IBM, 1.121 kübite sahip ilk kuantum bilgisayarını tanıttı. Bu dünya çapındaki en gelişmiş kapı tabanlı, süper iletken kuantum sistemi olma iddiasını da ortaya koyuyor. Ancak şirket artık vites değiştireceğini ve makinelerini büyütmek yerine hatalara karşı daha dayanıklı hale getirmeye odaklanacağını söylüyor.
IBM yıllardır kübit sayısını her yıl kabaca ikiye katlayan bir kuantum hesaplama yol haritasını izliyor. 4 Aralık’ta tanıtılan ve Condor adı verilen çip, bal peteği şeklinde düzenlenmiş 1.121 süper iletken kübite sahip. Öncülleri olan 2022’deki 433 kübitlik Osprey ve 2021’deki 127 kübitlik Eagle, artık bu yeni çipe giden basamaklar gibi görünüyor.
Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların ulaşamayacağı düzeyde hesaplamaları gerçekleştirmeyi vaat ediyor. Bunu, birden fazla kübitin aynı anda birden fazla kolektif durumda var olmasına izin veren dolaşma ve süperpozisyon gibi benzersiz kuantum olaylarından yararlanarak yapacaklar.
Ancak bu kuantum durumlarının aynı zamanda kararsız ve hataya açık olduğu da biliniyor. Fizikçiler, her biri süper iletken bir devrede veya bireysel bir iyonda kodlanmış birkaç fiziksel kübiti, bir bilgi kübitini veya ‘mantıksal kübiti’ temsil etmek üzere birlikte çalışmak üzere bir araya getirerek bu sorunu çözmeye çalıştılar.
Şirket, yeni yaklaşımının bir parçası olarak, 133 kübite sahip, ancak önceki kuantum işlemcisinden üç kat daha düşük hata oranına sahip Heron adlı bir çipi de tanıttı. Araştırmacılar genel olarak en gelişmiş hata düzeltme tekniklerinin her mantıksal kübit için 1.000’den fazla fiziksel kübit gerektireceğini söylüyor. Yararlı hesaplamalar yapabilen bir makinenin milyonlarca fiziksel kübite sahip olması gerekiyor.
Ancak son aylarda fizikçiler, kuantum düşük yoğunluklu eşlik denetimi (qLDPC) adı verilen alternatif bir hata düzeltme şeması konusunda çalışmaya başladı. IBM araştırmacılarının taslak çalışmalarına göre, bu sayıyı 10 veya daha fazla kat azaltmayı vaat ediyor. Şirket, artık yalnızca 400 kadar fiziksel kübitte birkaç qLDPC düzeltmeli kübiti tutacak şekilde tasarlanmış çipler oluşturmaya ve ardından bu çipleri bir ağ üzerinden birbirine bağlamaya odaklanacağını söylüyor.
İşin püf noktası, qLDPC tekniğinin her kübitin en az altı kübite doğrudan bağlanmasını gerektirmesidir. Tipik süper iletken çiplerde her kübit yalnızca iki veya üç komşuya bağlanır. Ancak IBM’in New York’taki Thomas J. Watson Araştırma Merkezi’nde yoğun madde fizikçisi ve IBM Quantum’un baş teknoloji sorumlusu olan Oliver Dial, şirketin bir planı olduğunu söylüyor: qLDPC şemasının gerektirdiği ekstra bağlantılara izin vermek için kuantum çipleri tasarımına bir katman ekleyecek.
2029: Kuantum Yükseliş Yılı
IBM, 2029’da bir kuantum paradigma değişimi planlıyor; “200 kübit üzerinde 100 milyon geçit” gerçekleştirme yeteneğiyle donanmış “Starling” işlemcisini piyasaya sürmeyi planlıyor. 2033’de ise, akıllara durgunluk veren 2.000 kübitte 1 milyar kapıyı çalıştıracağı öngörülen bir sistem olan “Blue Jay”i tanıtmayı planlıyor. Sadece artan adımlardan bahsetmiyoruz; bunlar kelimenin tam anlamıyla kuantum sıçramaları.
Bu ilerleme sadece tahtaya daha fazla kübit koymakla ilgili değil; kuantum hesaplama anlatısını geliştirmekle ilgilidir. IBM yalnızca sayı oyunu oynamıyor; stratejik olarak kuantum hesaplamayla mümkün olanın sınırlarını zorluyor.
100 kübitlik sınırdan “Starling” ve “Blue Jay” dünyasına yapılan yolculuk, bir dizi iddialı kilometre taşından ibaret değil; bu, bilgisayar teknolojisinin geleceği için bir plan. Her kuantum adımında IBM yalnızca mirasını yeniden tanımlamıyor; teknolojik ilerlemenin dokusunu yeniden şekillendiriyor. Condor, Starling ve Blue Jay yalnızca işlemci değil; bunlar, kuantum dünyasının artık uzak bir hayal değil, gelişen bir gerçeklik olduğu bilişimde yeni bir çağın habercisi olarak değerlrndiriliyor.


Kaynak : 