web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa Günlük Haberler

Türkiye’de Sürdürülebilirlik Algısı

turk-internet.com Basin-turk-internet.com Basin
23 Mart 2022
-ARAŞTIRMA, Günlük Haberler
0
Türkiye’de Sürdürülebilirlik Algısı

CEO’ların %83’ü Sürdürülebilirlik Yatırımlarının Şirketlerinin Kârını Artıracağına İnanıyor

Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Sürdürülebilirlik kavramı genel olarak çevreyle ilgili olarak görülse de aslında bu kavram ekolojik, ekonomik ve toplumsal boyutları da bir arada bütünsel olarak ele alıyor. Sürdürebilirlik üç ana bileşenden oluşuyor ve bu bileşenlerden en büyüğü ekolojik dengeyi koruma olarak adlandırılıyor. Diğer bileşen olan toplumsal duyarlılıkta çevrenin korumasını dengede tutan bir diğer faktör oluyor.

Günümüzde ekolojik açıdan kaygılarımıza baktığımızda ilk aklımıza gelen iklim değişikliği. Katılımcılar bu konuda çoğunlukla makro düzeyde kaygılı olduklarını belirtiyor. İklim değişikliğine dair en fazla endişe yaratan konuların başında dünyadaki açlık ve yetersiz beslenme geliyor (%38). Ormanların yok olması, iklim değişikliğinin hem sonucunu hem de sebebi olarak düşünülüyor (%35).

Ayrıca enerji ve gıda israfı, açlık ve tarım alanlarının azalması, doğal kaynakların, toprak ve suyun aşırı kullanımı da endişe yaratıyor. Buna karşın, taşımacılıkta kullanılan yakıt miktarı veya ürünlerin ambalaj miktarları en son sırada yer alıyor. Bu karşıtlık bize iklim değişikliğinin çoğunluğun zihninde israfla ilişkili olduğunu, daha dolaylı sebeplerin önem açısından da geride olduğunun düşünüldüğünü gösteriyor.

İklim değişikliğinin Türkiye’ye olan etkileri konusunda farkındalık yüksek. Bu konuda en büyük endişe unsuru, tarım ürünlerinde azalma olarak görülüyor. Ardından susuzluk ve açlık sorunu dile getiriliyor. Kadınlar bu üç konuda da daha endişeliler.

Bu noktada markalar yönünde meselemiz iklim değişikliğine veya «sürdürülebilir seçeneklerin» gerekliliğine ikna etmek değil, tüketici ile birlikte bu olumsuzlukların üstesinden nasıl geleceğimizi göstermek olmalıdır.

İklim Değişimi Endişesi

İklim değişikliğinde payı olduğunu düşünenlerin oranı %43. Yani her 10 kişiden 4’ü iklimsel değişikliklerde kişisel payı olduğunu düşünüyor. Bu “sorumlu” bireyler iklim değişikliğinin etkilerini daha çok hissediyor, alabilecekleri önlemlerin etkinliğine daha çok güveniyor. Ayrıca Türkiye’de iklimsel değişikliklere yönelik olarak yeterince önlem alınmadığı düşünülüyor.

İklim değişikliğinde, bireylerin tüketim alışkanlıklarıyla devlet ve firmalara göre daha fazla sorumlu olduğu düşünülüyor. Ancak bireylerin alacağı önlemlerden ziyade firmaların alacağı önlemlerin daha etkili olacağı düşünülüyor. Bu durum da iklim değişikliğinin tüketici tarafındaki israf ile ilişkilendirilmesine rağmen firmalardan sürdürülebilirlik konusunda etkin olmalarının beklendiğini gösteriyor.

Neler Yapılabilir?

Katılımcılar iklim değişikliğinin sorumlusu olan ve önlemek için ilk aksiyonları alacak kişileri yine bireyler olarak görüyorlar fakat bunu düzeltme konusunda şirketlerin daha güçlü olduğu düşünülüyor. Diğer taraftansa çevre ve iklimle ilgili sorunların çözülmesi için bireylerin tüketim alışkanlıklarının değişmesi, firmaların üretim yöntemlerini değiştirmesinden daha önemli görülüyor. Nitekim kişiler sürdürülebilirlik konusunda tüketim davranışlarını değiştirmeye hazır. Katılımcılar su, enerji, gıda, alışveriş paketi kullanımında daha tasarruflu davranabileceklerini düşünüyorlar. Ancak sürdürülebilir yöntemlerin getirdiği ek maliyetlerle ürün fiyatlarındaki artışlar tüketicilerin ekonomik şartları açısından pek sürdürülebilir karşılanmıyor.

