Dünya ülkeleri, 1980-90’larda başlayan telekom devrimini hantal yapıdaki devlet tekelleri (incumbent) ile götüremeyeceğini görünce, bu sektöre özel uygulamalar getirdi, devlet tekelleri özelleştirildi ve sektöre rakip özel firmaların girmesini sağlayacak serbestleşmeler yapıldı ve buna ait kuralları koyması ve uygulaması için de sektörel düzenleyiciler kuruldu.
Ancak, devlet tekelleri gelişen teknoloji, özelleşme ve serbestleşme baskısına dayanamıyor. Örnek olarak Deutsche Telekom, serbestleşmeye uymadığı için AB ve Alman düzenleyici ile kavga halinde, Hollanda’da KPN, özel kablo firmalarının yolunu açtığı için devlete dava açıyor ve Italya Telekom ise 41,3 milyar Euro’luk borç yükü altında.
İlginç olan ise, 1997 yılında Pirelli’nin de sahipleri olan firmaya satılan Telecom Italia’nın kendi başını bağlama çabalarına, yani mobil kısmı satma ya da bir yatırım fonu ile anlaşma gibi yöntemler düşünmesine, İtalyan tüketicilerinin tepki göstermesi oldu.
İtalyan Tüketici Derneği Adusbef, dün yaptığı açıklama ile İtalyan Hükümetini Telecom Italia’nın mobil telefon bölümünün satışını, “altın hisse” hakkını kullanarak engellemeye çağırdı. Adusbef yaptığı çağrıda “yabancı ellere düşmekten kurtarın” ifadesini kullandı.
Oysa Telecom Italia ve TIM sadece İtalya’da değil, Türkiye de (Avea) dahil pek çok ülkede yatırım yapan çok uluslu bir firma görünümünde ve hep birlikte küreselleşmeyi yaşıyoruz ama İtalyan kullanıcılar şirketin satışını “yabancı eller” ifadesiyle tanımlamaktan kaçınmadılar.
Üstelik, İtalya Başbakanı Romano Prodi de olaya şaşırdığını ve kaygı duyduğunu açıkladı. İtalyan hükümeti, ulusal menfaatleri korumak amacıyla “altın hisse” hakkını kullanmaya doğru yönelmiş vaziyette. Ancak AB aynı fikirde değil. Altın hisse kullanımından bahsedilir, bahsedilmez, yapılan gayri resmi açıklamalarda AB, Avrupa içinde “altın hisse” kavramının söz konusu olamayacağını söyledi.
Türk Telekom satışında da gündeme gelen “Altın hisse”, hükümete eski tekel üzerinde verilecek kurumsal kararlarda veto hakkı sağlıyor.
İtalyan tüketici derneği Başkanı Lannutti, problemin yabancı tarafından satın alınma olmadığını belirtmesine rağmen son dönemde İtalya’da yabancılara satılan şirketlerin tüketicilerin lehine hareketlerde bulunmadıklarını, ülkeleri lehine varlık yaratmadıklarını, servis kalitesini geliştirmediklerini, tam tersine sadece alımcıları lehine bir varlık yarattıklarını söyleyerek, İtalya’da son dönemdeki bazı yabancı alımları, özellikle banka birleşmelerini işaret etti. (Bu tüketiciler derneğinin yabancılara satılan bankalarının masraflarının yüksekliğine yönelik açılmış ve kazanılmış davaları bulunuyor).
Diğer yandan, Telecom Italia’da çalışanların üye oldukları sendikaların, yeniden yapılanma kararını protesto etmek için eylül sonunda 1 günlük greve gideceği de açıklandı.
Bütün bunların arkasından ise, son gelişmeler çerçevesinde, İtalyan hükümetinin, Telecom Italia’nın sabit hat networkünü satın alıp, sonra da halka açmayı düşünülebileceği bildiriliyor..
Gerçi geçtiğimiz günlerde Avea hisselerini 500 M $ karşılığında Türk Telekom’a sattı ama yine de Telecom Italia’daki gelişmeleri takip etmek, Türkiye açısından ilginç. Çünkü, devir işlemlerinin üzerinden 10 ay geçmesine karşın, Türk Telekom’un kurumsal gelişimi yönünde adım atılmaması, şirketin günün birinde Telecom Italia akıbetine uğraması olasılığını getiriyor mu soru işareti…

Kaynak : 