1-1,5 milyar $’lık iş hacmi bulunan bu sektör, bir anlamda “şamar oğlanı” durumunda. Özellikle hükümet ve yerel yöneticiler son dönemde Hırant Dink cinayeti dahil, pek çok olayda internet cafeleri suçladılar ve suçluyorlar.
Her iş dalında olduğu gibi, internet cafecilerin de içinde bazı çürük elmalar var ama toplamda ülkemizin bilgisayarla tanışmamış bölgelerine ve kişilerine bilgisayarı – interneti taşıyan bu meslek erbabı iyi bir şeyler yapıyorlar. Hatta kendilerini de aşarak, faydalı projelere imza atıyorlar.
Didem Hanım ile de son günlerde odalaşma çalışmaları gerçekleştiren İnternet Cafe’lerin yaptıkları ziyaretler sırasında tanıştık. ursa’dan ülkenin her tarafındaki toplantılara koşturan, evli ve çocuklu ama işini ve gelişmeleri de bir o kadar ciddiyetle takip eden bir girişimci. Doğal olarak, kadın olmanın internet cafeciliğe etkilerini ya da zorluklarını merak ettik. İşte Didem Uçar’ın bize anlattıkları.
Turk-internet.com : Internet Cafe işletmecisi olduğunuzu biliyoruz. Bize işyeriniz nerede ve neden bu işe gönül verdiniz anlatır mısınız?
Didem Uçar : Işyerim Bursa’da. Aslında ben önce bilgisayara gönül verdim. O zamanlar bir gün böyle bir iş yapacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. 1991’de üniversitede katıldığım bir bilgisayar kursu ile gönül verdim ben bilgisayara. Ardından eve bir bilgisayar alındı. Ve sonra 90’ların sonunda internetle tanıştım.
Bu işe girişimiz internet kullanılacak bir yerlere ihtiyaç doğması ile başladı. Ilk internet kafeler şehir merkezinde kuruldu. Ardından mahallelerde cafeler açılmaya başlandı. Birçok insan hayatlarında ilk networku bu kafelerde gördüler ve ilk LAN oyunlarını da buralarda oynadılar.
Mesela biz kendi mahallemizde açılan ilk internet kafeyiz. Açıkçası sevilmeden ve anlamadan yapılabilecek bir iş değil bu. Ben bilgisayar ve interneti seviyorum. Bu kadar uzun yıllardır inatla bu işi yapmaya devam etmem de bundan olsa gerek.
turk-internet.com : Sizin internet cafecilerin derneğinde aktif çalışmalarınız var değil mi? Kısaca neler yapıyorsunuz anlatır mısınız?
Didem Uçar : Evet. Ben Tüm Internet Evleri Derneği (TieV) ve yaptıkları çalışmalarla internette tanıştım. Yine kafelerle ilgili çeşitli sıkıntıların yaşanmaya başladığı bir dönemdi. Ben oğluma hamileydim ve kafelerle ilgili büyük bir önyargı oluşmuştu.
Benim kendi cafemde yaşadığım sıkıntılar ile ilgili olarak bireysel olarak başlamış bir mücadelem vardı. Sonra baktım TieV de benzer bir amaçla kurulmuş ben de kafeleri anlamak ve anlatmak ile ilgili destek vermek istedim.
Neticede bu bir meslek haline gelmişti. Ve elbette belli kurallar çerçevesinde mesleği icra edenler de denetçiler de kullanıcılar da sıkıntı yaşamadan hayatını sürdürmeliydi. Böylece derneğe üye oldum. Ve bugüne kadar da elimden geldiğince çalışmalarına katılmaya çalıştım.
turk-internet.com : Özel hayatınızı sormamızda sakınca var mı? Çocuğunuz olduğunu biliyoruz. Çocukla bu tür bir iş kolay mı, zor mu?
Didem Uçar : Tabii ki hiçbir sakınca yok. 6 yaşında bir oğlum var. Ben eşimle birlikte çalışıyorum. Kafemiz sakin nezih bir semtte küçük bir mekândır. Oğlum gündüzleri okulda iken ve bazen de geceleri eşim evde iken çalıştığım için çok zorluk çekmiyorum. Hatta bir açıdan bakıldığında uzun mesailerim dışında özelde ve kamuda çalışan kadınlara göre işim daha kolay diyebilirim.
turk-internet.com : İşinizin zorlukları nelerdir? Kadın olmanın getirdiği ekstra bir zorluk var mı?
Didem Uçar : Işimizin zorlukları da yok değil. Insanlarımız bilgisayar ve internet konusunda tam bilgiye ve birikime sahip olmadıklarından kimi zaman birebir yanlarında bulunarak bir yandan internette gerçekleştirmek istedikleri işlere yardım ediyor bir yandan da bu işleri bir daha ki sefere yalnız yapabilmeleri için bilmeleri gerekenleri öğretiyor, gösteriyoruz.
Her yaştan bu durumda olan kullanıcımız var. Ilkokul çocukları da emekliler de aynı durumda olabiliyorlar. Bu açıdan baktığınızda bir eğitim görevi de üstlenmiş oluyoruz.
8 yılda hiçbir şey bilmeden gelen ama zaman içinde kendi evine bilgisayar ve internet alan çok sayıda müşterimiz oldu. Açıkçası ben çok büyük bir zorlukla karşılaşmadım.
Ilk zamanlar bazı gençlerimizin ağız alışkanlıklarını değiştirmek için büyük çaba ve sabır gerekti. Neyse ki onu da hallettim. Bu işi yaparken kadın olmak zorluk getirdiği gibi avantajlar da sağlıyor. Mesela bayan müşterilerimiz daha rahat geldiklerini ve çocuklarını daha rahat getirdiklerini ve bıraktıklarını söylüyorlar.
turk-internet.com : Çocuklarını getirip, bize bırakıp, çarşıya giden anneler var mahallede diyorsunuz. Biraz açar mısınız bunu?
Didem Uçar : Çocukları oyun oynarken kendisi internette surf yapan bayanlar olduğu gibi sadece çocuğunu getirip teslim eden ve gidip çarşı pazar işlerini halleden bayanlar da var. Gözümüz arkada kalmıyor diyip teşekkür ediyorlar.
Bu röportajın devamını Didem Uçar : Basın Sadece Problemli Cafeleri Haber Yapıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 