Röportajın ilk bölümünü Akdemir : Türkiye Cisco’nun Yatırım Yapacağı 8 Ülke Arasında-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Cisco Türkiye’de kendi büyümesinden de bahsediyor. Eleman sayısını 400’e çıkaracağı açıklandı. Acaba bunu belirtirken, Türkiye’de nasıl bir potansiyel görülüyor?
Erkan Akdemir : Daha önce de bahsettiğim gibi, Türkiye’de yapacağımız çok iş var. Farklı alanlarda birçok yeni projeye başlıyoruz, önümüzde uzun soluklu ve bir o kadar da emek yoğun bir dönem var. Dolayısıyla hedeflerimize ulaşmak için çalışan sayımızın da artması gerekiyor. Hedefimiz 5 yıl içerisinde 400 kişiye ulaşmak.
Yatırım alanlarına baktığımızda eğitimin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Neden yatırımlarda ağırlıklı olarak eğitim konusuna odaklandınız?
Erkan Akdemir : Bugün internet ve eğitim 21. yüzyılın eşitleyici iki gücü. Eğitim ve internet, insanlar ve toplumlar arasındaki farkları ortadan kaldırıp, onları eşitleyebilecek en önemli iki güç. 21. yüzyıl ekonomisinin temelini, eğitim, yenilikçilik ve girişimcilik oluşturuyor. Teknolojinin kolay ve hızlı adapte edilebilmesi için eğitim standartının yükseltilmesi gerekiyor.
Son 2 sualimiz paralelinde, Cisco Türkiye’deki genc nüfus sayısının yüksekliği ve teknoloji becerisi arasında nasıl bir değerlendirme yapıyor? Eğitime yönelmenizin bir nedeni de bu mu? Genç nüfusun becerilerini geliştirme sonrası onlara (Türkiye ya da komşu ülkelerde) nasıl bir gelecek öngörülüyor?
Erkan Akdemir : Cisco, yeni bölgesel oluşumunu gerçekleştirdiği dönemde Gelişen Pazarlar’daki yetişmiş eleman açığını görebilmek amacıyla IDC’ye bir ağ teknolojileri işgücü açığı araştırması yaptırdı. Bu araştırmanın sonucunda gördük ki, Türkiye’de 2008 yılı itibariyle 31 bin 900 kişilik bir açık söz konusu.
Türkiye, 31 Avrupa ülkesi içerisinde son sırada yer alıyor. Türkiye’deki genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 16’lar seviyesinde. Bu rakamlar bize gösterdi ki, özellikle ileri ağ teknolojileri alanındaki işgücü açığını kapatabilmek için bu alanda eğitimlere hız vermemiz gerekiyor.
Eğer Türkiye’nin internet teknolojilerini kullanarak bir yerlere gelmesini istiyorsak, bu teknolojileri hızla kullanacak ve adapte edecek bir işgücüne ihtiyacımız olacak. Bu nedenle, yatırımımız içerisinde eğitim çok büyük bir pay alıyor. Bu alanda yetişmiş işgücü hem orta sınıf için yeni iş fırsatlarının doğması, gelirin artması anlamına geliyor, hem de ekonomik büyüme için ivme kazandırıyor.
Merkezi ve Doğu Avrupa Bölgesi genelinde ileri teknolojilerde işgücü açığı yüzde 11,5 oranında. Bu oran Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde yüzde 7. Ülkesel dönüşümün gerçekleşmesi için bu alanda yapılması gereken çok iş var. Aslında Cisco Türkiye uzun zamandır, 2000 yılından beri bilgi çalışanına yatırım yapıyor. CNAP akademileri ile biz bugüne kadar 3 binin üzerinde çeşitli seviyelerde sertifikalı işgücü yarattık. Yaratmaya da devam edeceğiz.
Son sorumuz; Cisco Dünya’da mali yıl sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de durum nedir?
Erkan Akdemir : Cisco’nun 2006 mali yılı sonuçları gerçekten çok başarılı. Cisco yılı 28.5 milyar dolar ciro ile kapadı. Geçen yıl ki rakam ise 24.8 milyar dolar idi. 2006 mali yılı net karı ise 5.6 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Bu rakamlar içerisinde Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin payı yüksek. Yaklaşık yüzde 40’lık bir büyüme oldu bu bölgede. Türkiye açısından da biz hedeflerimizin önünde kapattık yılı.
Türkiye güçlü ve hızlı bir e-dönüşüm sürecine giriyor. Biz de bu süreçte Cisco olarak hem uluslararası deneyimlerimizi paylaşmak hem de bu sürecin liderlerinden biri olmak istiyoruz.
Özellikle kamuda ve doğal olarak telekomünikasyon servisleri alanında önümüzde pekçok yeniliğin yaşanacağını biliyoruz. Bu nedenle kurumsal hedeflerimizin yanında bu iki alanda da kendimize yüksek hedefler koyduk. ADSL, VoIP, Kablo TV lisanları, dijital televizyon yani genel olarak genişbant hizmetler konusunda sektörün önemli yatırımları var. Bu yatırımlarla birlikte bizim de sunacağımız katma değerli hizmetler ve ileri teknoloji çözümleri artacak.
Ayrıca bu yıl KOBİ’lere ve kamuya yönelik olarak da birçok yeni proje planlanıyor.
Kaynak : 