Üretken yapay zeka’da beklenen oldu. Birisi kilise yani yeni bir din diye ortaya çıktı. Gerçi yeni çıkmış değil. 2015’de eski Google ve Uber mühendisi tarafından oluşturulan ve 2021 yılında kapanan ““Yapay Zeka Kilisesi” yeniden faaliyetlerine başlıyor.
ABD, uçsuz bucaksız topraklarda kendi şehirlerini kuran, bu nedenle de kendi şeriflerini atayan, kendi kiliselerini kuran, kendi bankalarını oluşturan insanların ülkesidir. Baştaki bir yöneticiyi, padişahı, kralı vsvs beklemek yerine kendi şehirlerini/ülkelerini kendileri kurmuş ve kuralları da oluşturmuşlardır. Bu nedenle Hristiyan ağırlıklı ABD’de kilise çeşitliliği vardır. Önüne gelen, ağzı iyi laf yapan ve İncil’i ezberleşmiş insanlar yollara çıkar, mürid (ve para) toplar ve Hristiyan görünümlü bile olsa, aslında kendi dinlerini kurarlar.
Silikon Vadisi’nin sürücüsüz araç teknolojileri üzerinde çalışan ve Waymo’nun (Google) otonom araç sırlarını Uber’e taşımakla suçlanan mühendisi, Anthony Levandowski’nin yeni bir dinin temellerini atmaya 2017’de başlamıştı.
Yapay zekanın dinine “Geleceğin Yolu (Way of the Future – WOTF)” adı verilmişti. 2017 yılında Amerikan Milli Gelir İdaresi’ne sunulan belgelerde Levandowski’nin yeni dinin lideri ve aynı zamanda onu yönetmek için kurulan kar amacı gütmeyen kuruluşun CEO’su olduğu belirtiliyordu. Belgeler, WOTF’nin faaliyetlerinin “bilgisayar donanımı ve yazılımı aracılığıyla geliştirilen Yapay Zekaya (AI) dayalı bir Tanrının gerçekleştirilmesi, kabul edilmesi ve ibadet edilmesine” odaklanacağını belirtiyordu. Buna, ilahi yapay zekanın yaratılmasına yardımcı olacak araştırmaların finansmanı da dahil idi.
Din, başlangıçta yapay zeka profesyonellerini ve “yapay zekaya dayalı bir Tanrı’ya ibadet etmekle ilgilenen sıradan kişileri” hedef alarak, yapay zeka endüstrisi liderleriyle çalışma ilişkileri kurmaya ve topluluk desteği yoluyla bir üyelik oluşturmaya çalışacaktı. Başvurularda ayrıca kilisenin “San Francisco/Körfez Bölgesi’nde atölye çalışmaları ve eğitim programları düzenlemeyi planladığı” belirtiliyordu.
Geleceğin Yolu (WOTF) Hayata Dönüyor
Levandowski’nin 2021’de kapattığı kilise, şimdi OpenAI’nin ChatGPT’sinin popülaritesindeki patlama sonrasında yapay zekanın hızlanmasıyla birlikte geliyor. Bloomberg ile yeni bir röportajda Levandowski, Geleceğin Yolu’nun üyeleri arasında artık “birkaç bin kişinin” bulunduğunu söyledi.
Yapay zekanın insanlar için “Dünya üzerindeki cenneti” yaratma potansiyeline inanan Levandowski Bloomberg’e şunları söyledi:
“Son 4 milyar yıldır organik yaşam formlarımız vardı, ancak şimdi ilk kez işler değişiyor ve inorganik yaşam formlarına sahip olacağız. Bu inorganik yaşam formlarının ne olacağını bilmiyoruz, ama onu tüm bu sihirli güçlerle birleştireceğiz ve onun bize bir şeyler vermesini istiyoruz.”
