zorunlu hale getiriyor. Böylece daha önce tebliğlerle yürütülen uygulama yasama organının açık düzenlemesiyle güçlendirilmiş oldu.
Kanun yalnızca zorunluluk kapsamını belirlemekle kalmıyor; sistemden çıkış şartlarını da ayrıntılı biçimde düzenliyor. Buna göre gerçek kişiler ölüm veya gaiplik kararı halinde sistemden çıkarılacak. Tüzel kişiler ise ticaret sicili veya bağlı oldukları sicil kayıtlarının silinmesiyle sistemden çıkabilecek. Ayrıca elektronik tebligata isteğe bağlı geçenler talep etmeleri halinde sistemden ayrılabilecek. 65 yaşını dolduranlar ile yüzde 90 ve üzeri engelli vatandaşlar için de belirli koşullarda sistemden çıkış imkânı tanındı.
Yeni düzenleme, mevcut elektronik tebligat kullanıcıları açısından da önemli bir kolaylık getiriyor. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sisteme kayıtlı olan mükelleflerin yeniden başvuru yapmasına gerek bulunmayacak; mevcut hesaplar kullanılmaya devam edecek. Böylece milyonlarca kullanıcı açısından yeni bir kayıt sürecinin önüne geçilmiş oldu.
Anayasa Mahkemesi Kararı Yasayı Değiştirdi
Düzenlemenin arkasında Anayasa Mahkemesi’nin bu yıl verdiği kritik karar bulunuyor. Mahkeme, Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesinde yer alan ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na elektronik tebligat zorunluluğu getirme ile usul ve esasları belirleme konusunda geniş takdir yetkisi veren hükmü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti. Gerekçede, kişilere hangi şartlarda elektronik tebligat zorunluluğu getirileceğinin idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilmişti. İptal kararının yürürlüğü ise yasama organına yeni düzenleme yapabilmesi için ertelenmişti.
TBMM tarafından kabul edilen yeni kanun, işte bu eksikliği gideriyor. Elektronik tebligat sisteminin kapsamı, zorunlu kullanıcıları, sistemden çıkış koşulları ve temel uygulama esasları artık doğrudan kanunda yer alıyor. Böylece Bakanlığın düzenleme yetkisi tamamen ortadan kaldırılmasa da, kanunun çizdiği sınırlar içinde kullanılabilecek.
Dijital Devlet Altyapısında Yeni Bir Aşama
Elektronik tebligat bugün yalnızca vergi işlemlerinde değil, mahkemelerden kamu kurumlarına kadar çok sayıda alanda dijital devlet altyapısının temel bileşenlerinden biri haline gelmiş durumda. Yeni düzenleme, bu altyapının hukuki temelini güçlendirirken, vatandaşların haklarını etkileyen temel yükümlülüklerin idari tebliğlerle değil, doğrudan kanunla belirlenmesi gerektiği yönündeki Anayasa Mahkemesi yaklaşımını da yasal zemine taşımış oldu.
Bununla birlikte uygulamanın temel işleyişi değişmiyor. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştıktan sonra kanunda öngörülen süre sonunda yapılmış sayılacak ve dava açma, itiraz veya ödeme gibi yasal süreler bu tarihten itibaren işlemeye devam edecek. Yeni düzenleme, sistemi değiştirmekten çok, onu daha sağlam bir hukuki zemine oturtmayı amaçlıyor.




Kaynak : 