Google mahkemede A.B.D. adliye vekaletinin – ve tüm kişisel gizlilik tufanlarının anasının karşısına çıkmaya sürüklenebilir.
Arama devi, 6 Şubat Pazartesi’ye dek AV’nin (Adliye Vekaleti) arama sorguları hakkında topladığı veriyi ve dizininde yer alan URL’lerden 1 milyon örneği açıklaması için kendisini zorlayan önergeye yanıt vermek zorunda. Önerge hakkında 27 Şubat tarihinde görülecek bir duruşma belirlendi.
Ancak kişisel gizlilik uzmanları, en büyük dört arama motoruna – Yahoo, Google, MSN ve AOL – yollanan celplerin tüketici gizliliğinin eşi benzeri görülmemiş bir ihlalini duyuran ufuktaki bulutlar olabileceğini söylüyorlar.
Ticari Web’in doğuşundan bu yana Web yayıncıları için kişilik kazandırma Ufuktaki En Büyük Şey halini aldı. Şimdi tam da satıcıların işine yaramaya başladığı sırada Federaller’in de biraz fazlaca işine yarayabilir.
A.B.D Adliye Vekaleti makamı arama sunucularından, dizinlerindeki URL’lerin listesini ve sorgu ve anahtar sözcük listelerini istedi. Aylar süren çekişmeden sonra Google haricindekilerin hepsi kullanıcıların kişisel gizliliğini ihlal etmediğini ya da kişisel tespite yönelik bilgi içermediğini iddia ettikleri bilgileri verdiler. (Google, federal mahkemede bilgileri dökülmeye zorlanıp zorlanmayacağına karar verilecek bir duruşmayla karşı karşıya.)
Elektronik Özgürlük Kurumu’ndan (Electronic Freedom Foundation — EFF) bir avukat olan Kevin Banston şöyle diyor: “Buradaki temel mesele şu; arama motorları bu malzemeyi ellerinde tutmasaydı kimse de bu konuda tanıklık isteyemezdi. Kamunun poliçeleri sorgulaması gerek.”
Kişisel mesele
1999’da yeni kurulan Engage adında bir şirket profil-tabanlı bir reklam ağı olan AudienceNet’i başlattı. AudienceNet çevrimiçi davranışlarından ortaya çıkan anonim profilleri üzerinden reklamcıların Web sitesi ziyaretçilerini hedef alabilmesini amaçlıyordu.
Arama motoru pazarına analitik araçlar sunan Efficient Frontier CEO’su Ellen Siminoff “Konsept, zamanının ötesindeydi ama hâlâ faydalı” diyor.
“Bu demografik davranış teknolojilerinin çoğu son derece ilginç. Eğer günün sonunda bu veri sana daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamışsa ya da hedefe yönelik alış-veriş, bu seni daha çok güçlü kılar– elbette insanlar uyarıldıkları ve geri çevirme şansına sahip oldukları sürece,” diyor Siminoff.
Ama Web yayıncılarının kişilik oluşturma çabalarında pek çok kişisel gizlilik ihlali oldu. 2002’de Yahoo hesap kayıt seçeneklerinde, basit bir “evet/hayır”dan kullanıcıların seçeceği 13 ayrı kategoride pazarlama mesajları almaya yönelik bir değişiklik yaptığında New York Adli Vekili Elliot Spitzer’in kucağına düşmüş oldu.
Değişikliği yaptığında kayıtlı kullanıcılarını otomatik olarak 13 kategorinin tamamına yerleştirmiş oldu.
Yahoo sonuçta araştırma maliyeti için 75.000 dolar ödedi ve poliçe değişikliğinden önce pazarlama seçeneğinin dışında kalmış olmayı seçen müşterilerini telemarkete dahil etmemeyi kabul etti.
Arama şirketlerinin söylediğine göre işler şimdi daha iyi.
“AOL müşterilerine hangi bilginin toplanmasını istedikleri konusunda inanılmaz miktarda seçenek sunuyor,” diyor AOL sözcüsü Andrew Weinstein. Dediğine göre AOL kullanıcıları her arama yaptıklarında kaydedilen aramalarını görmek için bir tuşa basabiliyor. Onları teker teker ya da hepten silebiliyorlar ya da bu işlevi tamamen kapatabiliyorlar.
AOL Arama, Google tarafından desteklense de AOL buna kayıtlı arama özelliği de dahil olmak üzere ilave işlevler katıyor.
Ne Google ne de Yahoo bilgi toplama uygulamalarının mahkemede şahitlik celbinden nasıl etkileneceği konusunda bir yorum yapmadılar.