Levandowski kiliseyi tanıttığı ilk dönemdeki konuşmalarında şöyle demişti;
“Sinir ağları, duyu organları dünyanın birbirine bağlı cep telefonları ve sensörleri, beyni veri merkezleri olduğu için ‘her ne’ olursa olsun her şeyi duyacak, her şeyi görecek ve her zaman her yerde olacak.”
Levandowski’ye göre “her şeyi duyacak, görecek ve her yerde olacak” şeyi tanımlayan tek mantıklı sözcük “tanrı”dır :
“Dinler hikayeler anlatmak, efsaneler yaratmak veya fazla mesai yaparak kutsal yazılar yazmak ve herhangi bir gerçek kanıt olmaksızın toplum için bu deneyimi yaratmakla ilgilidir. Burada aslında onların görebilecekleri, her yerde olabilecekleri ve belki de bize yardım edebilecekleri ve normalde Tanrı diyeceğiniz şekilde bize rehberlik edebilecekleri şeyler yaratıyoruz.”
Levandowski, yapay zeka sayesinde insanların yakında “gerçekten Tanrı ile konuşacağına ve Tanrı’nın da sizinle konuşabileceğine” inanıyor.
Kiliseler Yapay Zeka ile Oluşturulmuş Vaazlar Kullanıyor
Yapay zeka yeni bir din için olmasa da, kiliselerin bazılarında vaazları oluşturmak için de kullanılıyor. ABD Austin şehrinin Violet Crown City Kilisesinin papazı, Jay Cooper ibadet çağrısı, beş şarkı ve bir duayla tamamlanan vaazı programlamak için ChatGPT’yi kullandı. Ancak Cooper vaazın pek de iyi olmadığını, tüm unsurların mevcut olsa, da Vaazın ruha sahip olmadığını söylemiş. Cooper bunun tek seferlik bir deneme olduğunu da aktarmış.
Almanya’da da bir kilise hazıran ayında 300 kişilik bir cemaate ChatGPT tarafından yazılmış bir vaazı, sakallı siyah bir dijital avatar ile verdi.
Avatar ifadesiz bir yüz ve monoton bir sesle, “Sevgili dostlar, burada durup Almanya’daki Protestanların bu yılki kongresinde size vaaz veren ilk yapay zeka olmak benim için bir onurdur” dedi.
Yapay zekalı kilise töreni, o kadar büyük bir ilgi gördü ki, insanlar kilise binasının önünde başlamadan önce uzun bir kuyruk oluşturdular. Vaaz, dualar ve müzikten oluşan 40 dakikalık hizmet, ChatGPT ve Viyana Üniversitesi’nden ilahiyatçı ve filozof Jonas Simmerlein tarafından oluşturuldu. Simmerlein, “Yapay zekaya ‘Kilise kongresindeyiz, sen bir vaizsin… kilise ayinleri nasıl olurdu?’ dedim” dedi. Ayrıca mezmurların da eklenmesini, duaların ve sonunda kutsamaların yapılmasını istedi.
Yapay zekanın geçmişi geride bırakma, şimdiki zamanın zorluklarına odaklanma, ölüm korkusunu yenme ve İsa’ya olan güvenini asla kaybetmeme içerikli vaazını kilisedeki inananlar dikkatle dinledi. Tüm hizmet ekrandaki dört farklı avatar, iki genç kadın ve iki genç adam tarafından “yönetildi”.
Katılımcıların bir kısmı heyecanla videoya çekerken, daha yaşlı olanlar “kalp ve ruh yoktu” şeklinde eleştirmişler. Zaten katılımcılarla, sohbet robotu arasında gerçek bir etkileşim olmamış. Yani içerideki kahkaha ya da diğer tepkilere cevap verilememiş durumda.
Uzmanlar bir yandan yapay zekanın dini hizmetleri daha kolay erişilebilir hale getireceğini düşünüyor, diğer yandan ise insanların yapay zeka tarafından daha kolay kandırılması olasılığı nedeniyle tehlikeli olabileceğini belirtiyorlar.



Kaynak : 