Bu röportajın önceki bölümlerini
- Telekomünikasyon Cİhazlarının Piyasa Denetimi Artık Laboratuarda Yapılıyor – 1
- Oruç : Tüketiciyi Piyasa Denetiminin Gönüllü Denetmeni Yapmak İstiyoruz – 2
- Oruç : TK Bünyesindeki PG Laboratuarı Avrupa’nın En Büyük ve En Modern Laboratuarı – 3
- Oruç : Cep Telefonlarının Konuşma Esnasındaki Etkisini Ölçüyoruz – 4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Soru 15: Baz istasyonları ile ilgili olarak neler yapılmaktadır?
Ejder Oruç : Kurumumuz tarafından “Telsiz Kanunu” ve “Telgraf ve Telefon Kanunu”’na dayanılarak çıkarılan ve 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan “10 kHz – 60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereği baz istasyonlarının da dahil olduğu 5 Watt çıkış gücünün üzerindeki tüm sabit telekomünikasyon cihazları kurulmadan önce Kurumumuzdan ön izin anlamına gelen “Güvenlik Sertifikası”nı almak zorundadır.
Bunların dışında da PG laboratvarında ihtiyaç duyulması halinde güvenlik testlerine tabi tutabileceğiz. Takdir edersinizki bu labaratuvar kurulalı 6 ay oldu ve eleman sayımız sınırlı, buna ilaveten uzmanlarımızın yetişmesi de bu süreçle birlikte olacak.
Altyapısı bu teste uygun olan laboratuvarımızın, önümüzdeki süreçte bu testi de test envanterine ilave edeceğinin kamuoyunca bilinmesinde fayda görmekteyim. Bu testler bize, ithal yada imal edilen cihazların güvenli olduğunu tespitimize yarayacak, elbette baz istasyonları çalışır vaziyette iken de testleri eskiden olduğu gibi ilgili yönetmelik kapsamında devam edecektir.
Soru 16: PG Laboratuvarına test ve ölçüm yaptırmak amacıyla kimler nasıl başvurmaktadırlar?
Ejder Oruç : Laboratuvarımızda test işlemlerine başlamamızın akabinde ithalatçı/imalatçı yada 3. kişilerce olabilecek test taleplerini de karşılamak maksadıyla “Piyasa Gözetimi Laboratuvarında 3. Kişilerin Test Taleplerine İlişkin Usul Ve Esaslar” hazırlanmıştır. Bu usul ve esaslar Kurumumuzun web sayfasında ve Duyurular adresinde yeralmaktadır.
Dolayısı ile PG Laboratuvarında testler 2 şekilde yapılabilmektedir. Birinci yöntemde imalatçı/ithalatçı cihazlarını piyasaya arz etmeden önce yukarıda ifade edilen düzenlemeye uygun şekilde müracaat eder, ücretini öder ve test sonuçları kendilerine sunulur.
İkinci yöntemde ise Kurum denetçileri, piyasa denetimleri esnasında şüphe duydukları cihazlardan numuneler alınarak PGL’ye teslim ederler ve Laboratuvarda gerekli testler yapılır, cihazın teknik düzenlemeye uygun çıkması halinde hiç bir masraf alınmaksızın ilgilisine iade işlemi yapılır. Aksi halde hem test masrafları alınır, hem İdari Para cezası kesilir, hem de cihazın toplatılması, bertaraf edilmesi gibi 4703 sayılı kanun ve bu kanuna uygun olarak çıkartılmış PGD Yönetmeliğimizin ilgili müeyyideleri uygulanır.
Soru 17: AB üyesi ülkeler biraraya gelerek zaman zaman piyasa denetimi kampanyaları oluşturuluyor, siz bunun faydalı olduğuna inanıyormusunuz? Bu kampanyalara Ülke olarak katılmayı planlıyormusunuz?
Ejder Oruç : AB üyesi ülkelerden Avrupa Komisyonuna yapılan resmi bildirimler sonucunda tedarikçilere karşı gerekli önlemler alınamamıştır. Bu nedenle, Avrupa komisyonu tarafından, CEPT ve R&TTE ADCO’dan AB üyesi ülkelerin PGD uygulamalarında teşvik edilmeleri için kampanyalar başlatması istenilmiştir.
