Bu röportajın ilk 2 bölümünü
- Koşmaz : ‘Amerika’lıları 3 cente Dünya ile Görüştürüyoruz – 1
- Koşmaz : Irak & CIS’de Türk Uydu İşletmecilerini Satamıyoruz
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Şu andaki Türkiye’deki pazarı nasıl görüyorsunuz?
Emre Koşmaz : Bence Türkiye`deki en büyük problem telekom, bilişim gibi zaman kavramının çok önemli olduğu sektörlerde her türlü mevzuatın gecikmesi ve zorlaştırılması.
Telekom ve bilişimde artık büyük yatırımcı olmaya gerek yok. Çok güçlü sunucuları çok ucuza kurup, açık kaynak kodlu yazılımlar kullanarak, binlerce mühendis çalıştıran ve kendi teknolojisini geliştiren şirketlerden çok daha hızlı hareket edebiliyorsunuz.
Zamanımızda her 5 kişilik firma, dünyadaki en büyük bilişim firmalarına rakip olabilir. Amerika`da eskiden 5 kişilik firmaların hayali halka açılmaktı. Şimdi ise hayalleri Google veya Yahoo`ya satılmak. Çünkü Google veya Yahoo bile, bu 5 kişilik firmaların yeni fikirleri ile rekabet edemiyorlar ve rakip gördükleri anda, hemen bu firmaları satın alıyorlar.
Zamanımızda telekom ve bilişimde en büyük katmadeğer markette ilk olmak. İlk olmak o kadar önemli ki, artık firmalar servislerini yeterince test etmeden beta sürümüyle sunuyor. Türkiye`de devletin ve yetkili kişilerin tek yapması gereken büyük, küçük her firmanın servis verebilmesi, ürününü ya da servisini geliştirip hızla tüm dünya’ya satabilmesinin önünü açmak olmalıdır.
Biz Türkiye`de 3 yıl önce VoIP üstüne servis veren bir firma olabilirdik ve tüm dünya’ya Türkiye`den servis verip, bu konuda dünyada söz sahibi bile olabilirdik. Ama ne mevzuat, ne de Türkiye`nin varolan Internet bağlantısı, altyapısı bu servisi verme şansı tanımadı.
Tabi bu noktada söylemeden geçemeyeceğim, Türkiye`nin yurtdışı Internet bağlantıları sorunu çıkıyor ki, ben dünyada böyle bir problem yaşayan başka ülke olduğunu sanmıyorum. Genel olarak dünya’da fiber bağlantılara o kadar çok yatırım yapıldı ki, yarısı boş duruyor ve Türkiye rahatlıkla Internet bağlantısında doğu ile batıyı birleştiren bir HUB görevi görebilirdi. Ama tüm Avrupa`dan gelen fiber bağlantılar etramızdan geçiyor, Ortadoğu’ya gidiyor ve Türkiye hala yurtdışı çıkışında sıkıntı yaşıyor.
Aslında Türkiye`de telekom ve bilişim konusunda tek problem devlet değil. Haklı bulmuyorum ve kesinlikle vizyon eksikliği ama devlet akıllı bir şirket gibi, en çok para kazandığı kurum olan Türk Telekom`un tekelini devam ettirerek, elinden geldiği sürece para kazanmaya devam ediyor. Bence Türkiye`de telekom ve bilişimin gelişmesinde, devlet kadar suçlu olan holdingler ve büyük şirketler.
Örneğin Türkiye`de yeni tip lisansları, TK gayet makul seviyelere indirmişti ve UMTH lisanslarının da, aynı şekilde makul olması bekleniyordu. Fakat son anda sadece UMTH lisansları için yüzbinlerce dolar istendi. Duyumlarımız, holdinglerin herkes bu işe girmesin mantığıyla, TK’ya UMTH lisans ücretlerinin yüksek olması şeklinde baskı yaptığı şeklinde. Bugün işin trajikomik yanı, UMTH lisansı alıp, üstüne milyonlarca dolar yatırım yapan bir holding`in kendi servisini vermeyip Skype temsilciliği yapması.
Röportajın devamını Koşmaz : Neden Türk Holdingler Yurtdışında Yatırım Yapmıyor? – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 