web analytics
Cuma, Haziran 5, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Microsoft Kaybedince, Kazanan AB Oldu

Microsoft’un Avrupa Komisyonu’nda (EC) görüşülen tekelcilik davasını 17 Eylül Pazartesi günü dramatik bir biçimde kaybetmesinin ardından, suların durulmaya başlaması ile birlikte EC’nin aslında söz konusu yazılım devinin yitirdiğinden yani sanılandan daha fazlasını kazandığı görülüyor.

Stuart J. Johnston-Stuart J. Johnston
4 Ekim 2007
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Microsoft’un Avrupa Komisyonu’nda (EC) görüşülen tekelcilik davasını 17 Eylül Pazartesi günü dramatik bir biçimde kaybetmesinin ardından, suların durulmaya başlaması ile birlikte EC’nin aslında söz konusu yazılım devinin yitirdiğinden yani sanılandan daha fazlasını kazandığı görülüyor.

Avrupa Bidayet Mahkemesi’nin (CFI) 17 Eylül’de aldığı karar, aslında EC’nin 2004’te aldığı ve Microsoft’un dominant pazar pozisyonunu kötüye kullandığını bildirdiği kararıyla tıpatıp örtüşmekte.

Ancak uluslararası tekelcilik karşıtı kanunlar hakkında bir uzmanın yorumuna göre bu karar yine de Microsoft için büyük bir yıkım anlamına gelmek zorunda değil.

Brüksel’deki bir hukuk firması olan Howrey LLP’nin ortaklarından ve tekelcilik uzmanlarından olan Tom McQuail internetnews.com’a yaptığı açıklamada “EC’nin daha önce aldığı karar gerçekten de Microsoft’un temyizde kazanabileceğini düşündüğü bir karardı ancak yine de bu son kararın Microsoft üzerinde dramatik bir etkisi olacağını düşünmüyorum,” dedi. “Eminim ki kendilerini toparlayacaklardır.”

Kötü şanstan kar elde etmek

McQuail’e göre Microsoft bu davayla ilgili olası kararları çoktan göze geçirdiğinden karara rağmen yollarında ilerlemeyi sürdüreceklerdir.

EC’nin Microsoft’tan talep ettiği iyileştirmelerden birisinin çok küçük bir etkisi olduğu görüldü. EC’nin 2004 yaptırımı ile birlikte Microsoft hem Windows XP hem de Windows Vista için ücretsiz bir Media Player sürümü çıkarttı. Söz konusu sürüm Avrupa birliğindeki tüm PC üreticileri ve tüketiciler için kullanıma sunulmakla birlikte çok az kişinin ilgisini çekebildi.

Buna ek olarak her ne kadar mahkemenin verdiği karar doğrultusunda Microsoft iletişim protokollerini rakiplerine açmak zorunda kalsa da (Microsoft bu protokollerin ticari sırlar içerdiğini savunmuş ancak savunması başarısız olmuştu) CFI Microsoft’un kullanım ücretlerini belirlemesine olanak tanıdı. Bu ücretlendirmenin ne kadar olacağı hususu Microsoft ile EC arasında soruna yol açmıştı.

Başlangıç telif ücretlerinin çok yüksek olduğu kendilerine ifade edildiğinde şirket ilgili ürünlerin gelirlerinden yüzde 1’lik bir kesinti yapmakla birlikte EC’den bu fiyatların adil olup olmadığıyla ilgili bilgilendirme talebinde ulundu.

Microsoft’un genel danışmanı Brad Smith Büksel’de düzenlenen bir basın konferansında “Eğer komisyonunun gözünde bu fiyatlandırma hala yüksekse hangi fiyatın makul olduğunu anlamamız bizim için çok önemli olacak zira biz de yaptırımlarımızı buna uygun olarak düzenleyebilelim,” dedi.

CFI’nin Microsoft’un yanında yer aldığı bir nokta ise, dökümantasyon-teslimat sürecini EC’nin dışardan üçüncü bir güvenilir kişiye takip ettirme hakkının yasal olarak verilemeyeceği hususundaydı.

Microsoft CFI’nin kararıyla birlikte ayrıca EC’ye 613 milyon dolar ceza ödemek ve EC’nin mahkeme masraflarını da üstlenmek zorunda kaldı. Bunun yanı sıra protokol dökümantasyonunu kendilerine belirtilenden çok daha yavaş sürdürmeleri gerekçesiyle Microsoft’un ilave bir 357 milyon dolarlık ceza alması konusunda yapılan bir başvuru da henüz karara bağlanmamış durumda.

