Telekomünikasyon Kurumu (TK) ülkemizin telekomünikasyon alanındaki bağımsız üst kurulu olarak, bu alanın kurallarını oluşturan, pazarın dinamiklerini etkileyen bir yapı. 2000 yılında kurulan kurumun başında 2005 yılından beri Dr.Tayfun Acarer bulunuyor. Dr.Acerer ile telekomünikasyon sektöründeki gelişmeleri konuştuk :
Soru – 1 : TK başkanı olarak bize 2007 başında Türk Telekom sektörü ve Dünya’daki gelişmeler hakkındaki genel düşüncelerinizi iletir misiniz?
Dr.Tayfun Acarer : Dünyada, telekomünikasyon teknolojilerinde çok hızlı gelişmeler yaşanmakta ve bu gelişmeler; ülkelerin telekomünikasyon düzenleme rejimlerine yön vermekte ve böylece toplumsal anlamda da önemli kazanımlar elde edilmektedir. Bu gelişmelerle birlikte, telekomünikasyon sektörü dünyada olduğu gibi ülkemizde de stratejik önem kazanmış, hizmetler ve altyapıya dayalı üretim yapabilme yetenekleri, ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin bir göstergesi haline gelmiştir.
Ülkemizde de özellikle son yıllarda telekomünikasyon alanında önemli adımlar atılmaktadır. Telekomünikasyon sektörüne yönelik politikaların geliştirilmesi aşamasında, dünyada meydana gelen gelişmeler yakından takip edilmekte ve gelişmiş ülkelerle ortak stratejik hedefler benimsenmeye çalışılmaktadır. Türkiye’nin dünya çapında rekabet gücünü artırması, teknolojiyi yakından takip etmesine ve telekomünikasyon sektörünü sağlam zeminler üzerine inşa etmesine bağlıdır.
Teknolojik gelişmeler incelendiğinde dikkatimizi çeken en önemli husus, sunulacak yeni hizmetlerin giderek artan oranda yüksek hızlı bağlantıya ihtiyaç duyduğudur. Dikkat çeken ikinci husus ise kullanıcıların hizmetlere bulundukları her yerden başka bir deyişle yerden bağımsız olarak ulaşmak istemeleridir. Yüksek hızlı bağlantı gerektiren hizmetlere baktığımızda, ses, görüntü ve veriyi içerecek biçimde bir yakınsama içinde bulunduklarını söyleyebiliriz. Kısacası ihtiyaçlar ve sunulan hizmetler yüksek hızlı bağlantı, mobilite ve yakınsama ilkeleri etrafında toplanmakta ve teknoloji bu yönde gelişmektedir.
Öte yandan görüntü gibi çoklu ortam uygulamalarına olan talep, telekomünikasyonu ses ekseninden veri eksenine kaydırmıştır. Bu göç ses, görüntü ve veri trafiklerini ayırt etmeksizin işleyen ve taşıyan yeni bir şebeke kavramını doğurmuştur. Yeni Nesil Şebeke (YNŞ) olarak tanımlanan bu kavram aslında ses, görüntü ve veri gibi trafiğin paket temelli ortak bir omurgadan taşınmasıdır.
Geleneksel olarak, telekomünikasyonla ilgili teknolojiler olsun, İnternet ve yayıncılık olsun hem teknik boyutuyla hem de düzenleme boyutuyla müstakil olarak ele alınagelmiştir. Ses haberleşmesi, radyo ve televizyon gibi bant genişliğine ihtiyaç duyan hizmetler IP tabanlı İnternet üzerinden sunulabildiği için telli ve telsiz genişbant erişimdeki mevcut gelişmeler bu müstakilliği yavaş yavaş ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bu durum telekomünikasyon pazarındaki kuralları da hızlı bir şekilde değiştirmektedir. Birçok şirket İnternet üzerinden haberleşme ve yayıncılık hizmetlerini son kullanıcıya sunabilmektedir. Böylece YNŞ’ler üzerinden çeşitli hizmetler sunulmaya başlanmıştır.
Yeni Nesil İnternet olarak da tanımlanan IPv6’nın, şu an yaygın olarak kullanılan IPv4’ün yerini alacak olan güvenlik, mobilite ve servis kalitesi gibi yeni servisler için artan talepler ile IP adres kapasitesinin kıt kaynak olmaktan çıkması söz konusudur.
Trafik problemi başta olmak üzere, karayolları taşımacılığı, ulaşımda yol emniyeti, ulaşım verimliliği ve çevresel kalite gibi konularda ulaşım problemlerinin çözülmesi amacıyla ve daha etkin, verimli, ekonomik ve güvenli bir ulaşım altyapısı oluşturmak için Telematik sistemlerin kullanımının yaygınlaşmasının beklenmekte olduğu ve bunların yanısıra Telematik uygulamalara geçilmesiyle çalıntı araç sayısında ve trafik kazalarında azalma sağlanması mümkün olacaktır.
Yarın ki bölümde TK’nın 2007 İşplanını okuyacaksınız : 2007 Genişbant Hizmetlerinin Çeşitleneceği Yıl Olacak

Kaynak : 