Röportajın ilk 2 bölümünü
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Karardan haber aldıktan sonra ne oldu?
Avukat Başak Purut : Konuya dönersek, arada açıkladığım nedenle bizim karardan haberdar olma anımız 22 Mayıs’tır. Sonrasındaki 7 günlük itiraz süremizin sonunda, 29 Mayıs’ta itiraz ettik ve çok şanslıyız ki aynı gün mahkeme itirazın kaldırılmasına karar verdi.
Mahkeme itirazımız üzerine ilgili dosyayı savcılıktan getirterek inceledi. Kanunda itiraz mahkemece uygun bulunmazsa, 3 gün içinde bir üst mahkemeye gönderilir şeklinde hüküm var. Bu nedenle mahkemenin en geç 3 gün içinde olumlu veya olumsuz karar vermesi, olumsuz karar verecekse de incelemesi ve son kararı vermesi için bir üst mahkemeye göndermesi gerekiyor. Bir üst mahkeme, bu olayda karar veren sulh ceza mahkemesi olduğu için, asliye ceza mahkemeleri oluyor. Neyse ki mahkeme haklı bulduğu itirazımız kabul ederek bu sürecin uzamasına da sebep olmamış oldu.
turk-internet.com : Kararı yorumlayabilir misiniz?
Avukat Başak Purut : Kararı yorumlamak gerekirse, hakimlerimizin hepimizin malumu yetersiz teknik/bilgisayar bilgileri düşünüldüğünde bu ülkede böyle bir karar gerçekten, bazı eksiklikler ve ufak terim yanlışları gibi şeyler bir kenara bırakılırsa,(ki bırakılması lazım bahsettiğim sebepten) çok iyi, olgun, hukuka ve kanunun gerçek amacına hitap eden doğru bir karar.
Mahkemenin itirazımızı reddetmesi ve işi bir üst mahkemeye göndererek sorumluluktan kurtulması da mümkündü, o zaman belki tekrar teknik bilirkişi görüşü veya başka bir ek bilgi istenecek ve süreç uzayabilecekti. Bunlar olacak diye zorunluluk yok ama olması da kuvvetle muhtemeldi.
O yüzden ekşi sözlük kullanıcılarının Mahkemenin verdiği kararda başlık için tercih edilen yazı karakterinin “Comic Sans” olması gibi önemsiz bir ayrıntıya takılıp bunu konu etmek için yazılar yazmak veya bana mesajlar atmak yerine, ne badire atlattığımızın kanıtı olan bu karara gıpta ile, hakimi de takdir ederek bakmaları lazım aslında. Bu kararı Türkiye’nin herhangi bir yerindeki herhangi bir sulh ceza mahkemesi, savcı talebi üzerine verebilir teknik olarak ve yanlış olsa dahi uygulamak zorunluluğu var, tehlike burada.
turk-internet.com : Bütün olarak bakarsak. Olayın süresi ne oldu? Kapatma, nedenianlama, mahkeme, itiraz vs..
Avukat Başak Purut : Biz şubat ayı içinde farkkettik. Türk Telekom’a giden yazımızın tarihi 1 mart, onlara ulaştığı tarih de 3 mart. Yazı da ektedir.
Bu tarihte hit sayısında bir azalma olduysa da sonrasında hemen toparladı, alakasız yerlerden alakasız insanlar nasıl ulaşılabileceğini birbirlerine ileterek aktif olan adrese ulaşılmasını sağladılar, hit sayısı eski haline kısa sürede döndü.
Mahkeme 29 Mayıs’ta, başvuru günü cevap verdi. TT’ye tebligat 1 Haziran günü Ankara’ya yapıldı, aynı gün, daha önce onlara gönderdiğim kararın doğru olup olmadığını (bu kadar gündemde olan ve tebliğe de çıkarttığımı söylediğim bir kararın onlara faksladığım kopyasında bir sahtecilik olduğu düşüncesi ilginç) İstanbul’daki avukatları incelemişler. Bir şey demeyeyim, yapabilirler.
O gün Türk Telekom’dan Mükerrem Hanım’la yaptığım görüşmeler ve kendisinin de yardımcı olması sonucu 1 Haziran itibariyle tam olarak açıldı, bazı bölgelerde 2 Haziran’ı bulmuş.
turk-internet.com : Bu konuda polisle ilişkiniz oldu mu? Sitenin kapatılma nedeni, iletişim kurulamaması, ya da siteden adresin bulunamaması olabilir mi?
Avukat Başak Purut : Halihazırda en az 4-5 kere emniyetle irtibata geçerek kendilerine bilgi verilmiş konular var, gerek savcılık talebi, gerekse mahkeme talebi üzerine.
Tarafımıza mahkeme kanalıyla yapılmış tebligatlar var, adres konusunda sorun yok anlayacağınız.
Mesele umursamazlık veya kötü niyet bilemiyorum ama Emniyet ne isterse Savcı ve Mahkeme de derinlemesine incelemeden, orantılı olup olmadığına bakmadan veriyor kararı, yani konu emniyette düğümleniyor bence. Mahkeme ve savcılık tebliğ edilecek şirket veya kişi kim diye dahi bakmadan, tebliğ dahi etmeden uyguluyor kararı. Tebligatın yapılmamış olması da büyük bir hukuki ayıp ama bu hatayı yapan yargı ve yargının hatası ölümcül olmadıkça yargıyla davalı olmak da anlamsız. Ben de sonuç olarak yargı sisteminin bir parçasıyım…
Doğru olan suçlu kişi veya kurumun tespiti işleminin bu engelleme kararı öncesi veya sonrası ama muhakkak yapılmasıydı, ondan sonra kişi bu yazıları kaldırmıyorsa ve mahkeme de gerçekten sakıncalı diyorsa engelleme devam etmeliydi ama daha önce de bahsettiğim kanun maddesine dayanarak bu dahi yapılamazdı, yanlış maddeye dayanmışlar.
turk-internet.com : Bu site kapatmanın gerçekleşmesine neden olan şikayet nasıl yapılmış?
Avukat Başak Purut : Bir vatandaşın IEM’e mail yoluyla yaptığı ihbar nedeniyle konu narkotik ve kaçakçılık bürosuna intikal etmiş. Bir memur da rapor yazmış. Ondan sonra da savcılığa gitmiş olay… Yani aslında bir memur “bana sakıncalı gibi göründü” dedi diye bir site kapatıldı. Olay gerçekten bu. Başka kimse kafa yormamış konu üzerinde.
Röportajın son bölümünü Ekşi Sözlük ve Diğer Site Kapatmaları Üzerine-4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 