Türk Telekom’un kapsam içi 27,527 elemanını ilgilendiren ve 1 mart 2007’den itibaren uygulanacak olan 7.dönem toplu iş sözleşmesine yönelik görüşmelerin geçen hafta uzlaşmazlıkla sonuçlanması sonrası hem yetkili sendika olan Türkiye Haber İş, hem de işveren durumundaki Türk Telekom birer basın açıklaması yapmıştı. Bu basın açıklamalarını TT 7.Toplu İş Görüşmesinde Uzlaşmazlık ve Türk Telekom 7.Toplu İş Görüşmesine Yönelik Açıklama Yaptı başlıklı yazılarımızdan okuyabilirsiniz.
Bugün ise sendika başkanı Ali Akcan, yeniden bir basın açıklaması yaparak, Türk Telekom’un basın açıklamasındaki bazı noktalara yorum getirdi. Bu açıklamayı aşağıda sunuyoruz :
Sendikamız ile Türk Telekom A.Ş Genel Müdürlüğü arasında görüşülen ve uyuşmazlık aşamasına gelinerek uyuşmazlık tutanağı tutulan VII. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri ile ilgili olarak Türk Telekom A.Ş Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklama ile kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi nedeniyle sendikamız tarafından yeni bir basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Her şeyden önce, Türkiye’nin en büyük değeri olan Türk Telekom’un ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimine katkısının arkasında dinamik, bilgili, tecrübeli ve cefakâr insan kaynağının olduğu her kesim tarafından iyi anlaşılmalıdır. Öncelikle çalışanlarımız ve onların örgütlü gücü olan Türkiye Haber-İş Sendikası bu sorumluluğunun bilinci içerinde hareket etmeye devam edecektir.
Özelleştirme sonrası Türk Telekom A.Ş.’nin yeni yönetiminin, sendikamızın bu hassasiyetini anlamış olduğunu umuyoruz. İlişkilerimizde şimdiye kadar açıklık ve doğru bilgilendirme ilkelerine hep önem verdik. Ancak üzüntü ile görüyoruz ki, Türk Telekom tarafından yapılan açıklamalar gerçekleri yansıtmaktan uzak ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye hizmet etmekten öteye bir anlam ifade etmemektedir.
Söz konusu açıklamada; “şu anda toplu sözleşmeye tabi çalışanlarımızın ortalama ücreti piyasa ortalamalarının % 59 üzerindedir” ifadesi hayretle karşılanmıştır. Herkesin malumu olduğu üzere, piyasa ücretleri işin özelliğine, arz-talep durumuna, şirketin karlılık ve verimliliğine ve şirketlerin insan kaynağı sermayesine verdiği önem ile sektörlere göre farklılaşan öncelikler dikkate alınarak belirlenmektedir.
Telekomünikasyon alanında Türk Telekom’un sabit telefon alt yapı tekeli 4502 Sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucu 2004 yılı başında ortadan kalkmış olmasına rağmen, bir kısım uzak mesafe ses taşıyıcı şirketleri ile internet servis sağlayıcıları dışında Türk Telekom’un sabit Telekom tekeli fiilen hala devam etmektedir. Bu nedenle de, Türk Telekom’dan başka benzeri bir şebekeyi kuran ve işleten bir şirketin bulunmadığı bir gerçektir. Acaba Türk Telekom yetkilileri, Telekomünikasyon sektörü piyasasında ki ortalama ücretleri mobil operatörleri tarafından belirlendiği nemi inanıyorlar. Eğer böyle bir yaklaşım var ise bu durum elma ile armudu mukayese eden daha vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Türk Telekom’un ücretler konusundaki değerlendirmeleri bu çerçevede ise, o zaman özelleştirme sonrası yeni yönetim tarafından 1. Tip Sözleşme imzalayan diğer çalışanlar için belirlenen ücretlerin de olması gerekenden çok olduğunu ve kısa zamanda buna yönelik bir operasyon beklemek gerektiğini de anlamamak saflık olacaktır.
Bu durum karşısında, değerli kamuoyunun objektif bir değerlendirme yapabilmesi bakımından Türk Telekom çalışanlarının ücretlerinin mukayese edilebileceği bir piyasa olmadığını bilmesinde fayda bulunmaktadır.
Kaldı ki, Türkiye’nin en büyük, en verimli ve en karlı kuruluşunun çalışanlarının bu büyüklüğünden ve bu karlılığından pay almaları kadar doğal bir şey olamaz.
Ücret zammı talebimiz konusunda da yine kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir. Şirket tarafından yapılan yazılı açıklamada zam talebimizin birinci yıl için “1 Mart 2007 tarihinden itibaren %38” olduğu ifade edilmektedir. Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki işverene yaptığımız ücret teklifinin herhangi bir yerinde %38 zam talebine ilişkin ifade bulunmamaktadır. Türkiye Haber-İş Sendikası olarak hiç bir zaman ücret sendikacılığı peşinde olmadık. Biz ilkeli sendikacılığın bir gereği olarak şirket yönetimi tarafından tek taraflı bir şekilde 1.Tip sözleşme imzalayan aynı unvandaki personel için belirledikleri ücretleri, üyelerimiz için talep etmekteyiz. Eğer, bu talebimizi bir haksızlık olarak değerlendirenler var ise, insaflı gerekçelerini her zaman için dinlemeye hazır olduğumuzu bildirmek isteriz.
VII. Dönem Toplu İş Sözleşmesindeki ücret teklifimizi hazırlarken, sendikal örgütlenmemizi ortadan kaldıracak uygulamalara karşı önlem almayı en önemli görevimiz olarak gördük. Bu nedenledir ki, aynı hizmet yılı ve aynı unvana sahip sendikal örgütlenmenin içerisindeki (kapsam içi) personele, sendikal örgütlenmenin dışında kalan (Kapsam dışı) personelden daha düşük ücret verilmesinin, sendikal örgütlenmenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir uygulama olacağından aynı unvanlar arasındaki bu ücret dengesizliğinin ortadan kaldırılmasını hedefledik.
Türkiye Haber-İş Sendikası olarak, yıllarca sendikal mücadeleler vererek elde ettiğimiz kazanılmış haklarımızı korumak, günün şartlarına göre geliştirmek ve her şeyden de önemlisi Türk Telekom A.Ş Genel Müdürlüğü’ne bağlı işyerlerinde sendikal örgütlenmemizi devam ettirme hakkına sahip olduğumuza inanıyor, kamuoyunun ve basınımızın bilgisine saygılarımla sunuyorum.
7.Dönem Toplu İş görüşmeleri konusunda Türkiye Haber İş Sendikası Başkanı Ali Akcan ile yapılmış bir röportajı burayı tıklayarak ve Sendikanın uzlaşmazlık olan maddelerle ilgili değerlendirmelerini burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 