Daha az “robotsu” hale gelmek

2004 tarihinde EC’nin verdiği hükümlerden bu yana Microsoft olası davalardan kaçınmak adına bir dizi önlem almıştı. Bunlar arasında A.B.D. tekelcilik karşıtı kanunlarına uyum göstererek Vista’da kullanıcıların Google masaüstü arama motorunu başlangıç ayarı olarak seçebilmelerine olanak tanımak da yer alıyor. Bu önlemler arasında en yeni olanlardan biri olarak ise Microsoft, Sun ve Novell firmaları ile genişletilmiş birlikte çalışırlık anlaşması yaptıklarını duyurmuştu. Hatırlarsanız EC’nin Microsoft ile ilgili ilk tahkikatı 1998 yılında Microsoft’un müşteri ve sunucu protokol gizliliği hakkında Sun’ın şikayetleri ile başlatılmıştı.

Dahası Microsoft’un Open XML formatlarının bir standart olarak tanınması için Uluslar arası Standartlar Organizasyonu’na (ISO) yaptığı hızlı-kulvar başvurusunun geçtiğimiz aylarda kaybedilmesi bazı gözlemciler nezdinde şirketin baskınlığının pazar güçlerince dizginlenmekte olduğuna bir işaret olarak yorumlanıyor.

Smith şu anda Microsoft’a yönelik hala süren tek bir şikayet olduğunu ve bu şikayetin de IBM tarafından yöneltildiğini sözlerine ekledi. Bu şikayet Microsoft Exchange ile SharePoint Server’ın iletişim kurmasına olanak tanıyan lisans protokolleri ile ilgili.

Microsoft şirketi CFI’nin aldığı kararı temyize götürüp götürmeyeceği ile ilgili henüz bir yorum yapmadı. CFI’nin kararları ile ilgili temyiz başvuruları Avrupa Adalet Mahkemesi’ne yapılmakla birlikte sadece yasaların yanlış uygulamaları hususunda başvurulabiliyor.

Mahkeme sonrası kopan gürültüler

Kararın ardından her iki tarafın da destekçileri oldukça gürültü koparmakla birlikte A.B.D.’deki tepkiler tahmin edildiği gibi oldu. Uzun zamandan beri Microsoft’u eleştirmekte olan Yazılım ve Enformasyon Endüstrisi Derneği (SIIA) kararı olumlu olarak değerlendirdi.

SIIA adına grup başkanı Ken Wasch yaptığı açıklamada “Avrupa bidayet mahkemesinde alınan karar tüm dünyadaki tüketiciler ve yenilikçiler için bir zafer niteliğindedir,” dedi. Wasch “Bu kararla birlikte artık Microsoft’un tek çaresi 2004 Mart ayında alınan kararlara bir an önce uymak ve işbirliğine gitmektir,” diye sözlerini sürdürdü.

Diğer taraftan ise eski bir Microsoft grubu olan Rekabetçi Teknoloji Derneği (ACT) başkanı Jonathan Zuck kararı tüm IT-ilgili firmalar için “karanlık bir çağın” başlangıcı olarak niteledi.

Zuck şöyle devam ediyor: “Bu karar, yenilikçiliğini korumaya çalışan tüm başarılı şirketleri tehdit eden bir emsal oluşturacak. Microsoft’un IP-korumalı bilgilerini vermek zorunda kalması durumu, IP’lerinin değerine güvenen yeni firmaların ne kadar zor durumda kalacaklarını gösteriyor.”

EC davasında en sessiz taraf olarak gördüğümüz A.B.D. Adalet Bakanlığı sürpriz bir biçimde mahkeme kararıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanlığı’nın Tekelcilik-Karşıtlığı Bölümü Baş Savcılığı asistanı olan Thomas O. Barnett yaptığı bir açıklamada “Amerika Birleşik Devletleri’nde tekelcilik karşıtı yasalar rakipleri değil rekabetin kendisini korumak üzere oluşturulmuşlardır. Kanıtlanabilir bir tüketici zararı söz konusu olmadığı sürece dominant firmalar da dahil olmak üzere tüm şirketler rekabete teşvik edilirler,” dedi.
Barnett sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bizler CFI’nin tüketicilere yardımcı olmaktansa tek taraflı olarak uygulanmasını istediği bu standardın, yenilikçiliği soğutmak ve rekabetçiliğin cesaretini kırmak suretiyle tüketiciler üzerinde maalesef bazı olumsuz etkiler yaratmasından endişe ediyoruz.”

A.B.D. Adalet Bakanlığı’nın bu açıklaması, EC’nin hem Microsoft hem de diğer olası A.B.D. merkezli teknoloji devlerine karşı ileride takınacağı tutumlarla ilgili bir koruma çabası olarak görülebilir.

