Bu röportajın ilk 3 bölümünü
- İnternet Cafe mi? ‘Vurun Abalıya’-1
- İnternet Cafelerin Denetlenmemesi Haksız Rekabete Yol Açtı-2
- Baltaoğlu; Başbakanımızın Açıklaması İnternet Cafecileri Üzdü- 3
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Turk-internet.com : Ama bir yandan da “Çocuk Pornosunu” Internet Cafelerin Arttırdığı iddiaları var. Buna ne diyorsunuz?
Metin Baltaoğlu : Çocuk pornografisi fiilini internet kafelerin arttırdığı iddiası bizi fazlasıyla üzmektedir. İnternet Cafeler olmadan önce de “çocuk pornosu” vardı. Kutsal kitabımızda da bahsedilen bu fiilin tarihçesi, dünya tarihi kadar eskidir.
Yüzyıllardır üstü kapalı bir şekilde süre gelen bu iğrenç fiil, internet ortamında da yerini almış olabilir. Bu işin üzerinden para kazananlar var oldukça da sadece internette değil, ortamını bulduğu her yerde kendini gösterecektir. Taiwan’da, Uzakdoğu’da çocukların apaçık bir şekilde pazarlandığını, satıldığını hepimiz biliyoruz. Acaba ülkemizde de bunun meraklıları söz konusu olmaz mı? Şimdi bunun da suçlusu internet kafeler mi olur?
Bu bir hastalıktır. Adı da “pedofili”dir. “İnternet kafefili” değildir. Bu işe ilgi duyan bu ağır hastaların internet kafeleri kullanması internet kafeleri bu işin sorumlusu yapmaz. Eğer yapar deniliyorsa aynı mantıkla, telefon sapıklarından da, internet hatlarının sahibi olduğu için çocuk pornosundan da Türk Telekom sorumludur diyebiliriz. Diyemez miyiz?
turk-internet.com : İnternet Cafelerin terör yuvası olduğu da iddia edildi bir dönem. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Metin Baltaoğlu : Pornografi için söylediklerim terör yuvası iddiaları içinde aynen geçerlidir. Teröristler her yerden haberleşebilirler. Bunun önüne geçemezsiniz. Zaten geçmemeniz de gerekir. Asıl olan takip etmektir, izlemektir dinlemektir.
Teröristlere ait bir çok internet sitesi, Tv, radyo, dergi var. Bunun dışında PTT var telefon var. Özel kurye şirketleri kargo şirketleri var. Hepsini bir kenara bırakın sokakta üç kuruşa adam öldürecek her işi yapacak kişiler var.
Yani haberleşmek isteyen terörist için bir engel koyamazsınız. Bunun yerine örgütleri ve teröristleri takip etmek ve çağın gelişmelerine uygun yaratıcı fikirlerle yeni takip yöntemleri bulmak gerekmektedir. Aslında haberleşmeye engel olmak takibi zorlaştıran bir süreç olur. Çünkü koyulan her engel teröristleri haberleşmede yeni teknikler bulmaya zorlayacak, asayişi sağlama çalışmaları daha da zorlaşacaktır.
turk-internet.com : Ancak belli bazı bölgelerde şantaj, kontur usulü soygun gibi islerin bizzat bu cafelerden örgütlendiği iddiası var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu nasıl önlenebilir?
Metin Baltaoğlu : Burada örgüt sözcüğünü kullanıyorsunuz. Yani bu işle uğraşanların bir araya geldiğini ve internet kafeleri mesken tuttuğunu söylüyorsunuz. Madem bunlar illegal örgüt ve madem ikafeler de örgütleniyorlar, yani yerleri de belli, bundan daha güzel bir şey olur mu?
Devletin illegal örgütler ile mücadele eden kurumları bu kişileri fazla aramayacak demektir. Suç belli ise, suçun işlendiği yer belli ise, bu suçluları yakalayacak olan da belli ise daha neyi tartışıyoruz?
Bu kişilerin yakalanması için çaba sarf edilmesi gerekir. İlgili kurumlar bu çabayı gösterdikleri takdirde, internet kafeler de bu konuda devlete yardımı asla esirgemezler. Bazı konulara kesin çözüm olabilecek yöntemler geliştirmek, yazılımlar hazırlamak her zaman imkan dahilindedir. Yeter ki konuya yasaklayıcı değil, çözümleyici zihniyetle yaklaşılsın.
Röportajın son bölümünü İnternet Cafeler Halkın Bilişim Teknolojisiyle Karşılaştığı Noktalar- 5 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 