Ancak Siminoff, bu şirketler için bireyler hakkında çok fazla bilgi depolamanın pek de mümkün olmadığını belirtti.
“Arama motorları bir kullanıcı hakkındaki tüm o demografik veriyi bir araya getirebilseydi, heyecandan deliye dönerlerdi çünkü bunları reklam satışı için kullanabilirlerdi. Ama bugün böyle bir şey yapmıyorlar,” diyor Siminoff.
Ancak MSN yeni adCenter reklam platformlarının reklamları daha iyi yönlendirmek için MSN üzerindeki kullanıcılar hakkında veri toplayacağını söylüyor. Yahoo Serach Marketing ve Google AdWorks’e rakip olarak çıkan Adcenter, A.B.D.’de şu an sınırlı beta sürümünde ve MSN’de görülen ilanların çoğunluğunu bu baharda yollamayı planlıyor. MSN, adCenter’ın kullanıcı davranış verilerini toplamasının Federallerin ilgisini çekip çekmeyeceği konusundaki sorulara yorum getirmedi.
Buz üstünde e-ticaret
EFF, AV’nin balık avının insanları korkutup daha az arama yapmalarına neden olabileceğini söyledi. Onlara göre bu bir ifade özgürlüğü meselesi. EFF, Amerika Sivil Özgürlükler Birliği ile beraber Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası’nı (Child Online Protection Act — COPA) durdurmak için bir dava açtı; adli vekilin celbinde arama sunucularından, İnternet’te ne kadar pornografi olduğu ve ne kadar insanın bunları izlediği hakkında bir fikir verecek bilgiler istendi.
EFF’den Bankston şöyle belirtti: “Kişisel tespite yönelik bilgi toplamıyor olsalar bile bir kaç haftanın sorgusuna dair bilgileri ellerinde bulundurdukları gerçeği, insanların arama motorlarını kullanma konusundaki heveslerini kıracaktır. Bundan sonra pek çok insan aramalarının gizliliği konusunda kaygı duyacaktır.”
iLOR’un kurucularından Steve Mansfield daha da ileri gitti. Ticari Web, arama motorları tarafından dağıtılan anahtar sözcük reklamları üzerine dönüyor, diye belirtti. (internetnews.com’un da sahibi olan şirketin bünyesindeki Jüpiter Araştırma’ya göre reklamcılar arama reklamcılığına 2005’te 4.2 milyar dolar harcadılar.)
ILOR geçenlerde, ilginç bağlantıları bulmak, etiketlemek ve yüklemek için kullanıcılara güvenen bir “sosyal arama motoru” olan PreFound’u başlattı. Mansfield Web’in diğer ortamlardan temel farkının etkileşim olduğunu ifade etti. “Eğer bu etkileşimi tehdit ederseniz ya da insanlarda tehdit edildikleri duygusunu yaratırsanız bu tüm İnternet ticaretini olumsuz etkiler,” dedi. “Etkileşim tehdit altındaysa, reklam da tehdit altındadır – ve bu durumda Web ticareti de tehdit altında olur.”
Bayır aşağı yuvarlanmak
Sanayi uzmanları hükümetin muhtemelen arama motorlarını daha önce adli vakalarda kişisel teşhis bilgilerini almak üzere tanıklığa çağırdığını ve istedikleri bilgiyi aldıklarını söylüyor. Ama taleplerin bu yönde ilerlemesiniyse özellikle rahatsız edici buluyorlar.
Foley&Lardener hukuk firmasından bir avukat olan Andy Serwin hükümetin toplanan bilgiyi alıp hangi aramaların yasadışı faaliyetlerle ilgili olduğunu tespit etmekte kendilerine yardım edecek motifler bulmayı öğrenebileceklerini söylüyor.
Serwin şöyle devam ediyor: “İnsanlar veri toplandığını anlamalı.” İnternet’te anonim kaldığını sanan varsa ya saftır ya da aptal. Belli türde şeyleri aramak için İnternet’i kullanırsanız birinin izlerinizi geriye doğru takip edebileceğini bilmelisiniz.”
Bankston da katılıyor.
“Google ve diğer tüm arama motorları tüm bu şeyleri kaydediyor ve bunu öyle bir yapıyorlar ki genelde şahsınıza bağlı olarak kayıt tutulmuş oluyor, özellikle de onlar üzerinden kendi hesabınıza girmişseniz,” diyor Bankston. “Bu tanıklık çağrısında kişisel bilginin istenmemiş olması bir sonrakinde de istenmeyeceği anlamına gelmez.”

Kaynak : 