Amerika’da Palo Alto – California’da düzenlenen AlwaysOn konferansında bir oda dolusu Web yayıncısının, üst düzey yöneticilerin ve medya çalışanlarının dinleyici olarak katıldığı bir panelde, tartışmalara neden olan yazar Andrew Keen de konuşmacılar arasındaydı. Bu kadar dinleyici yetmezmiş gibi, bir de tartışmalara canlı yorumlarda bulunan web güncesi (blog) yazarlarının düşünceleri, projeksiyon ile dev bir ekrana yansıtılmıştı.
Amatörlerin Mezhebi: Günümüz Internet’i Kültürümüzü Nasıl Yok Ediyor( The Cult of The Amateur: How Today’s Internet is Killing Our Culture) adlı kitabın yazarı olan Keen, silahlarını doldurdu ve kendisiyle aynı oranda ikon düşmanı olan teknoloji analisti George Gilder ile ateşli bir tartışmaya girdi.
Keen ilk iş olarak çoğunlukla Web 2.0 olarak adlandırılan içeriğin inanılmaz derecede zayıf olduğunu ve para getirmesinin çok zor olduğunu söyledi. Keen “Web videolarının çok büyük çoğunluğu izlenemez durumda, içerik ise okunamaz ve genellikle beş para etmez halde” diyor.
Ancak Gilder farklı görüşteydi: Gilder Web üzerinde hala pek çok kaliteli içerik olduğuna dikkat çekerken “Sizin kültür dediğiniz şeyin büyük çoğunluğu zaten beş para etmez; o zaman yenilik nerde ki?” dedi. Gilder bir yandan Keen’in kitabını “pek çok doğru nokta içerdiği” için takdir ederken ve okunmaya değer olduğunu söylerken, diğer taraftan kitabı “Net’in sunduklarına dair çok kısır ve limitli bir bakış açısın sahip olmakla” suçladı.
Rakibini taşladığı ama hak da verdiği konuşmasında Keen, aslında Web üzerinde görülmeye veya okunmaya değer bir şey olmadığını söylemek istemediğini, sözlerinin yanlış anlaşıldığını savundu.
Keen “Web üzerindeki tüm içeriklerin kötü olduğunu veya 70 milyon web güncesi yazarının her birinin kötü olduğunu söylemiyorum. Mutlaka ki bazı eğitimli yazarlar da mevcuttur” dedi. Ancak kalan büyük çoğunluğu da “kullanıcı-ürünü amatörlük” olarak nitelemekten geri kalmadı.
Keen’in asıl değindiği kayda değer konu, kullanıcı tarafından üretilen içeriğin yalnız başına yükselişi değil, ancak bu yükselişin daha geleneksel yayıncıların sağladığı yönetilen, doğruluğu kontrol edilen ve daha güvenilir olan içeriği öldürmekte olduğuydu.
Keen “Beni asıl korkutan bu süreç sonunda geriye sadece kendi-yayını kendi yapan bu kültürün kalması olacak,” diyor. “Kimse yazarların kim olduğunun ve kime güveneceklerinin bilincinde değil. Yeni yeni on-line olan çocuklar için ise sofistike veya olmaları gerektiği kadar şüpheci değiller diyebiliriz. Bu durum da sivil kimliğimizi ve kültürümüzü derinden etkilemektedir.”
İronik bir biçimde “yönetilen içeriğe” olan ihtiyaç, daha önce hiç panelde bu kadar belirgin olmamıştı.
Bu oturum sırasındaki canlı tartışmalar elbette zaman zaman amacından da saptı. HP firmasının üniversitelerle ilişkiler sorumlusu olan Barbara Waugh mikrofonu aldığında, oldukça iyi hazırlanmış bir konuşma yapması dikkat çekti. Yalnız ufak bir hatayla: Konuşması başka bir panel ve başka bir konferans için hazırlanmıştı.
Söze karıştığı dört farklı anda da Afrika’daki çocukların teknoljiye erişebilmesi gerektiğini söylediğinde, alaycı bakışlar altında kalan Waugh, hem panel üyelerini hem de izleyicileri gülümsetti.
Ancak başka bir panel üyesi, pazarlama danışmanı Bill Clearly, yerinde tespitleri ile güzel bir konuşma yaptı. Clearly konuşmasında yakın bir tarihte tecavüz suçlamalarından aklanan Duke Lacrosse savunucuları gibi konularda, web güncesi yazarlarının (blog) medyada pozitif etkileri olduğundan bahsetti.
Keen Duke davasında yazılı medyanın “rezil bir iş çıkardığını” kabul etti. Keen “Internet medyası, yazılı medyayı daha dürüst olmaya zorlamaktadır ve ben bunu takdir ediyorum,” dedi.
Keen panelin ardından internetnews.com ile yaptığı bir röportajda ise kitabının dengeli veya objektif bir bakış açısı olarak değerlendirilmesi gerekmediğini, tam tersine kasıtlı olarak provokativ bir polemik olarak yazıldığını ifade etti. Keen “Benim yaptığım bu başlangıç sayesinde bundan sonra konuyla ilgili çok daha güzel kitaplar yazılacağına inanıyorum,” dedi.
Keen Comedy Central’ın Colbert Report adlı programında deneme çekimi daveti aldığını söyledi, ki bu gerçekleşirse ve program çekimi yapılırsa ortaya oldukça enteresan bir talk şov çıkacağı kesin. Eğer program çekimi yapılırsa Colbert’in Keen’i kitabı için şevkle taşlayacağına ve “Kesinlikle HAKLISIN! Bu Internet denen şeye artık bir son verilmeli,” diyeceğini düşünüyorum.
Şimdilik Keen kablosuz bağlantı veya Internet erişiminin söz konusu olmadığı bir aile tatiline çıkıyor. Keen gitmeden önce kitabının Web 2.0 “kültüne” karşı bir argüman niteliği taşıdığını söyledi.
Keen “On-line olmak gerçekten orada olmak değildir, Second Life * gerçek bir hayat değildir. Gerçek toplumsal yapı, insanlarla aynı odada olduğunuz fiziksel bir durumu gerektirir,” diyor. Web’le ilgili bir şeyi değiştirme imkanı olsaydı, bunun gönderici anonimliği olacağını söylüyor.
“Internet’in kendi kendisini korumasını bekleyemeyiz. Amerika’da bir kişi topluma dahil olduğunda kim olduğunu da deklare etmesini bekleriz. Bu sayede konuşmalar daha sivil hale gelecektir.”
Keen’in görüşleri ilginizi çektiyse daha fazlasını İngilizce olarak kendi Web güncesinden takip edebilirsiniz.
*- Second Life Sims oyununu sevenlere benzer gelebilecek ve online oynanan, ikinci yaşamınızda ne olmak ne yapmak istediğinizi düşleyebileceğiniz bir oyun.

Kaynak : 