Marka seçimlerinde ürün veya hizmetlerin doğaya saygılı olması sürdürülebilirlik açısından en önemli bir unsur. Bu aynı zamanda, bir markayı çevre dostu yapan da bir özellik. Ürün seçiminde daha sürdürülebilir seçeneklere yönelmede sürecinde ise ürünlerin tasarımında ziyade fiyatları tereddüt oluşturuyor. Bir ürünün çevre dostu olduğu için daha pahalı olması kabul görmüyor. Bu açıdan firmalardan temel beklenti sürdürülebilir ürünleri uygun fiyata sunmaları oluyor.

Çevreye en zararlı olduğu düşünülen sektör kozmetik ve kişisel bakım. Ardından ev temizlik ürünleri ve paketli atıştırmalıklar, elektronik ürünler ve ev yapım malzemeleri geliyor. Çevreye en az zararı veren sektörler ise taze gıda, kırmızı / beyaz et ve giyim olarak sıralanıyor.

Peki Markalar?

Sektörlerin çevreye zararı açısından teknik analizler ile tüketici değerlendirmeleri arasında önemli farklar olduğu görülüyor. Örneğin yanlış tüketim ve israf sebebiyle en yüksek zarar veren alanlardan olan gıda sektörü tüketici nezdinde çevreye uyumlu değerlendiriliyor. Daha çok fabrikasyon üretim süreci daha çok çevreye zarar algısı ortaya çıkıyor. Araştırmada yer alan 272 marka ve 9 kategoriden dikkat çeken sonuçlar şöyle;

Marshall, Dyo, Polisan, Filli Boya gibi markaların bulunduğu, yapı ve dekorasyon kategorisi araştırmaya katılanların %63’ünün çevre ve topluma duyarlı olduğunu düşünmediği kategori oluyor.

Pınar, Torku, Sek, Sütaş, İçim, Nestle ve Danone gibi markaların bulunduğu paketli süt ve süt ürünleri kategorisi ise araştırmaya katılanlar arasında çevre ve topluma duyarlılık konusunda %48 ile EN AZ olumsuz düşünülen kategori olarak değerlendiriliyor.

Diğer kategorilerde ise çevre ve toplum duyarlılığı konusunda araştırmaya katılanların düşünceleri şu şekilde;

Yves Rocher, Farmasi, Dove, Nivea, Elidor, Palmolive, Eyüp Sabri Tuncer, Pantene, Clear, Head&Shoulders gibi oldukça fazla markanın bulunduğu kozmetik ve kişisel bakım kategorisi ise araştırmaya katılanların %58’i tarafından çevre ve topluma duyarlı bulunmuyor.

Vestel, Samsung, Philips, Arzum, Bosch, Arçelik, Beko gibi markaların bulunduğu elektrikli ev eşyaları kategorisi %53’ün görüşü ile duyarlı algılanmıyor. Fakat bu kategoride bazı markaların daha öne geçtiğini ve daha iyi algılandığını görülüyor.

Finish, Domestos, Calgon, Fairy, Omo, Ariel gibi markaların bulunduğu temizlik ürünleri kategorisinde de, yaptıkları çalışmalar neticesinde bazı markaların bu konuda daha iyi bir algıya sahip olduğu sonucu çıksa da araştırmaya katılanların %52’si kategorinin genel olarak çevre ve topluma duyarlı olduğunu düşünmüyor.

Mavi, Adidas, Zara, LC Waikiki, Mango ve Koton gibi markaların bulunduğu giyim kategorisinde ise sürdürülebilirlik konusunu iletişimlerine taşıyan markalar diğerlerine göre tüketiciler gözünde daha iyi bir algıya sahipler. Bu kategoride de katılımcıların %51’i kategorideki hiçbir markayı bu konuda duyarlı bulmadıklarını ifade ediyor.

Etiketler: AraştırmaÇevreİklim DeğişikliğiSürdürülebilirlik

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Basin

turk-internet.com Basin

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.