Örneğin tahmin edildiği üzere EC tarafından kazanılan bir zafer hem Microsoft hem de Intel, Apple, ve Google gibi diğer A.B.D. merkezli teknoloji firmaları ile ilgili olası tahkikatları cesaretlendirebileceğine dair bir takım işaretler söz konusu.

Sıradaki Kim?

Her ne kadar her iki taraf da gelecek süreç hakkında ağızlarını sıkı sıkı kapatmış olsalar da EC tarafından yapılan bir açıklama gelecekte bizi neler beklediğine dair bazı ipuçları verdi.

EC açıklamasında “Komisyon kararı dikkatle analiz edecek ve bu sektördeki veya diğer sektörlerdeki ileriki tekelcilik karşıtı yaptırımlar açısından etkilerini değerlendirecektir. Ancak bunun pazarda adeta-monopolcü bir pozisyonda olan bir şirketin yıkıcı suiistimallerinin olduğu istisnai bir durum olduğu da açıktır,” deniyor.

Rekabet Politikası Avrupa Komisyonu Üyesi Neelie Kroes ise ayrıca verdiği bir demeçte kararı acı-tatlı bir karar olarak niteledi ve Microsoft’un hala masa-üstü işletim sistemi pazarında yüzde 95’lik bir paya sahip olduğunu kaygıyla belirtti. Kroes ayrıca her ne kadar CFI kararı EC’nin kararlarını ve eylemlerini haklı çıkarmış olsa da, bu güne dek uygulanan yasaklama ve cezaların Microsoft’un pazardaki baskınlığı üzerine çok çok küçük bir etkisi olduğunu sözlerine ekledi.

Kroes “Karadan etkilenecek olan pazarlarda, şirketler ve bireyler EC’nin kararını açıkladığı üç yıl öncesinden farklı bir seçeneğe hala sahip değiller. Komisyonun tahkikatı başladığında yüzde 40 civarında olan Microsoft’un çalışma grubu sunucuları üzerindeki pazar payı yüzde 80 dolaylarına tırmandı. Microsoft’un ortam oynatıcı (media player) formatı bunun sonucu olarak da pazarı domine eder hale geldi,” diyor.

Microsoft, birlikte çalışırlık bilgilerini teslim etmek ve rakipleri ile telif haklarını birlikte müzakere etmek gibi atılması gereken adımları atmak üzere EC ile ortak çalışmayı taahhüt etti.

Microsoft’un kıdemli avukatı Smith Kroes’in değerlendirmelerini kibarca reddederken, tahkikatın ilk başladığı zamandan bu yana ve hatta EC’nin bu konudaki ilk kararını açıkladığı üç buçuk yıl içerisinde bir çok şeyin değiştiğine dair olan Microsoft bakış açısına vurgu yaptı.

Smith “Apple dijital müzik sektöründe yüzde 70 civarı bir pazar payına sahip; iTunes Internet üzerinden müzik dinleme konusunda rakiplerinin açık ara önünde lider konumunda; iPod dijital müzik donanımı alanında yine açık ara lider pozisyonunda; ve Adobe Flash da Internet tabanlı ortam yürütme teknolojileri alanında rakiplerine fark atmış durumda ve aslına bakarsanız 1998’de Media Player sorunu gündeme getirildiğinde aynı durum Media Player için söz konusu idi,” dedi.

Ayrıca Smith Apple’ın kendi iletişim protokollerini iPod veya iTunes için lisanslandırmadığına ve Google’ın da bazı Avrupa ülkelerinde arama endüstrisinde yüzde 80’lik bir pazar payını elinde tuttuğuna dikkat çekti. Smith “Windows Server oldukça başarılı bir iş yaptı ancak son yıllarda Linux’un büyüme hızına kıyasla çok daha yavaş büyüdü,” diyor.

Smith, geçtiğimiz aylarda yapılan ISO oylamasında olduğu gibi Microsoft’un Avrupa’daki adımlarını engelleyen IBM için de iğneleyici sözler sarf etmekten kendisini alamadı: “IBM anasistem bilgisayarı alanında Avrupa ve tüm dünyada yüzde 99-100’lük bir pazar payına sahip.”

Yine de son olarak CFI tarafından alınan bu kararın EC’nin rekabet takibi pozisyonunu kuvvetlendirdiği ve Avrupa pazarlarında Microsoft’un pozisyonunu zayıflattığı söylenebilir. Ayrıca bu kararın rakiplerine karşı ne kadar şeffaf olması gerektiği konusuna geldiğinde de şirkette bir duraksama yaratacağı kesin.

Etiketler: Haberİşletim Sistemi

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Stuart J. Johnston

Stuart J. Johnston

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.