web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Ekonomi Finans & Ekonomi

Bir Krizin Anatomisi!

İlk 6 aylık dönemde toplumda oluşan ortak kanı bu sefer bu işin başarılacağı yönündeydi. Bu dönemde faizlerin beklenenden daha da fazla düşmesi adeta teşvik edildi. Fakat işte tam bu noktada gözden kaçan ve/veya sonuçları pek önemsenmeyen gelişmeler yaşanmaya başlandı.

Rıfat Özmen-Rıfat Özmen
16 Mart 2001
-Finans & Ekonomi
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

1999 yılının son aylarında IMF kaynaklı ekonomik programın hayata geçirileceği belli olduğunda açık pozisyon taşıyanlarla ithalat yapanlar son derece mutlu olmuşlardı. Nasıl olunmasın, hazine bonolarının faizleri %140’lardan, hızla %60’lara iniyordu, İMKB’de müthiş bir ralli başlamıştı ve döviz kurları 18 ay boyunca önceden ilan edilecek fiyatlarda tutulacaktı.

2000 yılı yükselen borsa, düşen faizler, hazinenin iç ve dış borçlanmada nisbeten uzatılan vade yapısı, bankaların artan kredi hacmi (özellikle tüketici kredileri) ve yurt dışından kaynak girişiyle başladı. Diğer taraftan hükümetin reformlar konusundaki kararlılığı özelleştirme çalışmalarının hız kazanması ve sorunlu bankalara el konulması da olumlu faktörlerdi.

İlk 6 aylık dönemde toplumda oluşan ortak kanı bu sefer bu işin başarılacağı yönündeydi.

Bu dönemde faizlerin beklenenden daha da fazla düşmesi adeta teşvik edildi. Fakat işte tam bu noktada gözden kaçan ve/veya sonuçları pek önemsenmeyen gelişmeler yaşanmaya başlandı;

–Özellikle Türk Telekom’un özelleştirilmesi konusunda ortaya çıkan pürüzler,

–El konulan bankaların hızla tasfiye edilememesi,

–Kamu bankalarının görev zararlarının artarak devam etmesi,

–Programın en önemli ayağı olan dövizin tüketim malları ithalatına harcanması,

–İç talebin tüketici kredileri nedeniyle patlaması,

–Verilen tüketici kredilerinin kısa vadeli borçlanma ile fonlanması,

–Büyümenin öngörülen rakamları aşması,

Yabancıların ve IMF’nin dikkatini çekti ve programın hedeflerini sık sık hatırlatmaya başladılar. Uygulanan Programın 4 temel özelliğini ve ayrıca bunlara ilaveten 4 ana başlıkta toplanan yapısal reformları birkez daha hatırlarsak:

–Ulusal paranın kısılması,

–Döviz fiyatının bastırılması,

–Yüksek reel faiz,

–Kamu giderlerinin kısılması ve bütçe açıklarının kapatılması,

Yapısal reformlar ise:

–Finans Kesimi Reformu,

–Sosyal Güvenlik Reformu,

–Tarım Reformu,

–Vergi Reformu’nun gerçekleştirilmesi şeklindeydi.

Şimdi geriye bakıp program hedefleriyle gerçekleştirilenleri karşılaştırdığımızda aslında pek bir şey yapılmadı görülüyor;

Birinci grup hedeflerden Türk Lirası kısılmak yerine, artan tüketici kredileri nedeniyle adeta patlama yaşanmış, belli bir süre yüksek reel faiz verilerek hem TL’nin ve dolayısıyla iç talebin kısılması hem de döviz fiyatları üzerindeki baskı hafifiletilmek yerine faiz düşüşleri teşvik edilerek negatif reel faiz verilmeye başlamıştır. Bunun üzerine artan ithalat nedeniyle eriyen kullanılabilir döviz rezervleri ile frenlenen kur artışları nedeniyle aşırı değerlenen TL’nin baskısı da eklendiğinde döviz fiyatları üzerindeki baskı daha iyi anlaşılabilir.

Diğer taraftan kamu giderlerinin kısılması ve yapısal reformlar konusunda da ortaya konanlar hiç tatmin edici değildir.

Sonuçta ülke ekonomisi zaten 2 yıldır içinde bulunduğu durgunluk nedeniyle ertelenen talebin de devreye girmesiyle, program hedeflerinin dışında gereksiz bir büyüme içine girmiştir. Haziran ayından başlayarak IMF’nin özellikle birinci grup hedeflerle ilgili olarak büyümenin belli seviyeleri aşmaması yönündeki uyarılarını görüyoruz. (%2 civarında beklenen 2. Çeyrek büyümesi %4.4 olarak gerçekleşmişti.)

Ağustos ayında açıklanan bu veriden hemen sonra Eylül’le birlikte, mali kesimin sendikasyon kredilerinin yenilenmesi süreci geldi. Bugünler aynı zamanda uluslararası rating kuruluşlarının değerlendirme yapacakları ve Türkiye’nin not artırımının kuvvetle beklendiği günlerdi. Ancak beklenen olmadı, kimse not artırmadı. Bu noktadan sonra, sendikasyon kredilerinin yenilenmeleri beklendiği gibi rahat ve ucuz olmayacağı ortaya çıktı. Yabancılar Türk finans sektörünü bekleyen tehlikeyi sezdiler ve IMF başta olmak üzere her fırsatta hükümete gerekeni yapmalarını vakit kaybetmenin maliyetinin büyük olacağını duyurmaya çalıştılar.

Ancak o sıralarda hepimiz kısa sürede elde edilen ve hiçbir fedakarlığın yaşanmadığı bir zaferin kutlama partisindeydik ve önümüzdeki tehlikeyi göremedik, hükümet de partinin havasını bozmaya yanaşmadı.

Sonrası;

iki kriz, ciddi şekilde köşeye sıkışan bir ülke ve onun sağlığı tamamen bozulan ekonomisi.

Bu sefer durum cumhuriyet döneminde şu ana kadar yaşananlardan daha ciddi, ama düzeltme şansı da her zamankinden daha fazla.

Burada temel nokta ülke olarak, millet olarak bu işin sahiplenilmesi, fedakarlıkların hakkaniyetle dağıtılması ve kaybolan güvenin tekrar sağlanmasıdır. Ancak o takdirde program revize edilebilir ve yeni kurulacak dengelerle hedefe ulaşılabilir.

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Rıfat Özmen

Rıfat Özmen

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • ABD, Çin ile Teknoloji Yarışı Yoğunlaşırken Büyük Bir Kuantum Teknolojisi Yatırım Hamlesi Başlattı
  • OSIRIS AI, Palantir’in Vizyonuna Meydan Okuyan Bir Rakip mi?
  • SpaceX ve OpenAI Halka Arza Hazırlanıyor, Ancak Piyasa Karışık Sinyaller Veriyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.