Avrupa Komisyonunun talebi üzerine, Eylül 2002’de başlayıp Eylül 2003’e kadar süren, R&TTE Direktifi’ne göre cihazların uygunluğunu tespit etmek amacıyla Macaristan, Almanya, Finlandiya, Portekiz, Lüksemburg, İngiltere, Fransa, Belçika, İtalya, İzlanda, İsviçre, İşveç, Norveç, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Hollanda, Danimarka, Avusturya ve Malta’yı içeren 19 ülke nezdinde; Telekomünikasyon Yetkili Kuruluşlarının katılımıyla PGD kampanyası yapılmıştır.
Kampanya, TCAM Komitesi’nin üyelerinin gönüllü katılımına açık tutulmuştur.
Kampanyada katılan AB ülkelerinin Yetkili Kuruluşlar tarafından 100 farklı ürün üzerinde PGD yapılmış ve AB genelinde 1900 ürünün teknik düzenlemelere uygunluğu konusunda istatistik oluşturulmuştur. PGD sonuçlarında TTTE ekipmanlarının sadece %24’ünün, R&TTE Direktifine uygun olduğu, %76’sının ise bir veya daha fazla parametreden dolayı uygunsuz olduğu tespit edilmiştir .
Sonuç olarak; söz konusu piyasa denetimi kampanyalarının özellikle ülkelerin PGD faaliyetlerindeki tecrübelerini birbirleriyle paylaşması, ortak prosedürler oluşturulması ve R&TTE Direktifine uygun olmayan çihazların tesbit edilerek bu bilgilerin paylaşılması bakımından çok faydalı olduğunu düşünüyoruz ve ülke olarakta bu kampanyaların tekrar düzenlenmesi halinde katılmayı planlıyoruz.
Soru 18 : Denetim sonuçlarında tespit ettiğiniz olumsuzlukları bir risk analizine tabi tutacakmısınız? Bu konuda elde edilen sonuçları AB ile birlikte kullanılabilecekmisiniz? Bu paylaşım nasıl bir mekanizma ile olacak?
Ejder Oruç : Risk analizi, firma, cihaz ve menşeine göre riskleri önceden belirleyerek, bunların kontrol altına alınmasına yardımcı olmakta ve PGD’nin verimliliğinin arttırılmasında önemli rol oynamaktadır. Risk analizindeki amaç, kullandığımız metodolojiler ile risk sürecinde edinilen verileri ilgili kuruluşlarla paylaşmak ve etkin PGD’yi sağlamaktır.
Bu kapsamda, mevcut idari, mali ve teknik kaynaklarımızı PGD faaliyetlerinde en etkin biçimde kullanabilmek amacıyla ülke, firma ve cihaz bazlı risk analizinin yapılması planlanmaktadır.
Bu planlama çerçevesinde;
- PGD uygulamalarında risk oluşturan ülkelerin tespit edilmesi halinde de DTM ile koordine edilerek, ithalat aşamasında kontrollere tabi tutulması sağlancak ve
- PGD faaliyetleri sırasında tip, marka, model bazında tespit edilen TTTE yönetmeliğine uygun olmayan cihazlar, riskli cihazlar olarak tespit edilecek ve bu tespitlerin bir sonraki denetim planında öncelikli olarak değerlendirilecektir.
PGD faaliyetlerindan elde ettiğimiz sonuçlarla ilgili verilerin, AB üyesi ülkelerle paylaşımının sağlanması planlanmaktadır. Bu bilgi alışverişlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla bir veri tabanı oluşturulması ve bu veri tabanının karşılıklı işleyişinin sağlanması amacıyla gerekli siistemin kurulması hedeflenmektedir.
Röportajın devamını Oruç : Cihazın İmalatçısı, Yetkili Temsilcisi ve Dağıtıcısının Sorumlulukları Farklıdır – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 